ilk aşık olmam bundan takriben 15 sene evveldi ama daha dün gibi hatırlıyorum.. emel diye birisi vardı. benden bir sınıf üstte okuyordu. kıvırcık saçları vardı ve genelde arkasına bağlardı.. mavi önlüklüydük hepimiz ancak bir insana bu kadar mı yakışır mavi önlük..
ilkokuldan mezun olana dek hislerimi istikrarlı bir şekilde sürdürdüm.. ama tabi gidip söyleme kısmını bugün dahi olsa gerçekleştirmek dünyanın en zor işi olsa gerek..
uzun zamandır kendisini ne görüyorum ne de ondan haber alıyorum. sanırım evlenmiştir..
ilkokul aşkım selda. okula beraber gider gelirdik. Mahallelerimiz yanyanaydı. Annemi seldanın annesi ile tanıştırmış seldayla buluşmak için zemin hazırlamıştım. O yaşta bunları düşüneceğime derslerime verseydim kendimi şimdi sakarya üniversitesi mekatronik bölümü mezunuydum ** annem sanırım işin farkındaydı. arada sırada seldalara oturmaya giderdik, işte o anlaren mutlu olduğum anlardı birde seldanın okula gelmediği günlerde, bizim eve gelerek öğretmenin yazdırdıklarını kendi defterine geçirdiği anlar.
Bir gün okuldan eve gelirken, inanılmaz bir soru sormuştu bana. Beni seviyormusun? elim ayağım birbirine dolandı konuşamadım, nefessiz kaldım bir an ve sonra bağırarak evet dedim ve bir anlık cesaretle sen kelimesi çıkıverdi ağzımdan oda evet dedi. O anki mutluluk 7 yaşındaki bir çocuk için paha biçilemezdi.
1990 ların hükümeti bitirdi bu aşkı, milli eğitim bakanlığı beni sabahçı onu öğlenci yaptı. ben ne kadarr yeni aşklar bulmuş olsamda seldayı unutamadığımın kanıtıdır bu entry. bir gün sözlüğe girip bu entry i okur içinden o benmiyim acaba diye geçirirsen selda * o sensin emin ol *
ilkokul 3. sınıfta okula servisle gittiğim sırada yanıma oturan sarışın mavi gözlü kız. adı gamze idi. en son 2 yı önce görmüşümdür herhalde. ''keşke seni görmeseydim de hafızamda ilkokul 3. sınıftaki hali ile kalsaydı'' dedim *
her gün çemberlitaş kız lisesi'nin önünde nöbet tutmama vesile olan kız. iyiki yaşamışım o günleri. oyyyyyyyy ne güzel günlerdi. yasemin ne güzel yakışırdı sana o ekose etek, beyaz gömlek. elini tutunca elim titrerdi.
beşiktaşktır. Kendimi bildim bileli üzerimde beşiktaş formam, dilimde aşk sözleri...
Ilk günkü gibi utangaç, ilk şampiyonluk gibi heyecanlı, halilagic'i türk sandığım yıllar kadar saf...
Yok ki. Hayır yani aşk kavramına uyan şekilde yok. Kendime göre de bir aşk kavramım olmadığı için ilk aşkım falan yok benim.
Hoşlanma, sevme gibi şeyler tamamda aşk yok işte yahu. Zaten inanmıyorum ben aşk beyin kimyası bozukluğu değil miydi?
Ama insan merak ediyor tabii...
genelde platonik yaşanan aşktır. mesela 11 yaşlarındayken yaşadığım, sınıfa yeni gelen çocuğa hissetiklerimdi benim. hayatımda ilk kez düşünmekten uyuyamadığım, onu görmek için erkenden okula gittiğim, ilk hevesim, ilk heyecanımdı. Masum olduğu kadar da sevimliydi. Ve sadece ''ilk'' olduğu için unutulmadı.
vardi bir zamanlar evet. 4-5 sene süren bir hayranlikti. sadece yazlari tatile geldiklerinde görürdüm onu. öyle uzaktan uzaktan hayran bir sekilde izlerdim. karsilik bulsa belki daha ciddi birseyler cikabilirdi ortaya. ama adi üstünde cocukluk iste. neyin ne oldugunu bilmiyorsun o zamanlar. gecti gitti o da mazideki hersey gibi. su an gelse istermiyim, istemem.
son derece masum olan aşklardır. içimizde hiç bir kötülük olmadan tamamen saf, tertemiz duygularla yaşadığımız aşklardır. en güzel aşklar çocuklukta yaşanılandır. zira saf ve masum yürekler karşılıksız, içten sevebilmektedir. büyüdükçe hep bişeyler beklenir, ordaki saf ve masum duygular bir anda yok oluverir.
1. sınıfa yeni baslamıstık, gözlerim ondan baskasını görmüyor. görse de görmezden geliyordu. kısa, yamuk, esmer bir şeydi. ama o benim için her seydi o zamanlar cok sevdim onu hep ona bakmaktan karnem daha birinci sınıfta 2,3le doluydu. sonra ne yaptın sen: bütün kazananlar gibi terk ettin. evet 2. sınıfta Van'a gittin Bursa'dan hem de.seni 2yıl hic unutmadım, sonra unuttum sanıyordum taki; 12. sınıftayken facede ekleyene kadar. kabul ettim heyecanla. bir de ne göreyim kısacık, minnak bir şey olmussun. o sevdigim adam artık yoktu yıllar ne kadar degistirmisti bizi. O.A. sen benim ilk askımsın, ilk elimi tutan erkeksin. bunu gidip hocaya söyledi diye bir kızı dövmüstüm hatırlıyor musun? beni 8 yasında yalnız koymasaydın. cedric olaydım. sekiz yasında ve asık olmak nasıl bir seymis onu bileydim iyiydi.*