bir galatasaraylı olarak her zaman sevdim rüştü'yü. fenerbahçe'de oynarken de sevdim beşiktaş'ta oynarken de. türk futbol tarihinin en iyi kalecisidir. rüştü denince en çok aklıma gelen derbilerde kaleden uçup gelen mondragon'u o da fırlayarak sakinleştirmesidir, kendi takımı veya rakip takım oyuncularını sakinleştirmeye çalışır. kısacası adamdır. galatasaray forması giymediğine üzüldüğüm kalecidir. şimdi gelse bile çok sevinirim. 2002 dünya kupasının yıldızıdır.
göze kolay tam 120 milli maç. hemen hepsini izlemişimdir. onu çok iyi bir kaleci olarak görmedim hiç bir zaman ama hep sevdim. bir de insan 7 sinde neyse 70 inde de odur derler ya; son milli maçında bile yedi kendine has gollerden. şimdi yanıma gelse bir yan top atsam onu da alır içeri. ama adamdır, helal olsundur. güle güle çılgın türk.
"türkiye seninle gurur duyuyor" tezahüratlarını sonuna kadar hakeden, ülkesine 3.lük kazandırmış büyük bir kalecidir o. bundan sonraki hayatında başarılar dileriz.
tüylerim diken diken oldu. rüştü futbolu bıraktı bir devir kapandı. resmen bıraktı inanamıyorum. gol yiyince defans oyuncularına doğru koşuşu hala gözlerimin önünde. elveda rüştü.
gerçek anlamda alkışı hakkeden bir şahsiyet.finliler bile alkışlıyor. bir efsane daha futbol arenasından uzaklaşıyor. yaşatıığı sevinçler için teşekkürler.
fenerbahçeli olmamda büyük pay sahibi 2002 yılının dünyada en iyi kalecisi barça forması giymiş dünyaya nadir gelecek yeteneğe sahip emekli kaleci futbolcu. iş bu entryi okuyup son zamanlarındaki performansını göz önüne getirecek olanlara açın biraz arşivi izleyin diyorum. güle güle koca kaptan. her ne kadar beşiktaşa giderek hayallerimizi yıksanda bu taraftar seni asla unutmayacak.
juan la portanın kendisine verdiği söz üzerine futbolu bıraktıktan sonra barcelona alt yapısında kaleci antrenörü olarak çlaışacağı rivayet edilen kalecidir.