bugün komplo teorisi üretesim var. daha doğrusu üretimini çok uzun zaman önce tamamlamıştım da bugün aktarasım geldi. Yazdıklarım tamamen kişisel görüşümdür. Gözlemlerim neticesinde ürettiğim senaryodur. kahve hazır, sigara tütüyor, hadi başlayalım...
abd:
Trump'ın aday olmasıyla gelmeye başladı pis kokular. Trump... uluslararası, çok büyük bir tüccar... üstelik, hadi batıyı anlarım da rusya ve eski sovyet ülkeleriyle sıkı fıkı ticari ilişkileri olan bir tüccar (bu sıkı fıkılığın siyasi ayağını söylememe gerek yok sanırım, tahmini zor değil)... Bu adam abd başkanı olacak ve ezeli rusya-abd rekabetini liderlik vasıflarıyla ülkesinin yararına sürdürecek öyle mi? ilginç...
Evet, ilginç bir şekilde korku siyasetiyle kampanya yürüttü; o da kendi lisanıyla dış güçler dedi, faiz lobisi dedi, onu dedi bunu dedi ve kasımpaşa üslubuyla çevremde benden başka herkesin beklentisinin aksine seçimi kazanarak abd'nin başkanı oldu. Seçilir seçilmez perdenin arkasından rusya belirince trump-cia-pentagon üçgeni karıştı. seçimlerde rusya'nın parmağı olduğu söylenmeye başlandı vesaire...
rusya:
sıkı devlet stratejisine sahip; yani iktidarlar değişse de değişmeyen, o devletin dış dünyaya karşı izleyeceği yazılı olmayan anayasası(türkiye’de olmayan, olamayan yani) olan, iç işlerinde diktatoryal dış işlerinde söz sahibi, iş bitiren, müttefiklerine karşı NATO’nun müttefiklerine(en azından bize) olduğundan çok daha fazla destek olan, Putin ekibi tarafından çok stratejik yönetilen kocaman bir ülke.
iran:
Halihazırda Rus müttefiki, köklü bir tarihe sahip, atlattığı badireler nedeniyle askeri envanteri hantallaşmış olsa da balistik füze ve roketler konusunda dünyaya üçbuçuk attıran, şark kurnazlığının anavatanı olan ülke.
Suriye:
Rus müttefiki, Arap Baharı’na çelme takmış önemli konumdaki enteresan ülke.
Mısır:
Sisi yönetimiyle beraber ne ayranım dökülsün ne yanağım öpülsün siyasetiyle israil-Abd’ye de, Rusya’ya da mavi boncuk veren, süreci en akılcı şekilde atlatmaya çalışan Rusya eğilimli ülke.
Azerbaycan:
Mısır benzeri siyaset yürüten, her ne kadar bir millet iki devlet olduğumuzu zannetsek de (kızmayın. Öyle olsaydık bir millet bir devlet olurduk. Şimdilik sadece hem devletler arası hem de bireyler arası ortak çıkarlar söz konusu) öyle olmayan, Rus müttefiki olmasına rağmen abd ile çok iyi ilişkileri olan, para cambazlığında yahudilere pabuçlarını ters giydirecek kıvraklıkta, cumhuriyet adı altında bir diktatörlük. Yönetim sistemi olarak ülkemizin de rol modelidir ayrıca.
Türkiye:
Rusya’nın akdeniz kapısı, Abd’nin Rus ittifakına tamponu, israil’in radarlı koruyucusu, sıfır komşulu – çok sorunlu, avrupalı desen değil, asyalı desen değil, ortadoğulu bile değil, kendi de dahil kimseye yar olmayan, iktidarın abd yandaşı liberaller – muhafazakarlar – rus yanlısı ulusalcı avrasyacılar üçgeninde kucaktan kucağa türlü hilelerle geçtiği ve o malum devlet stratejisine sahip olamadığı için kimseye güven veremeyen, halihazırda savaşın eşiğine gelip şimdi ne halt edeceğiz diye düşünen, pek çok konuda batıya ve özellikle enerji konusunda da kendini Rusya’ya tam bağımlı hale getirdiği için iki blok arasında tost olan, bu doğrultuda iç siyasetinde biz vatandaşlarını kaşar gibi eriten canım vatanım…
Belki de yeni dünya düzenini kuracak gelişmeler yaşanıyor. Küresel kötülüğün kaynağı olan yeraltı rezervleri bulundu Akdeniz’de. Ve Rusya, Trump dönemi başladığından beri ortadoğuda ve dünyada oyun kurucu. Yukarıda ülkeler için yazdıklarımın ışığında Abd Rusya ve Türkiye üçgenine değinelim:
Rusya’nın sıcak denizlere inme hevesi herkesçe bilinen tarihi bir amaç. Bu nedenle Türkiye, kesinlikle Rusya’nın yanında görmek isteyeceği bir ülke. Abd gibi mantıklı olması gereken bir ülke için de Türkiye vazgeçilemeyecek kadar değerli. Hal böyle iken Abd neden bizi gözden çıkardı? Çünkü Allah’ın emri, peygamberin kavliyle Rusya bizi Abd’den istedi, daha doğrusu Trump’dan istedi. Trump el mahkum bizi verecek, verecek de Abd çıkarlarına ters olduğu halde bunu göstere göstere nasıl yapacak? Neticede Rusya’nın Abd’de varlığını sürdürebilmesi için Trump’ın hain olduğunun anlaşılmaması lazım. işte Abd’nin bize zamanında Patriot vb. sistemleri ve bazı silahları vermeyip, Suriye politikasında Türkiye’yi bir başına bırakıp nispet yaparcasına bölgeyi Ypg’ye teslim ederek binlerce tır silah vermesinin nedeni bu; sırf Türkiye Abd’den kopup Rus saflarına katılsın diye. Bu bağlamda 15 Temmuz hiç de tesadüf değil. 15 Temmuz Abd’ci ekibin tasfiyesiydi. Aynı süreçte benzer bir şekilde Ergenekon iddiasıyla tasfiye edilen Rus yanlısı Ulusalcı-Avrasyacı ekip yeniden iş başına geçti. Takip edebildiğim kadarıyla iç politikada da dış politikada da şu an onlar ne diyorsa o. Kimin eliyle peki?
Güney Kıbrıs’a koalisyon güçleri tatbikat bahanesiyle ordularını resmen yığıyor. ilginçtir, Abd bir yandan da Trakya sınırına kara birlikleri sevk ediyor. Rusya’yı, sadece Suriye’nin garantörü olması sıfatı tatmin etmez, Mısır da her ne kadar Rusya ile ciddi stratejik ilişkiler geliştiriyor (Rusya’dan Su35 uçakları sipariş etti ki bu uçaklar oldukça stratejik ama bir S400 değil) olsa da israil baskısı yüzünden verimli bir müttefik olamaz hiçbir zaman. Rusya’yı Akdeniz’de kalıcı kılmanın yolu iran ve Türkiye’den geçer. iran zaten müttefik. Türkiye’de S400 ile yepyeni ve hayati bir sayfa açıyor.
Bu savaşın kıvılcımını iran ateşleyecek. Dünkü haberlere göre zaten Abd’nin bir dronunu düşürdüler ( kıytırık bir dron değil, kıtalararası uçabilen cinsten). Türkiye’de Rusya’nın gazıyla elbette ki hakkı olan gazı ve petrolü çıkarmak için bölgede. Kolalisyon iran’a müdahale ederken güya yanlışlıkla Türkiye’yi taciz edecek. Rusya’da gazlayınca Türkiye bu savaşa girecek. Fırsat bu fırsat Abd, bir yandan da Trakya cephesinden kara operasyonuna başlayacak. Türkiye’nin Tank birlikleri de hurda olduğu için Ruslar destek çıkacak. Koalisyon güçleri iran’ı bırakıp Türkiye’yi istilaya yönelecek. Özetle kan gövdeyi götürecek.
Sonuç:
Sonunda Rusya ve Abd anlaşacak. iran küçük zayiatlarla süreci atlatacak. Abd tamamen Irak’tan çıkacak ve Irak Rusya kontrolüne girecek, federal yapısı değişmeyecek. Suriye süratle eski gücüne kavuşturulacak, Esed rejimi sağlamlaştırılacak. Lübnan ve Mısır’ın Rus müttefikliği tescillenecek. israil, Mısır’ın garantörlüğüne bağlanacak. Koalisyon güçleri yeraltı kaynaklarından Yunanistan’ın ve israil’in hakları üzerinden yararlanabilecekler. Doğuda ise beklenmedik bir gelişme olacak, Ermenistan’ın işgal ettiği Karabağ Azerbaycan’a sus payı olarak geri verilecek. Bu sayede olası bir Türk birliği projesi başlamadan bitecek. Azerbaycan, Rusya’dan iran’a geçen kapı olacak ve ana ticaret bu yoldan sağlanacak. Gürcistan silinerek Rusya’ya bağlanacak. Ermenistan tamamen pasivize edilecek, batı dünyası ile ilişkisi kesilecek. Bu savaş Rusya tarihinin en büyük zaferi olacaktır. ilmek ilmek işledikleri stratejinin meyvesini alacaklar.
Türkiye… Teknik üstünlük olmasa da milletin ruhu bu savaşın üstesinden gelir, eminim buna. Ancak, bu savaşın Türkiye açısından sonucunu belirleyecek unsur tamamen siyasettir. Normal şartlar altında bu savaşın kazananlarından biri oluruz lakin bu iktidarda bu feraseti göremiyorum. Rusya – Abd arasındaki gizli ilişkiyi bilmelerine rağmen korkarım kim bilir hangi kişisel pazarlıklar dönüyordur… Zira Mavi Marmara – One Minute siyasetlerini de gördük; Mavi Marmara dışındaki bütün “gemicikler” ticaret hacimlerini genişleterek çalışmaya devam ettiler. Benzer bir durumda maalesef savaşın tek kaybedeni Türkiye olur. Geri dönülemez şekilde Rusya’ya göbekten bağlanır. Ege kıyıları ve tüm Kıbrıs tek bir mermi atmamasına rağmen Yunanistan’a bırakılabilir. Boğazların kontrolü tamamen Rusya’ya geçerek Lozan el değiştirip süresiz uzayabilir. Ruslar Pkk ile kolayca anlaşabilir ve Türkiye’de ucu açık federal bir dönem başlayabilir, zamanla sisteme Kuzey Irak ve Suriye’nin kuzeyi de bağlanabilir. Çok daha kötü şeyler de söylemek mümkün esasen…
Hasılı, muhalefetin şu andan itibaren yapması gereken, ülkeyi acilen siyasi alarm durumuna geçirmektir. Kesinlikle bu süreç tek başına iktidara bırakılmamalı, her görüşün katılımıyla ortak ve çok boyutlu strateji üretilmelidir. Kapımıza dayanan tehlikeyi fırsata çevirmek mümkündür. Siyasi ve kişisel çıkarlara kurban edilmezse kimsenin burnu kanamadan kazanımlar elde etmek mümkündür.
Kaybolan milli birliğin yeniden tesis edilmesi dileğimle.