yumdum gözlerimi, bıraktım ruhumu ruhunun derinliklerine. ama ne oldu hiç olmamış gibi çektin gittin. ve şimdi nasıl üşüyorum beni üşüten ney diye merak ediyorum. sadece acizliğimden alıştığım şeylerden vazgeçmenin bu kadar zor olması. benim aptallığım yine. yolun açık olsun şimdi bugün bıraktığın yerden bir adım ötede seni beklemiyorum artık. yalnızben varım be yalnızlığım var bi tek yanımda duran.
ruhla sevmek; onun ruhunda ruhunu kaybetmektir. sevmek, kendini onda kaybetmeyi, onun sevgisinde yok olmayı ve yeniden var olmayı gerektirir. bazen sevmenin anlamı, yeniden doğmaktır. hayata yine, yeniden ama yalnız olmayan bir başlangıç yapmaktır. başkasının bedeninde, kalbinde ruhunu bırakmaktır.
ruhla sevmek, gerçekten sevmektir birini. sadece kendisi olduğu için sevmektir, sevilmektir. herkese nasip olmaz.
Hz. mevlana çok güzel bir şekilde açıklar ruhuyla sevmeyi. derki :
Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya...
Kalp durur...
Akıl unutur...
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur...
herkesin harcı değildir. herkes bir taht yapmaz sevdiğine kalbinde. götürüp saraylarına hapsetmez. ruhunla seviyorsan birini herşeyiyle hissedersin. zordur işin çok zor. gözüne , kaşına, parasına, kalçasına, kariyerine, göğsüne baksan işin kolay. kolay mı ki bir insanı gerçekten görmek? içten içe, ömürlük sevmek... her yiğidin harcı değildir. ruhuyla sevmek bir insanı gerçekten, gerçek bir aşkla sevmektir.