'Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi,
Yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan:
Biz dönünceye dek siz parıldayın diye.
Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde;
Utandırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı.
Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı.
Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte
Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı.'
buna karşılık Juliet, Romeo'yu beklerken geceye şöyle yönelir:
'Bana Romeo'mu ver; sonra öldüğünde
Al da küçük yıldızlara böl onu;
Onlar göğün yüzünü öyle bir süsleyecektir ki,
Bütün dünya gönül verip geceye,
Tapmayacaktır artık o muhteşem güneşe.'
"ey hançer, senin kının burası, paslanacaksan orada paslan" der juliet ve kalbine saplar hançeri. bunu yaptıran aşktır işte. aşkın nasıl olması gerektiğini, ulaşılmazlığın nasıl bir acı olduğunu en iyi şekilde anlatan bir başyapıt.
romeo, julliet'ten önce başka bir kızdan hoşlanıyordu ve onun için ölüp bitiyordu. daha sonra julliet'i baloda görmesiyle diğer kızı direk sattı.olayın başka bir bakış açısı. **