R-
Yarayla alay eder, yaralanmamış olan.
Dur, şu pencereden süzülen ışık da ne?
Evet, orası doğru, Juliet de Güneşi!
Yüksel ey güzel güneş, öldür şu kıskanç Ay'ı,
Bak nasıl da sararıp soluvermiş Tanrıça kederden
Sen ondan daha güzelsin diye.
Kıskandığı için vazgeç ona bağlılıktan,
Sayrılı ve toydur bakirelik giysisi.
Soytarılar giyer bunu ancak
Sen çıkar bu giysileri, at üzerinden.
Kadınım benim, ah benim sevgilim bu!
Ne olur ah, bilseydin sevgilim olduğunu!
Konuşuyor, ama bir şey de demiyor;
Ne çıkar, anlatıyor ya gözleriyle
Karşılık vereceğim ben de!
Amma da yüzsüzüm, konuştuğu ben değilim ki!
Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi,
Yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan:
Biz dönünceye dek siz parıldayın diye.
Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde,
Utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı,
Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı.
Öyle parlak bir ışık ağlayanı olurdu ki gözleri gökte,
Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı.
Bak, nasıl da dayamış yanağını eline !
Ah, eline giydiği eldiven olaydım da
Dokunaydım yanağına.
Konuşuyor.Ey parlak melek, konuş yine!
Sen, göz kamaştıran bir parlaklık veriyorsun geceye;
Cennetin kanatlı ulağısın başımın üstünde,
Tıpkı ölümlülerin hayretle açılan gözlerine gördüğün gibi.
Tembel bulutlara binip uçarken o havanın kucağında,
Onu seyreden insanlar gibi hayranlıkla,
Öylece bakıyorum ben sana.
shakespeare' nin en büyük eserlerindendir. süper bir romantik trajedyadır. yazıldığından itibaren tiyatrolarda birçok kez oynanmış, ayrıca sinemaya da uyarlanmıştır.
romeo' nun söylediği şu cümle ile aklımda yer etmiştir:
"binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa. "
poetry'n motion adlı grubun giriş kısmında bir aşk ve nefret hikayesi olarak anlatmaya başladığı hoş bir parçasıdır.
Yeah
This is the story about love, this is the story about hate
When tolerance sprang to tragedy passion and pain
It's a thin line between what we get
so goes our story about Romeo and Juliet
Today I challenge thee have faith in things that you can't see
Today we feel so much have faith in things that you can't touch
All the possibilities we all possess special things
Respect the power and you'll see how strong love can be
She screams: "Romeo, Romeo wherefore I die, Romeo?
You never know when time it's go
Her dad's gun is smokin' my body's lyin' on the floor
She wishin' hopin' that I than I still breathe that I still live
Unfortunately I only got one life to give
Too bad she no longer wants to live because of her dad
I loved her she loved me unfortunately her dad couldn't see
Because his racist eyes wouldn't let him.
Now it's a thin line between love and hate
Romeo and Juliet as the forfeit of the deadly fate
A tip for love and tip for mad and tolerance
Why holler since the people seem to let it go
A tragic ending sending such a hateful message
Romeo, Romeo, let your soul go
Let it rise and heaven's gonna let you know
That love is all we need
Today I challenge thee have faith in things that you can't see
Today we feel so much have faith in things that you can't touch
All the possibilities we all possess special things
Respect the power and you'll see how strong love can be
We spent countless nights lovin' each other, holdin' each other
Having' fun all without a fight now it's time to meet your dad
I'm black you're white it's kinda sad
That something just...it ended in a flash
Romeo is now a memory and Juliet is right by his side
Together in eternal rest no more stress
Do you have it yet Romeo and Juliet
Today I challenge thee have faith in things that you can't see
Today we feel so much have faith in things that you can't touch
All the possibilities we all possess special things
Respect the power and you'll see how strong love can be
So how do you do it babe
Nanananananananana... (yeah,yeah)
Nanananananananana... (oooh,oooh)
That were the story about romeo and juliet.
şehir tiyatrolarında izleme fırsatını bulduğum bir klasik. her cümle şairane. yüz yılları aşıp günümüze kadar gelmesine hiç şaşırmamalı...
--spoiler--
romeo: sevgilim! şu meyve ağaçlarının tepesini
gümüşleyen kutlu ay üstüne yemin ederim ki ...
juliet: ah, yemin etme tutarsız ay üstüne,
her ay değirmi yörüngesinde değişen
o kararsız ay, üstüne; aşkın da
onun gibi değişken olur sonra.
romeo: ne üstüne yemin edeyim?
juliet: hiç yemin etme; yok ille de edeceksen,
o tanrı bilip tapındığım
cana yakın varlığın üstüne yemin et
romeo: gönlümün aşkı eğer...
juliet :hayır, yemin etme. varlığın sevinç veriyorsa da,
sevinç duymuyorum bu geceki sözleşmeden;
pek acele, düşünüp taşınmadan, pek birden oldu,
daha -çaktı- demeye vakit kalmadan
yanıp sönen şimşeğe pek benziyor.
tatlım, iyi geceler!
bu sevgi tomurcuğu, yazın olgunlaştıran nefesiyle
güzel bir çiçeğe dönebilir öbür görüşmemizde.
iyi geceler! iyi geceler!
içimdeki bu tatlı rahatlık ve huzur
dolsun senin gönlüne de!
--spoiler--
romeo'nun ilk aşkı kimdi biliyor musunuz? romeo'nun ilk aşkı juliet değildi, rosalin adında bir kızdı. romeo,rosalin'i çılgınlar gibi seviyordu ama bu sevgisi karşılıksızdı, derken bir baloda juliet'i gördü ve ona ilk bakışta aşık oldu. rosalin'i anında unuttu. insanlar sadece romeo'yla juliet'in aşkını bilir, rosalin'i bilen pek fazla kimse yoktur çünkü; bu onların hikayesidir, rosalin sadece bir figürandır.
romeo ve juliet'te birbirine düşman iki ailenin birbirini seven çocuklarında olay örgüsü unsurları vardır.
çatışma, en büyük engel kısmına denir. mesela bunların düşman aile çocukları olmaları gibi. serim, sadece oyunun başında olmaz.tamamında devam eder.r ve j'in karşılaşmasına kadar serimleme yapılır. bu karşılaşma, çatışmayı doğurur.
r ve j. doruk noktası, j'in ilacı hanesi ve uyanıp uyanmayacağının belirsiz oluşu. çünkü o zamana kadar r.nun kendini öldürmesi ya da öldürmemesi o ilaç sonucu uyanp uyanmamasina bağlıdır. kavuşabilecekler mi sorusunu sorarız.
--spoiler--
Bu da ne ?Canım sevgilimin avucunda bi şişe!
Demek ki,zehirden sevgilimin bu vakitsiz ölümü.
Cimri! Hepsini içmiş;bir damla bile
bırakmadın demek kavuşabilmem için sana?
Öyleyse dudaklarından öperim, belki
bir parça zehir kalmıştır dudaklarında, bir zamanlar hayat veren dudakların bu kez son versin hayatıma. Sıcakmış dudakları hala.... ahh; gelen var elimi çabuk tutmalıyım. Ey hızır gibi yetişen hançer: Senin kının burası. Orda paslan ve bende öleyim....
--spoiler--
istanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde Kağıthane Kültür Merkezi'nde sergilenen shakespeare'in mükemmel oyunudur. lakin izleyicilerin yüzde ellisinin uyuması hatta hemen yanımdaki densizin uyurken horlayacak kadar dalması sinirlerimi altüst etmiştir.
--spoiler--
Ah Romeo Romeo... Neden Romeosun sen? inkar et babanı, adını yadsı! Yapamazsan; yemin et sevdiğine. Bende vazgeçeyim capulet olmaktan. Hem adın ne değeri var ki? Şu gülün adı değişse bile, kokmazmı yine aynı güzellikte? Romeo'nun da adı Romeo olmasaydı kusursuzluğundan hiçbirşey kaybolmazdı. Romeo; nolur bırak at bu adı! Senin parçan olmayan bu ada karşılık al bütün varımı...
--spoiler--
Hayal gücü, sozden cok madde bakımından zengın olduğu ıçın özüyle övünür, sözüyle değil;
ancak dilencilerdir servetini sayanlar.
Benim sevgimse öyle bir büyüyüp çoğalmış ki yarısını bile saymak elimden gelmez. (juliet)
şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar..
ölümleri olur zaferleri, öpüşürken yok olan ateşle barut gibi...
en tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir,
aynı tat isteği, iştahı köreltir.
onun için ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin..
hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır...
shakespeare nin en güzel oyunlarından bitanesi. imkansız bir aşkın öyküsü... Birbirine düşman iki aile... Montaguelardan Romeo, Capuletlerden Juliet. birbirlerine ilk görüşte aşık olan bir çift... hikaye trajik bir sonla bitmektedir herkesin bildiği gibi. kullanılan dili ve olay örgüsüyle shakespeare in rönesans döneminden çıkıp günümüze kadar uzanmasını sağlayan güzide eserlerindendir. oyunda ufak noktalar vardır aslında pek dikkat edilmeyen. örneğin: romeo ve juliet in beraber oldukları sahnelerde genelde az ışık kullanılmıştır. Çünkü birbirlerini kendilerini aydınlatan ışık olarak görürler. Mesela Julietin Romeo için söylediği şu bölümlerde bu açıkca görülür:
Gel ey sevecen gece, gel sen gecemin gündüzü;
Bana Romeo´mu ver; sonra öldüğünde,
Al da küçük küçük yıldızlara böl onu
Onlar göğün yüzünü öyle bir süsleyecektir ki,
Bütün dünya gönül verip geceye
Tapmayacaktır artik o muhteşem güneşe.
Romeo nun Juliet e söylediği:
Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi,
Yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan:
Biz dönünceye dek siz parıldayın diye.
Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde;
Utandırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı.
Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı
Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte
Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı
Romeo ve Juliet in bulundukları ortamlarda ya mum ışığı vardır ya da ay ışığı. Birbirlerine duydukları özlemi ışığa duydukları özlemle pekiştirirler.