yıllardır kız milleti tarafından, odun oldugu kafasına vurulan odunlarla defalarca anlatılmak istenen, kahraman ve yaratıcı zihniyetin son eseri kardeşimizin, "şarabın tövbesi yoktur ama romantizmin getirisi vardır" diye düşünerek hareket edip, romantik olmanın, kendine göre günah sayılsa da şarap içmekten geçtiğini düşünerek başvurmuş oldugu son çare romantizm rüzgarıdır.
kahramanımız, kafasına vurulan odunların vermiş oldugu hasarı umursamaksızın, önce 2 rekat namaz kılıp, daha sonra caminin karşısındaki hipermarketler saadet zincirine, cebindeki son para ile heves ve aşk ile koşarak raftan kaptıgı koca bir şişe şarap alarak, mutlu ve mesut bir biçimde ayakları götüne vura vura romantizm rüzgarı yapacagı kız kişilerinin yanına koşmaya başlar, içerisinde belli belirsiz kıpırdayan aşk meltemleri onu umarsızca çizilmiş, aşk yolunda kararlı bir biçimde iteler, ta ki karşısına çıkan it hayvanına rastlayana kadar.
kahraman sofu, karşısına cıkan agzından salya sümük sıvılar akıtan ite görür görmez aşık olur ve itin götüne girmekten cekinmez. it buna, bu ite deli gibi aşık olur oracıkta..
sonra, it kuyrugunu sallayarak bunu peşinden götürür, burnu havaya gelecek bir biçimde.. itin evine dogru yol alır iki aşık. it ürür, kervan yürür bu esnada.. kahraman, kızları unutmuş, ite sırılsıklam vurulmuştur, gözleri sikini bile görmez *..
birlikte itin evine gidilir, akşam yalı yendikten sonra, şarkılar söylenir.. gecenin ilerleyen saatlerinde itolit, vitrinden caldıgı jartiyeri giyerek, kahramanı tahrik etmek için harekete geçmiştir. kahraman sofu ise zina olacagını düşündüğü için pek umursamaz biçimde, yan gözle itin götünü süzer inceden ve kendinden geçmiş bir şekilde agzı kulakları da geçip ensesi ile kanki olur..
it, fırca sapına sarılarak striptiz yapmaya başlar ve sofuyu iyice tahrik eder, sofu kendine hakim olamaz ve ufak sofuyu salar piyasaya, ufak sofu büyür ve genleşir, damarlar fortlar, it iyice abartıp ufak sofuya hafiften sürter, sürter..
artık kahraman sofu, dayanılmazlıklar içerisinde, hararetlenir, striptiz yapan masum köylü görmüşcesine, gözleri yerinden fırlar.. büyür ve kafası kadar olur..
değişiklik olsun diye, aldıgı şarabın şişesini inceden itin götüne sürtmeye çalışır ama it müsaade etmez ve "elin sikiyle gerdege girme lan adi şerefsiz haysiyetsiz itolit" diyerek kahraman sofuya, ömrü boyunca unutamayacagı bir ayar ceker. aldıgı ayarla iyice sere serpilen sofu, son çare olarak bir ibnecik edası ile şişeye sarılır, kapagını acar ve kafaya diker şarabı tüm nefesiyle, bunu gören it atlar sofunun elindeki şişeye, kaptıgı gibi tek başına kalan şarabı cekip, bitirir.. kafalar cakır olan genc sevgililer artık daha rahattır.. it jartiyeri üzerinden cıkarıp, ön patileri ile sofunun alnının kacına fırlatır.. sofu jartiyeri koklar ve a.q iti buna bile sıçmışsın diyerek, bunu da itin götüne sokar..
saatler ilerledikce, kahraman sofu, şarabın etkisi ile, ite daha da sokulur ve ön sevişme olayına başlarlar, it sofuya manyak oral yapmaktadır, sofu dönmüş, benliğini unutmuş ve kendinden geçmiştir...
ve ilişki de yasanması gereken her şeyi tam anlamıyla yaşamışlardır gece boyunca..
sabah olup, uyanıldıgında it pert olmuş, geberip gitmiştir.. sofunun ise yüzünde yaşananlardan pişmanlık ve aptal bir bakış içerisinde, itin götüne yarısına kadar giren şişeyi okur, mahur gözleri ile ve yıkılır büyük bir aşkın ardından... "köpek öldüren şarap".. ve itin hazin sonu..