sakin bir günün sonunda, gün batımına eşlik etmesi için aldığı, ancak tadına hiç bir zaman alışamadığı, her yudumunda ağzından midesine doğru yakarak kayan ve yüzünü ekşiten, birasını çakmağıyla açmıştı, hafif esen rüzgarın bedenini ürpertmesindeki gizem onu biraz daha geçmişe götürüyordu.... şeklinde başlayıp okuyucuyu eee hadi olaya girsek diyorum dedirten uzun cümlelerdir.
içeri girdiğimde arkasını kapıya dönmüş sabit ve alımlı bir duruşla ayakta dikiliyordu. konuşmuyordu. sessizdi ve vakurdu. beni farkettiğinde yavaşça bana baktı ve gözlerini ağır ağır kırpıştırdı. yanına gittim. onu okşadım. ellerim bütün vücudunda gezindi ve en son iri memelerine yapıştım. memeleri şişkindi ve yumuşacıktı. hiç sesini çıkarmıyordu. olanları kabullenmiş bir edayla, derin derin nefes alıyordu. memelerini sıktım ve yeni aldığım kovaya taptaze sütünü sağdım. mutluydum. hep olduğum gibi, hep olacağım gibi mutluydum.
herkesin sağanak yağmurla birlikte tecavüz edildiğini görüyordum,yağmurun altında kıza tecavüz ediyorlardı,biri bacağından tutuyor diğeri,ellerinden en baştaki üstüdeydi, kızı dövüyordı, adeta zevk alıyordu kızın hem dövüp hem tecavüz etmek, kız bağırıyor çığrıyordu ama, sesini duyan yoktu,saçları dağılmış, alnın sağ tarafı çapraz biçimde kesilmişti, gözlerinde yaşlar akıyordu ancak, sesini duyan yoktu hemde yolun tam otasındaydı bu tecavüz, hiç kimse bakmıyordu bile onun göz yaşlarına yolun ortasında sağanak yağmurlar tarafında tecavüz edilişine
....
ağlıyordu,ağlıyordu hani kimse bakmıyor diyordum ya evet bakmıyordu
çünkü,herkes kendi önünü bile görmekten acizdi, benim başım yanacağına, bu kızın başı yansın diyordu, yağmur yağıyor yağıyordu
...kız en sonunda o kadar tecavüzden sonra son nefesini veriyordu ölüyordu,derin yaralar içinde.
vücudumun alt tarafını hissetmiyordum ne karıncalanma ne uyuşma, sanki yok oldu saniyeler içinde. son hatırladığım bardaki masamda otururken birden kulaklarımda çınlayan yoğun ve mide bulandırıcı bir sesti.
kapıyı araladığımda memelerini sıvazlıyordu. narin yüzünü süsleyen, ince ve sarıya çalan kaşlarının altından bana bakarak, ''gelsene çok güzeller'' dedi.