bir zamanların 5, şimdilerin 65 numaralı über tenisçi. hala 31 mayıs 2009 rafael nadal robin söderling maçında nadal'ı maymun edişi gözümün önünden gitmiyor. mermi gibi servislerini ve öldürücü backhandlerini deli gibi özlüyorum. umarım sakatlık belasından kurtulur da tekrar kortların amına kor.
sanki allah tarafından roger federere son bir kıyak yapmak için bir defalğına gönderilmiş nadalı elemiş ayrıca o maçta sakatlanan nadal sezonun geri kalanındaki grand salmlere katılamamış. federer roland garrosdan sonra wimbledon 2009u da almıştır. ama amerika açık 2009da del potroya kaybetmesi onun artık 1 numara olmadığını bizlere göstermiştir.
hafızam beni yanıltmıyorsa en son 2011 wimbledon turnuvasında oynayan tenisçidir. kısa bir süre sonra enfeksiyoz mononükleoz yani halk arasında bilinen adıyla öpücük hastalığı olduğunu açıkladı. 2012 sezon başında yaptığı açıklamada, ağır idmanlar yaptığında ağrılarının arttığını, geri dönmesi için birkaç aya daha ihtiyacı olduğunu söylemiştir. kortta biraz ağır kalan, vasat bir koşu performansı olmasına rağmen, etkili servisleriyle tehlike yaratabilir.
şu an oynanan çeyrek final mücadelesinde nadal'ı maymuna çevirmesini beklediğim ama maça çok kötü başlayan, bir türlü ritmini bulamayan ve ilk seti kaybeden isveçli tenişçi. artık şu etkili servislerine başlamasını temenni ediyoruz. yürü be söder, 2009'u tekrar yaşat bize.
paris masters'da gael monfils'i* 6-1/7-6 lık setlerle yenerek şampiyon olmuş tenisçi. yarı finalde federer'i eleyen monfils'ten ellerimle intikam almış gibi huzurluyum.
roland garros 2010' da ilk turdan itibaren oynadığı agresif oyun onu çeyrek finalde roger federer karşında galibiyete taşımıştır. üstelik bu galibiyeti 'deplasmanda' almıştır. fransız seyirci soderling' i hiçbir antipatik hareketi olmamasına rağmen aldığı muhteşem winner lardan sonra bile hakkıyla alkışlamamış, her çizgiye gittiğinde tepki göstermiştir.
nadal ile finalde karşılaşmaları 2008 ve 2009' da izlediğimiz 3 setlik finallerin aksine çok daha zevkli ve çekişmeli olabilir.
ekselanslarıroger federer'in, tenis dünyasında yaşamadığı tek başarı kalmıştı. dört grand slam'i bir yıl içerisinde kazanmak...bu sene kendimi çok iyi hissediyorum, bunu da başaracağım diyordu fransa açık'tan önce. kendi açısından turnuvada herşey iyi giderken, 6 yıldır * bir grand slam'de yarı finalden önce elenmemiş olan roger dün çeyrek finalde roland garros 'a veda etti. sakatlandığı veya kötü gününde olduğundan veya başabaş oynayıp şanssızlıktan filan da değil üstelik kaybedişi. geçen sene rafael nadal'ı aynı turnuvada 4. turda geçen ve finalde karşısına çıkan robin soderling, geçen senenin rövanşını tabiri caizse çatır çatır alarak turnuva dışına itti roger'i. hem de fransız seyircisinin yuhlamaları, ıslıkları eşliğinde...
geçen sene rafael nadal'ı yendi finalde roger federer'e kaybetti bu isveçli.
şimdi federer'i yendi bakalım finale çıkıp da nadal ile oynarsa ona karşı ne yapacak. roland garros 2010'u kazanmasını istediğim tenisçidir ayrıca.
geçen seneki başarılı performansından sonra 2010 toprak sezonunda eski günlerini aratan tenisçi. madrid masters ta ilk turda evinin yolunun tuttuktan sonra nice ta da ilk maçında olivier rochus e elendi.
ama yine de roland garros a seribaşı olarak katılacak.
roland garros 2009'da yıldızı parlayan isveçli tenisçi. önemli isimleri eleyerek finale kadar yükselmiş ve finalde roger federer ile oynamıştır. tabi federer'i yenebilmek diğerlerini yenmeye benzemez. kazanan federer olmuştur. kendisi bana antipatik gelse de, rafael nadal'ı maymun ettiği maç sebebiyle kanım biraz ısınmadı değil. tabi federer deyince akan sular durur o ayrı.
çeyrek finalde elenmiştir. 12 maç üst üste federer'e yenilmiş, bu maçların ikisinde birer set alma başarısını gösterebilmiştir. gerisini federer 2-0, 3-0 götürmüştür.
4 maçının 2'sini, rakibinin sakatlığı sebebiyle tamamlamadan kazanmış sayılmıştır, yeterince ısınmış, dinlenmiş, fişek gibi bir söderling vardır kortlarda.
ama yeter lan. şikayet edeceğim ben. niye hep fedex?
finalde seyircinin roger federer'e büyük destek vermesiyle ilgili olarak "seyirci roger'dan yana, ne düşünüyorsun?" şeklindeki soruya "önemli değil, şu ana kadar verdikleri destek için fransız seyircisine çok teşekkür ederim" diyerek cevap verecek, final konuşmasında yenildiği rakibine "nasıl tenis oynanırmış gösterdin" deyip milleti keyiflendirebilecek kadar alçakgönüllü, efendi bir oyuncudur. tenis yeteneğinden bahsetmeye zaten gerek yok, herkes gördü neler yaptığını, hem turnuvada hem de geliştiği süre zarfında.
rafael nadal isimli kas torbasının menajeri de fransız seyircisine aptal desin.