-aaaa saat 23:23, kesin beni anıyor.
-saate bak 18:18, kesin iyi bir haber alacağım.
-13:13 saat, bu saatte hayatta dışarı çıkmam, başıma 1 felaket gelir.
gibi kullanım şekilleri olan, saatin ve dakikanın aynı olması durumuna bir anlam yükleme hastalığıdır.
kız arkadaşım tarafından terk edildiğim bir dönem iyice pisikopata bağlamış çok farklı yorumlar getirmeye başlamıştım, iş iyice kahve falı bakmak gibi olmuştu her dakikanın her dakika-saat kombinasyonunun farklı yorumları vardı. bu hastalık yüzünden günde 1000-1500 kere saati kontrol ediyo olmuştum
-saat 12:21 işler ters gidiyo şu an kesin hakkımda iyi düşünmüyo gibi
anlayacağınız komple pisikopata bağlamıştım kendimi. o zamanlar yaşta genç tabi ben diyim 15 hadi taş çatlasa 16, istanbulda radyo 34 vardı (bilmiyorum halen varmı) 24 saat damar anasını satiyim bi açıyodum gece her şarkı başı saate bakar çıkan şarkıya göre yorum getirirdim, olumsuz bişi çıkarsa bide bide şarkı sonunda konrtol ederdim saati böle bişi işte. peki sonuçta ne mi kazandım? tabiki kol saati. kısacası tüm ümidini kolundaki saate bağlamaktır...
bir arakadaşım daha vardı bu hastalığa yakalanan. dershane çıkışları oturur telefonu takip eder birlikte yorumlar yapardık. sonra ne oldu bilmiyorum üniversite falan kazandık götümüz kalktı pek görüşmez olduk. şimdi bu başlığı görünce ben bir acayip oldum.