başından hayattan nefret ettirecek cinsten bir olay geçmiş genç kardeşimiz...
onun başına geleni düşününce okkalı bi küfür salladım,üzüldüm hiç tanımasamda...
şerefsizlerin,adilerin,vatan hainlerinin,hortumcuların,sapıkların bi yerleri kopmuyoda nasıl şu çocuğun bacağı kopuyor kardeşim,ilahi adalet bu mudur diye sordum...
ve adaletin insanlığın belki tek özlemi olarak kalacağını daha da iyi idrak ettim...
uğradığı korkunç kazayı daha bugün öğrendiğim, yarın hastaneye ziyarete nasıl gideceğimi bilemediğim canım öğrencim.
onu tanıyan pek çok kişi gibi olayı öğrenince içgüdüsel olarak benim de ilk tepkim "yazık oldu be" demek oldu. tıpkı mümtaz sevinç'in ölümü gibi bazı insanlara kötü şeyleri yakıştıramayız hiç. bu korkunç kaza da rıdvan'a hiç ama hiç yakışmadı.
gençti, yakışıklıydı, yetenekliydi, muzipti, neşeliydi ve fazlasıyla deli dolu. onu parlak bir geleceğin beklediğini söylemek için kahin olmaya gerek yoktu. tanısanız, bir beş dakika konuşsanız, sizin de aklınızdan geçen şey "hmm bu çocukta iş var" olurdu.
yazık oldu be rıdvan. böylesi sana hiç mi hiç yakışmadı..
26 haziran'da geçirdiği kaza sonucu sağ bacağını kaybettmişti, dün ise hayatını.
yarın mimar sinan kuba camii'nde cenaze namazı kılınacak. allah sıralı ölüm versin temennisini akla getiren 16 yaşındaki çocuk.
bacağının kopması üzerine görütüldüğü hastaneler kendini almayınca saatlerce dolaştırılan ve yaklaşık bir ay sonra da yaşamını yitiren genç.hesabını kim verecek şimdi bu çocuğun?