Perakende pazar payında penguen , tamek ve tukaş gibi markaların lider olduğu reçel piyasasında, son yıllarda düşük kaliteli ve meyva oranı düşük markalarda pazarda ciddi yer bulmaktadır.
nedeni ise meyva oranının % 35'e yaklaşan markaların yeterlilik belgesi alabilmesi ama bu markaların bu orana binbir Türlü hile ulaşması.
yani %35 meyva olmayan bu ürünler ciddi bir glikoz takviyesi ile raflarda yerini alarak , tüketici sağlığını tehlikeye atmakta.
Eskiden kayısı reçeli yapardı babaannem, çekirdeklerinin içini de reçele katardı. Ekmeğe sürerken o çekirdek içlerine göz dikerdim özellikle. içerisindeki çekirdekler bitti mi reçel gözümden düşerdi. Kasenin bir an önce bitirilip tazelenmesini beklerdim. Nerde o eski reçeller azizim.
eskiden evde yapılan, şimdi çoğumuzun marketten hazır olarak temin ettiği ve genelde kahvaltılarda ekmek üzerine sürülen bir tür tatlı.
Hatırlarım.. Ocağın üstünde koca bir tencere, fokur fokur kaynıyor. Öyle bir kaynıyor ki, okyanusta oynayan yunus balıkları edasıyla çilekler tencereden kafasını uzatıp uzatıp, tekrar giriyorlar tencerenin içine. Hele o kokusu, tüm evi sarıyor. Sonrasında hiç üşenmeden kavanozlara dolduruluyor ve tüm sene afiyetle yeniyor. Öyle bereketli ki; eşe, dosta, akrabaya, komşuya veriliyor.. yine de bitmiyor.
Tüm malzeme bildiğin yerden, yapan bildiğin ve tanıdığın o muhteşem kadın, lezzet mi? nasıl kötü olabilir ki.
Her şey eskiden mi güzeldi. Yoksa bizi hazır tüketim mi bozdu. Yada evde reçel yapmayan yeni gelinler mi?