reçel kavanozu

entry5 galeri0
    5.
  1. Her sabah kahvaltı masamda olan kavanoz.

    (resim:#1)
    0 ...
  2. 4.
  3. bir ekmek düşün;
    kızarmış,
    sıcak.
    üzerine de hafif tereyağı sür.
    tereyağı kızarmış sıcacık ekmeğin gözeneklerini doldursun hafifçe...
    sonra da üzerine reçel yay.
    ama o kadar çok reçel var ki elinde,
    aşırı fazla reçel sürüyorsun,
    taşıyor;
    dökülecek neredeyse.

    yerken,
    elin,
    parmakların,
    burnun...
    her taraf batıyor.
    ve işin kötüsü,
    o kadar reçel sürmüş oluyorsun ki;
    ne ekmeğin tadına varabiliyorsun,
    ne hafif tereyağının,
    ne de reçel tadının.
    mesele bu.
    emir vermekle falan alakası yok,
    manyak bir reçel kavanozusun sen...
    kendini azar azar dökmeyi öğrenmelisin.

    --

    gibi hayallerle akla gelen kavanoz. kapağı büyük ihtimalle şişkin ve kırmızı renklidir. akla geldikçe ağız sulanır, fakat elde edemeyeceğinizi bilirsiniz. oruçsunuzdur belki ya da ihtimal dışıdır. ilk niyetinize aykırıdır. bilinmez.

    ne demişler, "allah verir allah alır"*.
    doğru demişler.

    (ne alakaysa)
    3 ...
  4. 3.
  5. tükürük düşmanıdır.
    0 ...
  6. 2.
  7. içine nerden geldiği belli olmayan bir grup karınca girmiş ve orada telef olmuş ancak bu durum içindekinin büyük bir bölümü mideye indirildikten sonra farkedilmiş kavanozdur... (bkz: ekmeğimin üstünde karıncalar)
    0 ...
  8. 1.
  9. yemekten ziyade,mutfaktaki rafta rengarenk dizilmeleri hoşuma gidiyor.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük