reported speech

entry12 galeri0
    1.
  1. lisede okutulan ingilizce konusudur bu konuda verilen cümle dolaylı anlatılır.
    5 ...
  2. 2.
  3. ingilizcede laf taşımak için kullanılan gramer formuna verilen addır. dedikodu yapmayı sevmeyenler öğrenmeseler de olur.

    illa ki öğrenmek istiyorsanız yazın bir yere, hep bir past alınarak yapılıyor.
    5 ...
  4. 3.
  5. yabancı dil ağırlıklı liselere* gitmiş olanların kulak doygunluğu yoluyla hatırladığı şey.*
    2 ...
  6. 4.
  7. sene 1995. hazırlıktayım.. ingilizce görüyoruz haftada 25 saat. ödev yapmaktan kollarım kopuyor her gün. ingilizce hocası bir tane değil, tam 3 tane. teker teker üçüne de ebenin .mı ali sami demek istiyorum. hep bu reported speech yüzünden. öğrenemiyorum ben bu lanet şeyi işte. yok başa al. soru da farklı. olmadı,baştan alıyoruz. kafama huniyi geçirip çıplak vatandaş gibi koşucaktım bu reported speech hede-hodosu yüzünden. neyse ki; o günler geçti..
    3 ...
  8. 5.
  9. "x dedi ki o öyle öyle olacakmış" tarzındaki cümlelerdir. cevaben; "o x'e söyle yiyosa gelsin yüzüme söylesin" denilebilir.
    6 ...
  10. 6.
  11. ingilizceyi robotlar konuşuyormuş gibi anlattıkları için formüller kullanarak sınavlarını verdiğimiz ingilizce konusu.
    3 ...
  12. 7.
  13. daima bir pastı alınmayan kalıptır.
    *eğer reporting verb past ise bir pastı alınır.
    she said "i'm moving tomorrow."
    she told me that she was moving the following day.

    *eğer reporting verb present ise cümle aynen kalır.
    she says "she will go to abroad one day."
    she says she'll go to abroad one day.
    2 ...
  14. 8.
  15. 9.
  16. "one step back" yani "bir adım geri" kuralı past perfect tense'te yaramaz burada. geçmişin geçmişinin geçmişi olmaz diyorlar elin gavurları. bu durumda özne, zamir olayın gerçekleştiği zaman vs. ifadelerin hepsi değiştirilir ama past perfect tense yapısına dokunulmaz.

    halk arasında adına dedikodu da deniliyormuş.
    2 ...
  17. 10.
  18. dolaylı anlatımın ingilizcesi olan, ömür törpüsü konu. en basitinden şöyle bir örnek verelim:

    jonathan: "i'm a lawyer." (jonathan: "ben bir avukatım.")
    jonathan says/said "i'm a lawyer" (jonathan, "ben bir avukatım." dedi.")
    jonathan said he was a lawyer. (jonathan bir avukat olduğunu söyledi.)

    ölüm gibidir ölüm, zaman zarfları değişir, sonra bunun advise'ı var, inquire'su falan var.
    2 ...
  19. 11.
  20. 12.
© 2025 uludağ sözlük