rene descartes

entry145 galeri4
    117.
  1. Yolu yolumuzdur reis. Şüphe etmeyi senden öğrendik.
    1 ...
  2. 116.
  3. Anlamlararası geçişler yapmayı huy edinmiş düş adamı .

    "Fakat bütün dünyada hiçbir şeyin, hiçbir yerin, hiçbir göğün, hiçbir ruhun ve hiçbir bedenin olmadığına inandırmıştım kendimi; böylece kendimin de var olmadığına inanmış olmuyor muyum?
    Hiç de değil. Kendimi inandırmışsam ya da sadece herhangi bir şey düşünmüşsem, varmışım demektir... 'ben'im, varım önermesini her dile getirişimde veya her tasarlayışımda bunun zorunlu olarak doğru olduğu sonucuna varmak ve bu sonucu değişmez saymak gerekiyor."
    1 ...
  4. 115.
  5. kendi varoluşu hakkında ettiği o büyük şüpheyi tanrıda duymamış, varlığına hemen inanmayı seçmiştir.
    0 ...
  6. 114.
  7. felsefede bir dönüm noktası, onu antikitedeki tümdengelimsel düşünceden kurtatmayı amaçlayan temelci bir düşünce yapısına sahip olan bir düşünür filozoftur. ayni zamanda bunu yapmayı kartezyen dualizm adı derilen dualistik düşünceyi ortaya atarak başarmıştır. bütün modernite ya descartesçılar ya da descartesçı olmayanların bir çatışması halinde geçmiş ama hem rasyonalistler hem de ampristler arasında ortak olan düşünce mantıkçılık ve hakikate ulaşma aşkıdır. bu günumüz postmodernistleri tarafından pek hoşgörülmez ve büyük bir eleştiriye maruz bırakılırlar.
    ama yine de felsefeye bu katkın için teşekkürler descartes.
    1 ...
  8. 113.
  9. "bütün iyi kitapları okumak, onları yazmış olan geçmiş yüzyılların en kültürlü insanlarıyla bir konuşma gibidir; hatta, onların bize, fikirlerinin sadece en iyilerini gösterdikleri, üzerinde inceden inceye düşünülmüş bir konuşmadır bu."

    (bkz: metot üzerine konuşma)
    5 ...
  10. 112.
  11. şüphecilik metodu oldukça ilginç bir abimiz: öylece durup her şeyden şüphe ediyor. öyle bir şüphe ki; geriye benliğinden başka hiçbir şey kalmıyor. sonra her şeyden şüphe etse bile benliğinden şüphe edemediğini fark ediyor. çünkü benliğinden şüphe ederken bile bir benlik durumuna sahip. işte bunun üzerine "düşünüyorum, öyleyse varım" diyor.

    bunun ardından da Allah'ı buluyor. fakat hıristiyanlıktaki teslis inancını "vardır bir hikmeti" diyerek sorgulamamasını hanesine eksi puan olarak yazıyorum. bu durumda birinciliği teslis inancının insan uydurması olduğunu çözen newton abimiz kapıyor.

    dekart'ın insan zihninin maddeye indirgemeyeceğini ifade eden dualistik tutumu, onu, hayvanları gelişmiş robotlar olarak görmeye itiyor. ilginç bir düşünce gerçekten. bu konuda tam olarak kendisime katılmasam da biraz hak verebiliyorum. tabi hayvan savunucuları "sen kim köpeksin(!)" gibisinden hararetlenmeye teşneler bu konuda; ama bir durup düşünelim.

    bugün karıncanın üzerine pat diye basan birini kim azarlayabilir? aynı kişinin eline japon yapımı bir karınca robotunu verdiğimizi düşünelim. bu kişide karınca robotunun da üzerine basacak göt var mıdır? yoktür; çünkü o robot kimbilir kaç bin dolardır. halbuki japon üretimi karınca robotu milyar dolar değerinde bile olsa; asla doğal karınca kadar teknolojik(!) olamaz. yani; dekart'ın hayvanları robot olarak görmesi onları değersiz gördüğü anlamına gelmiyor. bence dekart abi karıncanın üzerine basmazdı; ama japonların olası robotunu ezer geçerdi. bence böyle...
    1 ...
  12. 111.
  13. Descartes bir mektubunda şöyle der, "insan sepetindeki çürükleri, sağlam olanlardan sadece çürükleri atarak temizlemeyemez. Çünkü içerde çürük elma kalıp kalmadığına emin olamaz. Ve yapılması gerekeni yaptım, bütün sepeti boşalttım, sonra sadece sağlam olanları sepete koydum."
    Doğduğumuzdan şu ana kadar olan zamandan itibaren bize yüklenen ne varsa, hepsini sepetimizden boşaltmamız gerekir. Böylece descartes'ın söylemek istediği şey, duyularımızdan ve dışardan elde ettiğimiz bilgileri/sanıları yeniden gözden geçirerek, bunları akıl zeminine oturtmamızın bize gerçek bilgiyi vereceğidir. Gerçek bilgi, tüm bildiklerimizden şüphe ederek elde edilendir.
    6 ...
  14. 110.
  15. isminin doğru telaffuzu recep bülbülses'tir.
    0 ...
  16. 109.
  17. Tanrının varlığı konusunda şöyle der:
    " Ruhumda bir sonsuzluk fikri buluyorum. Ben sonlu bir varlık olduğuma göre, bu sonsuzluk fikrini ben getirmiş olamam. Çevremdeki varlıklarda ölümlü olduğuna göre, bu ölümlü varlıklar ölümsüz yaratıcı fikrini bana veremez. O halde bu sonsuzluk fikri benim aklıma, kendisi de sonsuz bir varlık tarafından konmuş olmalıdır. Bu varlık tanrıdır. Öyleyse tanrı vardır.
    1 ...
  18. 109.
  19. korku felsefesidir felsefesi. çok bariz görürsünüz yazılarında. klisenin etkisi ile tanrı kanıtlama çabalarıyla doludur kitapları.

    fakat öyle bir olsa sistematik olarak öncülük yapmıştır.

    gene de cesur sayılabilir çağına göre.
    1 ...
  20. 108.
  21. isminin dümdüz "deskartes" şeklinde okunması sakıncalı olan felsefecidir. "Dekart" diyiniz efendim.
    5 ...
  22. 107.
  23. zaman makinesi olsaydı, geçmişe gidip hitler'i değil, descartes'i öldürürdüm.

    17. yüzyıl düşünürüdür.
    5 ...
  24. 106.
  25. Bu filozofun eksik yanı, başkasının varlığını irdelememiş olmasıdır. Daha doğrusu felsefesinde böyle bir şey yok.Dış dünyanın varlığı tamam da başkasının yani ben olmayan öznenin varlığı ne olacak?
    3 ...
  26. 105.
  27. Düşünüyorum o halde varım yargısıyla tanıdığımız filozof.

    Şimdi, düşünüyorum. Düşündüğümü düşünene kadar var olduğumu bilmiyordum. O zaman düşündüğüm her an düşündüğümü düşünmediğime göre, bazı anlar var olup olmadığımı bilmiyorum demektir. Her seferinde var olduğumu tanıtlamak zorundayım yani? Uğraşamam.
    7 ...
  28. 104.
  29. bir şüpheciye, "elbette her şeyden şüphe edebilirim, ancak her şeyden şüphe ettiğimde dahi şüphe eden ben olurum." diyen aziz augustine'in cogito formülünü çok daha önceden bulduğu söylenir. ne kadar doğrudur bilmiyorum.

    mükemmel bir varlığı düşünebiliyorum. mükemmel olmadığıma göre bu kavramı mükemmel bir varlıktan almış olmalıyım diyerek de, "şimdi kusursuz bir tanrıyı düşünebiliyorum, eğer bu tanrı varolmazsa kusurlu olur, dolasıyla tanrı vardır" diyen aziz anselmus benzeri bir sıçışa da imza atmıştır descartes. hatta bu argümanı umberto eco'nun foucault sarkacı isimli yapıtında taşak konusu olmuştur.
    5 ...
  30. 103.
  31. descartes var olmak için düşünmek gerekli demiyor, ben düşündüğüm sürece ben olarak varım diyor.

    (bkz: töz).

    hey yavrum hey...

    yani uyuduğu zaman herhangi bir rüya görmediği her an için "yok oluyorum" demiyor. adam deli mi aq?
    1 ...
  32. 102.
  33. Hepimiz az çok felsefesini biliyoruz. On yedinci yüzyılı,kartezyen felsefe olarak kendinden bahsettirecek büyük bir zihinsel devrim yaptığı söylenir. Descartes'in tanrı,ben ve dış dünya üçlüsünün arasındaki ilişkiyi ve tanrının varlığının,diğer ikisinin varlığının garantörü olduğunu ancak bir kısır döngüye girdiğini de biliyoruz. Bizdeki tanrı idesinden hareket ediyordu,hatırlarsanız. Bir de şu vardı: bizler tüm idelere sahip olamayız, ne kadar uzun hayatımız olursa olsun, her şeyin idesine sahip olamayacağız. Bu bizim uçsuz bucaksız bir özgürlüğümüz olduğunu gösteriyor,yani idelerin sınırı yok! işte tam bu sınırsızlıktan dolayı kime yaklaşır insan? Tanrı'ya. Descartes'in öznesi tanrısaldır da.

    Bu modern insanın kendini tanrılaştırmasının önünü açmış olabilir mi?
    2 ...
  34. 101.
  35. "Eğer gerçeği gerçekten bilmek istiyorsan, yaşamında bir kez olsun bütün şeyler hakkında şüphe et."
    2 ...
  36. 100.
  37. http://s2.quickmeme.com/i...a7e7c11cf030a0a04af8e.jpg

    yüce bir filozof. yücelerin yücesi, kırılmaların kırılması. her şeyin kendisiyle yeniden tanımlandığı kişi.
    4 ...
  38. 99.
  39. Descartes'ın görüşü kabul etmek ya da doğrulamak için değil, ilham almak içindir. Descartes'ın kartezyen felsefesi adeta bir taslaktır. Üzerinden rasyonalist, dualist ve dogmatik sistemler ve düşünceler türer. Ona göre "düşünüyorum, o halde varım" önermesi bir tasım değil, bir a prioridir. Buradan hareketle bir tanrı kanıtına gider.

    Rene descartes, res extensa ve res cogitans olarak insanı ikili bir biçimde inceler, dualist bir şekilde. Res extensa onun uzamlı şeyi, yani bedeni; cogitans ise düşüneni yani bilinci ifade eder.
    2 ...
  40. 98.
  41. Çocukluğundan beri çeşitli hastalıklarla boğuşmak zorunda kalan ve bu yüzden rahat bir şekilde yetiştirilmiş ünlü Fransız matematikçi ve filozoftur. Hayatının bir kısmını Hollanda'da geçiren çadırında tembelce bir sineği izlerken Kartezyen kordinatlarının keşfini gerçekleştirmiş. Elbetteki bu büyük keşfin arkasında büyük bir çalışma var bunu yok saymak büyük bir mantıksızlık olur.
    1 ...
  42. 97.
  43. 96.
  44. 95.
  45. 94.
  46. Ruh-beden dualizmini savusnmus, ilk kez ruhun bedeni etkilemesinin yaninda bedenin de ruhu ooldukça etkiledigini söylemiş ve suan elimde ruhun ihtiraslari adli kitabi olan filozof.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük