bir reklamcının sözleri: tavsiyem: muhakkak okunmalı:
"reklâmcıyım. kâinatı kirletiyorum. ben size pis şeyleri bile satan adamım. asla sahip olamayacağınız o şeylerin hayalini kurduran... photoshop'ta rötuşlanmış kusursuz bir mutluluk... kılı kırk yararak oluşturulmuş görüntüler, moda müzikler. zar zor biriktirdiğiniz paralarla, son kampanyada itelediğim rüyalarınızın arabasını satın almayı başardığınızda ben onu çoktan demode etmiş olacağım. sizi yenilik bağımlısı yapıyorum. yeniliğin avantajı, hiçbir zaman yeni kalmamasıdır. salyalarınızı akıtmak: benim görevim bu. benim mesleğimde kimse mutlu olmanızı istemez, çünkü mutlu insanlar tüketmezler. çektiğiniz acı, ticareti canlandırıyor. bizim jargonumuzda buna "alışveriş sonrası düş kırıklığı" deniyor. size acilen bir ürün gerekiyor; ama ona sahip olur olmaz bir başkasına gereksinim duyuyorsunuz... ihtiyaçlar meydana getirmek için kıskançlığı, acıyı, doyumsuzluğu körüklemek gerekiyor. işte benim savaş gereçlerim bunlar. hedefim ise sizsiniz."
bir battaniye reklamında "batmayaniye" ve daha burda yazmayı gerçekten istemediğim bazı iğrenç kelimeleri kullanma özürlülüğünü gösterebilen bireyleri bünyesinde barındırdan meslek dalıdır. çoğunun yaratıcılığına saygım sonsuzdur ama bu reklamı yapan kişiyle aynı türden bir canlı olmanın verdiği utanç gün be gün nefes almamı zorlaştırmaktadır.
kendi reklamını da yapması gerekir. sektörün giderek genişlemesi ve her şeyin yeniliğini kaybetmesinden ötürü en çok ihtiyacı olan şeydir. bu nedenle de en zor işi kendini pazarlama sürecidir.