Denemenin rahatligi vardir. Kesinlikle icinizde tutmayin soyleyin. Tahmini 1 hafta sonra siradan bir kisi olacak hem de her gun gordugum insan. Ki bunu reddedilme korkusu olan bir insan olarak yaziyorum.
Alışmış biri için kolay ama ilk defa reddedilmiş biri için çok zor hele gerçekten hayalini kurup öyle açılmışsa sıçmış demektir.
Bundan daha kötüsü olamaz bence allah göstermesin.
On senede beş kızla flörtleşip hepsiyle sevgili olan mı, yoksa on senede yüz tane kızla flörtleşip sekseni tarafından reddedilip yirmisiyle sevgili olan mı?
Bunlar futbolun içinde olan sertlikler beyler, önünüzdeki maçlara bakın.
sonrasında en büyük acıları da en büyük mutluğu da dibine kadar yaşadım. hayal bile edemezken yaşadım bunları.
ama artık gücüm kalmadı sözlük sana burada gelip anlatmaya, değil sayfalarca, iki kelime bile entry girmeye mecalim yok.
yaşa istediğini diyebilirim sadece. zaten ne yaparsan yap yaşayacaksın, bazı şeylerden kaçamazsın. korkma sakın .yaşayacağın ademoğlunun görmediği beterlikte bile olsa korkma. yaşayacaksın, emin ol elinden hiçbir şey gelmez, gelmeyecek.
ve umarım gerçekten mutlu olursun birgün, hayatın üstünü çizdiği milyarlarca isimden biri olmazsın, bari sen olmazsın...
Hahahahahahahahah diye güldüğüm olay. bir kez böyle bir şey başıma gelmişti.
Hukuk pratikleri gibi yazasım geldi.
Olay 1)
erkeğin bir gururu olduğunu unutan bayan (B), kendisine duygularını açan bay (A)'yı gayet nezaketsiz bir biçimde reddeder. bayan(b)'nin tavırları adeta çocuk kandırırcasına yapmacıktır. ayrıca bay (a)'ya "benim kalbim başkasına ait" gibi bir cümle de sarf etmiştir. bay (a) duyduğu bu sözlerden dolayı, olayı azer bülbül'den "üzülmedim ki üzülmedim ki kaderimdir dedim üzülmedim ki" ye bağlayarak kendi iç dünyasına çekilir. olaydan 1 buçuk yıl sonra bayan (b) bir gün çok sevdiği kırmızı mercedesiyle gezerken yolda bay(a)'yı görür. zaten yalnızlıktan dolayı depresyonda olan bayan(b) fırsat bu fırsat çantada keklik sandığı bay(a)'yı gideceği yere bırakmak teklifiyle arabasına davet eder. bay(a) yarım saattir hiçbir dolmuşa binememenin verdiği sinirle bu nazik teklifi geri çevirmez ve bayan(b)'nin çok sevdiği kırmızı mercedesine biner. bayan(b) bay(a)'nın ağzını aramak için çeşitli sorular sormaya başlar.soruların gelişinden leblebiyi yemek istemeyen bay(a) salağa yatar. tamam hala seviyor olabilirdir ama zamanında sapsaf sevgisini basitçe harcayabilen bayan(b)'ye bir ders vermek istemektedir. kaçamak yanıtlar bir süre sonra işe yarar ve bayan(b) zamanında hakir ve fakir gördüğü bay(a)'ya ilanı aşta bulunur. bay(a) irade beyannından sonra 1 yıldan fazla geçtiğini, bu konunun tekrar konuşulabilmesinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca ilk beyannın kötü niyetli olarak değerlendirdiğini, kötü niyetli kişilerin hak iktisabında bulunamayacağını ileri sürerek teklifin reddine karar verir.
1 yıldır görüştüğüm birisi vardı. Tanışmamızın ardından 1 ay geçmeden ben duygularımı belli edip olayın gidişatını çizmeye kararlı olduğumu göstermiştim. Ancak o bana bazı bahaneler öne sürüp kendini uzaklaştırmıştı.
Yazın sonlarına doğru tekrar konuşmak için geldi. Çünkü bahane ettiği dersleri son bulmuştu. Tekrar konuşmak istediğini, arkadaş olarak çok iyi biri olduğumu (zaten biliyorum) ve beni kaybetmemek istediğini söyledi. Böyle böyle konuşmalara ve görüşmeye devam ettik. Geçtiğimiz 3 hafta içerisinde 5 kez yemeğe çıktık, 3 kez de sinemaya gittik. "Artık benden hoşlanıyor" diye düşünürken dün gece attığı bir mesajla yine alt üst oldum.
Ortada hiçbir şey yokken, iki arkadaş gibi takılırken attığı mesaj: "senin geçmişin temiz, benimki ise çok kirli... Sana sorun olmasa bile bana sorun olur. Şimdi bile içim içimi yiyor. Seninle görüşmek istiyorum, çok iyi bir arkadaşsın. görüşmelerimiz devam ettikçe sevgililik boyutuna çıkıyoruz." gibi saçma sapan hatırlamak istemeyeceğim şeyler söyledi.
yani bana fikrimi sormadı, belki ben kabul etmeyecektim onu. belki de hayatımın merkezi haline getirecektim. kendi kendine bir karar aldı ve gitmedi. gitse iyiydi, fikrimi sorsaydı ya da gerçek duygularını söyleseydi her şey çok farklı olabilirdi.
şimdilerde efendi modeller pek rağbet görmüyor. umarım ilerleyen yıllarda, evlilik çağım geçmeden, bana değer veren, kendini verdiğim değere layık gören birisiyle tanışırım.
Hayaller kurarsın falan hepsi yarıda kalır. Ben seni arkadaşım olarak gördüm öyle yaklaştım sana sen bana nasıl aşık oldun yok canım" cümlesini duyarsınız. O an gurur, onur, özgüven, mutluluk, umut, huzur koşarak sizden uzaklaşır. Unutana kadarda dönmez. Dönemez. Birde reddedip arkadaş kalmaya çalışan tipler vardır. Onlardan uzak durun. Size birgün şans bile vermemiş ufacık kalbinizden ona duyduğunuz sevgiye saygı duymamış.. Sakın arkadaş kalmayın. Çok üzülürsünüz. hemen birinide bulmayın. Acısını yaşayın. Yaşayın ki bir daha sizi kimse reddedemesin. Hatalarınıza dönüp bakın. Ben son reddedilişimde karşımdaki insanın benimle beraber neleri kaybettiğini görmesini çok isterdim şahsen.
Kocaman bir bosluk yapar once sonra oyle bir sessizlik coker ki ne desen o ani kurtarmaz sadece gozler konusur birkac saniye sonra cekip gitmek kalir gidersin.
bir de esinin seni reddetmesi vardir. hele bir de evliligin ilk haftalarinda, yatakta oluyorsa bogre okuz oturtur. her zaman hazir ve nazir, istekli olunmaz ama sonucta cidden beni seviyor mu acaba diye dusunmeden edemezsin. agzindan cikan her lafa guvendigin insanin agzindan cikan her lafa dikkat eder olursun artik, yalan soyluyor olabilir mi diye. hep dusunursun, hep dusunursun...