insanın hayatını derinden etkileyen, cinsel duygularını bitiren, umutsuzluğa sürükleyen, intihara teşebbüse yol açabilecek psikolojik açıdan kötü durum.
berbat bir durumdur, insan ne yapacağını bilmez. eğer kişinin çok hoşlandığı biri reddetmiş ise çok koyar, uyku girmez göze, düşünülür gecelerce.
(bkz: just like me ha)
bünyemi sarsan, tecrübe ettiğim andan itibaren hayatımın asla eskisi gibi olmadığını gördüğüm şeydir.
aslında bu kadar kötü olacağını düşünmüyordum. çok ilgiliydik birbirimize karşı, arkadaştık işte en yakınından. en sonunda ona dedim böyle böyle diye. ondan sonra hiçbir şey olmadı. derin bir sessizlik. o sessizliğe bozan yine bendim. bu işin olmayacağını, ancak arkadaş kalabileceğimizi söyledi. ben de evet, elbette dedim. ondan sonra 1-2 kez karşılaştık, gayet iyi lafladık. ancak 1 yıldan fazla geçti, halen unutamadım.
peki niye unutamadım sözlük?
cevabı çok açık: benle tekrar konuşmak istediğini ortak bir arkadaşımıza söyledi.
peki benim elimden ne geliyor şimdilik? aramızda kullanabileceğimiz hiçbir iletişim aracı yok arkadaşlardan başka. o şehrin bir köşesinde, ben diğerinde. belki arkadaşlığımızı devam ettirmek istiyor, varsın olsun. onun hayatında bir yere sahip olmak yetecektir bana. ama yeter ki olsun, yeter ki olayım. biz olalım. onu görmek istiyorum, o benim için bir ihtiyaç şu dönemde. belki ileride olaylar daha berraklaşır, o zaman neyin ne olduğu daha net anlaşılır. ancak şu an onu görmeliyim, onu görmeliyim, onu görmeliyim. rededildim ancak bu tamamıyla beni kendisinden soyutlayan bir ret değil işte.
seni bulmalıyım, sen olmalısın, seni görmeliyim, sen en iyisisin. senin için geleceğim, bekle beni güzel insan.
her aşkıma bir umutla başladım. sevdim hemde çok sevdim. reddedildim. kin tuttum ona. nefret ettim. sevginin yerini öfke aldı. aşk acısındada beter olan bu öfke geçmez, bitmez, dinmez. bu sefer olucak kesin 'evet' diyicek dediğim zamanlarda bile reddedilmek. ve bir söz varki hiçbir zaman gerçek olmayan o söz. 'arkadaş olarak kalalım'. yalan! hemde en büyük yalan. onlarla gözgöze geldiğimde gözlerini kaçırırlar. merhaba dediğimde geçip giderlerdi.
aradan yıllar geçti. o hayırların hepsini dün gibi hatırlıyorum. hala dinmedi o kin, nefret. anlamaz kimse senden başka kimse 'hayır' kelimesinin acısını. bana unutursun dediler. unutamadım. ben tek bir kişi sevdim diğerleri sadece yara bandı oldu bana. unutamadım. tek onu unutmak istemedim. şimdi onu birkez daha görebilmek için neler vermezdim.sadece bir bakış, o gözlerine bir bakış yeter. seni unutamıyorum bitanem. seni hala inadına seviyorum. belki bir gün geri dönersin diye.
bireyi korkutmamalıdır. reddedilmeninde hayatın içinde hayata dahil bi olgu olduğunu benimseyip ona göre yaşam idam ettirilmelidir. doğrusu budur.
reddedilmekten çekinenlerin cesaret olgusu pek gelişmez. ezik büyürler falan..
böyle olmayın. cesur olur. aptallık sınırlarını zorlıcak cesaretten bahsetmiyorum. gerekli cesaret kastettiğim. reddedilmekten korkmayın..
reddedilmenin anlamı çoğu kez "bunu benim gibi insana nasıl yapar!" diye sorduracak kadar ego kaynaklıdır. kimse reddedilemez değildir abartmamak gerekir.
çok fena birşey olduğunu dün anladığım hissiyat.hele de herkesin inadına gülüp eğlendiği bir ortamda bu haberi alırsanız durum vahim.gözyaşlarınızı saklamak için ölseniz de nafile.daha beter bir akış hızına kavuşuyorlar böyle durumlarda.allah kimsenin başına vermesin...amin.
yapılan araştırmalara göre; zekayı düşürme potansiyeline sahip durum.çok zordur reddedilmek. hele bir de deliler gibi seviyorsan. bir daha onun yüzünü görmek istemezsin çünkü onu her gördüğünde içindeki alev daha da büyüyecektir. ayrıca reddedilmek; kendine güveni de yok eder. özgüven artık taban yapmıştır. geçmiş olsun.