eğer inatçı biriyseniz (bkz: cinatasozundenhazzetmeyenbalik) tam tersi etki yapabilir. Yani reddeden kişi ısrarlarla karşılaşabilir. Kötü bir durum tabi.
sadece erkeklerin basına gelmez zamanında geldi . ama nasıl reddedildiginde onemlidir. ornegin bir kızla ilgilenirsiniz havasından gecilmez boylesi cekilmez ama tesekkur ederim ilgin icin diyeni vardır. ya da redderken de kalbini kırmadan seni onere ederek reddeden vardır saygım sonsuz hala reddeden adamı saygıyla anarım selamlasırız konusuruz . hatta cicek bile aldım o kadar begeniyordum . hep kadınlara mi cicek alınır. en azından o doneme mahsus acayip komik guzel anılardan biriydi . nasılsa reddedilcem tum krolugumu yapıyım ddedim. tavsiye ederim kendinize gulmekten reddedildiginizi algılamıyorsunuz. hayranlık guzel seydir.
şöyledir efendim: bir kızı beğenirsiniz, 3-4 ay takip edersiniz, erkek arkadaşı yoktur, aradığınız gibi bir kızdır. gidip tanışırsınız, kız da memnun olur. ama iş kızla yemek yemeye geldiğinde kız der ki: 'ben böyle şeyleri sevmem, seninle arkadaş ortamında birbirimizi tanıyalım' ee ben seni arkadaş ortamında nasıl tanıyacağım? gel işte yemek yiyelim, konuşalım tanıyalım birbirimizi. ama yok arkadaş kızın aklına giren cemaatçi arkadaşları sayesinde olmaz bu iş. siz de peki dersiniz. tek kelime: peki!! şimdi merak ediyorum beni reddeden kızın içi rahat mıdır? benim duyduğum acının onda birini bu kız duymuş mudur? yoksa benim adım salağa çıkmış, kızın adı değerliye mi çıkmıştır? böyle salakça şeyler düşündürtür reddedilme. ama olsundur bu da bir tecrübedir, cemaate bulaşmış kıza yaklaşmamak gerektiğini öğretmiştir bu olay!
kabul edilmek maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde üçüncü basamakta olan 'başkaları ile ilişki kurma, kabul edilmek, bir yere ait olma' ihtiyacıdır. buna göre insan fizyolojik ihtiyaç ve güvenlik ihtiyacından sonra olması gereken kabul görmenin olmama durumudur.
reddedilme esnasında önce bir ter basar yukarıdan aşağı. yavaş yavaş kaplar tüm bedenini. reddedilmenin verdiği haz o terle dağılır vücuduna. yetersiz olduğunu hissedersin. reddedilen hassas biri ise çok derin izler de bırakabilir. bir de reddedenin değeri var. o durumda reddedilmek kelimelerin yetmediği bir durumdur. ister istemez düşüncelerinde yer edinen kişinin olmama durumu!
reddedilen umursamaz biriyse zaten pek takmaz.
reddedilme öz güvenin taban noktasına ulaşmasıyla sonuçlanır. sonra pişmanlık duygusu gelir ve ardından 'yapmasaydım ne değişirdi ki?' gibi sorular gelir akıllara. düşünürsün karşısında acaba çok mu küçük düştüm diye. ve peşinden gelen soru genelde 'neden reddedildim ki?' olur.
aşık olsanda olmasanda insana koyan bi şey bu. sonuç olarak karşı cinsten biri seni beğenmemiş sevsende sevmesende egona darbe vuruyor bu durum. ben de çok yaşadım yaşıyorum da. al en yakınını bende dün yaşadım. ama artık bünyem yalama olduğu için eskisi kadar üzülmüyorum.
bi de bu ben seni arkadaş olarak görüyorum sıçmığına ayrı bi parantez açıcam. ben ömrü hayatımda bunun kadar saçma sapan bi şey daha görmedim. galiba bizim türk kızlarına özgü bi sıçmık bu. ulan o kadar vakit geçirmişsin gezmiş tozmuşsun dertleşmiş ağlamışsın. iş resmiyete bindirmeye gelince siktiri çekmişsin. karşındaki adam sana en saf duygularınla açılmış sen böyle demişsin. ulan ayıp be ayıp. madem arkadaş olarak görüyon o kadar vakit ayırmicaksın en baştan ağırlığını koyacaksın. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. ananızın gözünü sikerim sizin türk kızları akıllı olun akıllı. çok sinirliyim.
oh be içimi döktüm aq. varsın seri eksilensin çok da sikimde.
iki yıldır tanışıyoruzdur az sonra bahsi geçecek kişiyle. saatlerce dertlerini dinlemiş, o ağlayınca bende ağlamış, en sıkıcı muhabbetlere bile sırf o gülümseyerek anlattığı için katlanılmış, sırf o sıkılmasın diye onun sevdiği konular üzerinde saatlerce tartışılmıştır. onun istediği yerlere o istiyor diye gidilmiştir vesaire. hayatım hep onun üzerine kurulu hale gelmiştir. aralarda hafif hafif yoklanmış ve karşıdaki kişinin duyguları ölçülmeye çalışılmıştır*. o da yanımda çok mutlu olduğunu her fırsatta belirtmiş ve hal ve hareketleriyle bunu fazlasıyla belli etmiştir. en sonunda çevreninde verdiği abi seviyorsan git konuş bence ve o da sana karşı boş olmayabilir türünden gazlarla motive olunmuş sonuç olarak onunla konuşmadan duygularının anlaşılamayacağı saptanmıştır. en sonunda 18 aralığı 19 aralığa bağlayan gecenin saat 01.00 civarlarında şu lanet diyalog gerçekleşmiştir.
b: ben x: aşık olunan kişi
b:- " x' cim ya aşık oldum ben.
x:- aa ne güzel. kime ?
b:- sana ..
x:- ciddi misin ?
b:- evet.
x:- ama ben sana hiç o gözle bakmadım, primeofturkey,ben seni arkadaş olarak görüyorum. seninle her derdimi sıkıntımı paylaştım, beraber güldük eğlendik ama hiç böyle düşüneceğini tahmin etmemiştim vs vs.
b:-( burada primeofturkey' in başından aşağı kaynar sular dökülmüş, zaten küt küt atmakta olan kalp yerinden çıkmaya çalışıyormuş gibi bir hızla atar olmuş ve sinirden elleri ayakları titremektedir.) peki, bari arkadaşlığımız devam etsin sıkıntı yapmayalım. "
türünden cümlelerle dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma misali bir durum söz konusu olmasın diye uğraşılmaktadır. ama boşa zaman kaybıdır ve ne o arkadaşlık arkadaşlık olarak kalacak ne de yazar kişisinin beklediği türden bir yakınlık söz konusu olmayacaktır. kız kibar bir şekilde bsg demiş ve primeofturkey
reddedilmiştir. kibar yada kaba ne olursa olsun reddedilmiştir işte. gururu kırılmış, morali taban yapmış, hayalleri suya düşmüştür. ben seni arkadaş olarak görüyorum fobisi ortaya çıkmış ve yazar kişisi çökmüştür.
not: diyaloglar dahil herşey aslına uygundur, değiştirilmemiştir, aynıdır, gerçektir.
reddedilmek kötüdür sözlük. çok kötü. ve aşk her zaman iyi değildir. reddedilmediğin zamana kadar...