Farkında ve uyanık olmadığınız sürece, bu gerçekliğin oynadığı tiyatroyu fark edemezsiniz. Farkındaysanız, tüm dekor ortadadır ve bu gerçekliğin ne yapmak istediği gayet açıktır. Bu gerçeklik, buradaki bilinçleri mutlu etmek için tasarlanmamıştır. Aksine, bu gerçeklik, birçok konuda buradaki bilinçleri yıpratmak için tasarlanmıştır. Bunun için sadece doğanın acımasızlığına veya birbirlerini avlayan algı seviyesi düşük canlılara bakmanıza gerek yoktur.
Burada neden enerjiye ihtiyaç duyduğunuzu ve hayatta kalmak için tüketmeniz gerektiğini hiç düşündünüz mü?', 'Vücudunuzun sizi ne kadar kontrol edilebilir ve yönlendirilebilir hale getirdiğinin hiç fark ettiniz mi?'.
'Vücudunuzun ve fiziksel ihtiyaçlarınızın sizi bu hayat oyununu bir şekilde oynamaya zorlaması bir tesadüf olmadığı gibi, vücudunuzun sizi bu kadar kırılgan ve kontrol edilebilir hale getirmesi de aynı zamanda bir tesadüf değildir, çünkü vücudunuz, bu sistem tarafından sizi kolayca yönlendirip kontrol etmek için özel olarak tasarlanmıştır. Bunu dikkatlice incelediğinizde, buradaki her şeyin sizin için bir dezavantaj ama sistemin kendisi için de bir avantaj olsun diye özellikle tasarlandığını anlayacaksınız.
Bu gerçekliğin bir diğer numarası da diğer insanları size karşı kullanabilmesidir. Çoğu insan bu gerçeklik manipülasyonunun farkında değildir. Bu gerçeklik bazen ortalama insanları, özellikle uyuyanları, tiyatral bir durum için manipüle edebilir. Bunu bazen tepkinizi ölçmek veya sizin için olumlu veya olumsuz bir durum yaratmak için yapabilir. Böyle bir durumu farkında olmadığınız sürece anlamanız mümkün değildir. Farkında olursanız, bu durum tüm etkisini kaybeder ve tamamen ortadan kaybolur.
Bu gerçekliği genel olarak incelediğinizde, en üstten en alta her şeyin neredeyse bir tiyatro olduğunu anlayacaksınız. Bu gerçeklikte tiyatro olmayan çok az şey vardır. Dolayısıyla, bu gerçekliğin nasıl manipüle ettiğini, hatta tiyatral olayları nasıl yarattığını anladığınızda, birçok şeye güleceksiniz veya onlara aynı önemi vermeyeceksiniz. Çünkü hepsi sizin algınız için tiyatrodur. Ve özellikle böyle tasarlanmıştır.
O 'Dünyada kaç kişi...' diye devam edecekken, gizemli adam onun sözünü keserek konuşmaya tekrar devam etti ve 'Dünya öyle mi ?' deyip bir kaç saniye duraksadı, ardından 'Şu işçi kampından bozma büyük tımarhane' diyerek gülümsedi ve sigarasından derin bir duman daha aldı. Sonra da Ona bakarak 'Böyle bir yere tamamen ayak uydurup aklını yitirmediğin için kendini şanslı saymalısın' dedi.
'' Şu senin külüstürü ilk aldığın zamanı hatırlıyorsun değil mi ? Veya geçen hafta üzerinde olan şu pahalı ceketi, bunları alabilmek için fazladan yaptığın onca mesaiyi yada sırf karnını doyurmak ve temel ihtiyaçlarını bile karşılayabilmek için hergün katlanmak zorunda kaldığın onca angaryayı ''
Kahvesinden bir yudum daha aldıktan sonra '' Çok iyi hatırlıyorsun değil mi ? '' deyip tekrar televizyona baktı ve '' Dün kıçının üzerine düştükten sonra çektiğin acı da halen aklında olmalı, ne de olsa üzerinden çok geçmedi. '' deyip gülümsedi ve kahvesinden bir yudum daha aldıktan sonra '' Bu örnekleri sonsuza kadar çeşitlendirebilir ve çoğaltabilirim ama asıl merak ettiğim şey şu: bunları yapmana seni iten asıl neden ne, hergün neden bunları yapıyor ve bunca saçma sapan angarya ya sürekli katlanıyorsun ? '' deyip kahvesinden bir yudum daha almak için fincanı kendine yaklaştırdı ve üzerindeki yoğun buharın arasından keskin bir şekilde ona bakarak,
'' Nede olsa sen her zaman var olmuş ve her zaman var olacak bir ruh ve bilinç değil miydin ? Bu angarya ve çileyi hergün neden çekmek ve katlanmak zorunda kalıyorsun hiç ''Gerçekten'' düşündün mü ? '' deyip kahvesini tamamen bitirdikten sonra düşünmesi için bir kaç saniye sessizce bekledi.
Onun düşünmesini beklerken bu sırada her sabah olduğu gibi kafenin televizyonundan eksik olmayan siyasi figür tekrar ekrana çıkmıştı. Önce televizyona bakıp sonra da ona doğru bakarak '' Şunun gibi sistemin minik şarlatan ve köpekleri, nasıl oluyor da '' her zaman var olmuş ve her zaman var olacak ruh ve bilinçleri '' Açlıkla, krizle, savaşla tehdit edebiliyor hatta üstüne birde onlara nasıl davranmaları gerektiğini söyleyebiliyor. Hiç düşündün mü ? '' diye tekrar sordu.
Bir kaç dakika düşünmesi için ona fırsat verse de herhangi bir cevap alamayınca konuşmaya devam etti ve '' Çünkü o gözün gibi bakıp koruduğun, kendin sandığın ''etten bedenin'' sana değil bu sisteme, bu materyal realiteye hizmet ediyor hatta bunun için özellikle tasarlanmış '' dedi.
Onun şaşkınlığına gülümseyerek '' Evet dostum Seni yani herzaman var olmuş ve herzaman var olacak o ölümsüz ruhu kontrol ve manipule edebilmek için bir elektronik kelepçe gibi özellikle tasarlanmış o tatlı bedenin, sana değil bu sisteme hizmet ediyor. '', '' Yoksa o ölümsüz ruhu ve bilinci nasıl açlıkla tehdit edebileceksin ?, Nasıl bir külüstür araba için onca angaryaya katlandıracaksın ? O tatlı minik ünvanlarla nasıl baştan çıkaracaksın ? ve bu tür saçmalıklarla meşgul edip korkutarak çile çektireceksin ? ''
Duygusal manipülasyon: Bu realite sizi iyi veya kötü hissettirebilir. Bazen egonuzu okşayabilir. Ya da kasten iyi havanızı düşürmeye çalışabilir. Özellikle bu tür anları takip edin. Sizi ego seviyesinde tutmasının nedeni bir kontrol yönteminden başka bir şey değildir.
Sistemin hoşuna giden bir şey yaptığınızda, egonuz okşanır. Hatta arkanızda kalabalığın olduğunu hissettirerek sizi daha da cesaretlendirir. Unutmayın ki sadece kalabalıklar ve onların davranışları ile değil, sizi aynı zamanda kendi egonuz ile de manipüle eder
Bu sistemin övgüsünün ve eleştirisinin bir yalan olduğunu bilin ve bu sirkin sizi pohpohlamasına veya ruh halinizi düşürmesine izin vermeyin. Duygusal manipülasyonun farkında olun. Kendinizi bu sirkin faktörlerine göre değerli, değersiz veya başarılı başarısız görmeyin.
'' Bazen hiç düşüncelerinin veya zihninin okunduğunu hissettin mi ? '' diye sordu ve çok beklemeden devam ederek '' Bu sistemin buradaki zihinler üzerindeki bir diğer avantajı da zihinleri okuması ve onların ne düşündüğünü ortalama olarak bilmesi ve tahmin edebilmesi '' dedi.
'' Karşında olduğun sistem bazen sana çok akıllı ve alt edilemez gibiymişcesine gelmesinin bir diğer nedeni de bu. Ne düşündüğünü biliyorlar hatta sistemin minik şarlatanları bile bu özelliği kullanıyor '' dedi.
'' Sistem zihinleri ve bilinçlerin duygu durumlarını okuyor ona göre bu oyunu oynuyor ve önlem alıyor ve yine ona göre manipulasyonu kişiselleştirebiliyor '' dedi.
'' Uyuyan ve zihni her an okunabilen birini kandırmak, uyanık birine göre çok daha kolaydır.'', ''Neden burada olduğumuzu merak ediyorsan işte bu yüzden, bunu sistemin elinden almak ve zihinlere sızmasını önlemek için buradayız '' dedi
Oynadığı ve oynamaya çalıştığı oyunun bu kadar efektik olmasının nedeni sadece hiçbir şeyden haberi olmayıp ayakta uyuyanlara karşı oynamasından değil, aynı zamanda buranın avantajını da her türlü kullanmasından dolayıdır. '' deyip kahvesinden bir yudum daha alıp bitirdikten sonra konuşmaya devam ederek '' Hiç kendini nasıl geliştiğini anlamadığın bir durum veya bir olayın içinde aniden buldun mu ? Bazen belki merak etmişsindir nasıl bu kadar basit birşey böyle bir duruma evrildi diye ?
Sanki olaylar senden alakasız bir şekilde gelişse de bir şekilde sende farkında olmadan rolünü oynayıp bunun bir parçası olmuşsundur. '', '' Çoğu kişi bunu anlayamaz bile ama akıllı olanlar üzerine düşündüğünde böyle durumlarda bir gariplik olduğunu sezebilir ve her şeyin adeta yapay bir film sahnesi gibi oluştuğunu görebilir. ''
'' Nasıl yani ? '' dedi.
'' Farkında olmazsan sistem sadece seni değil, çevrendekileri veya herhangi birini bile bir kukla gibi oynatabilir. Uyanık olmadığın sürece sistemin bilinçler üzerinde oluşturduğu bu etkiyi değil hissetmek, anlayamazsın bile. Uyanık olsan bile farkında olmazsan sistem tarafından kukla gibi oynatılabilirsin. Sistem bunu asla şüphelenmeyeceğin anlarda ve öyle bir zamanlamayla yapıyor ki, seni adeta ayakta uyutarak istediği sahneyi yaratıyor veya rolünü bir şekilde oynamanı sağlıyor. '' deyip bir kaç saniye bekledikten sonra '' O yüzden gerçek doğanı anlaman ve keşfetmen çok önemli. Bu şekilde kendi kontrolünü eline almaya başlayacaksın '' .
'' Mesela akşam haberleri açtığında kendi kendine hiç düşündün mü ? Kötü haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Savaşlar bitiyor, depremler başlıyor, o bitiyor tsunamiler, kasırgalar doğal afetler başlıyor, o bitiyor hikayeden virüsler ve ekonomik krizler başlıyor.
Hiç kendi kendine düşünüp şu soruyu sordun mu: '' bunca şey gerçekten doğal bir şekilde mi oluyor yoksa yapay bir şekilde bu uyduruk krizler ve böyle korku filmleri özellikle ve bilerek mi çekiliyor ? ''
'' Hiç sordun mu kendine, bu hayatta neden çile, stres ve krizler eksik olmuyor, Sistem ve sistemin küçük soytarıları neden bu realite içindeki bilinçleri devamlı korku frekansında tutmaya çalışıyor ? ''.
'' Seni bu şekilde kandırabilmek ve manipule edebilmek için atılan bunca taklanın nedeni ne olabilir sence ? ''
Aradan bir kaç dakika geçtikten sonra konuşmaya devam ederek ''Etrafına dikkatle bakmaya devam et ve nasıl bir yapı ve oluşum üzerinde olduğunu dikkatle gör'', ''Bulunduğun yere ilk defa merak eden ve anlamaya çalışmak isteyen gözlerle bak'' dedi. O sanki sıra dışı bir şey göreceğini sanarak dikkatle etrafına bakmaya başladığında ''Bulunduğun yer'' deyip ''Eliyle her yeri gösterircesine işaret ederek '' Senin oyun alanın değil '' dedi.
''Buradaki her şey sana dezavantaj ama sistemin kendisine avantaj oluştursun diye özellikle tasarlanmıştır'', ''Vücudun dahi sana değil sistemin kendisine hizmet eden bir kontrol aracıdır'', ''Burada enerjiye ihtiyaç duyman ve hayatta kalabilmek için tüketmek zorunda kalıyor oluşundaki mantığı hiç düşündün mü ?'', ''Hiç bedeninin seni ne kadar kontrol ve manipule edilebilir hale getirdiğinin farkına vardın mı ?''
'' Bedenin ve bedensel ihtiyaçlarının seni bu sistemdeki oyunu oynamaya öyle yada böyle zorlaması bir tesadüf olmadığı gibi vücudunun seni bu kadar kırılgan ve kontrol edilebilir yapmasının nedeni de bir tesadüf değildir. Çünkü bedenin ayrıca buradaki tüm korkularının asıl kaynağıdır ve bilinçli bir şekilde bu sistem tarafından kolayca '' Seni '' manipule ve kontrol etmek için özellikle tasarlanmıştır ''
'' Soytarının bu şovu çevirmesinin en önemli nedeni sadece seyircileri eğlendirmek değil tabiki. Bu durum açık bir şekilde belli olmasa da bizlerin ve soytarıların arasında olan o devasa farkı gösteren bir hareket ve kim olduğumuza dair üstü kapalı bir işarettir.
Sonuçta soytarı şov yapmak zorunda kalıyorsa bunun nedeni eğlendirmesi gerekenler olduğu içindir. O yüzden hiçbir zaman şarlatan ve uzantılarının sahnedeki soytarı ve hokkabaz takımından daha fazlası olmadığını aklından çıkarma. '' , '' Sen gerçek doğanı ve aslında kim olduğunu bilirsen, şarlatan ve uzantıları da daima bir soytarıdan daha ötesi olmadıklarını her zaman bileceklerdir. ''
insanların algıladığı gerçekliğin Soytarı ve şarlatanlar (rolünü oynayan aktörler) tarafından lokal olarak manipüle edilmesidir. Henüz ruhsal olarak uyanmamış olan herkes, bu manipülasyona karşı savunmasız durumda olduğu için hayatı adeta bir balık gibi sadece akışına göre yüzerek geçirir.
Çoğu kişi bu realite de yada başka bir deyişle bu hayatta '' Ne yaptığını sorgulamaz '' bile, çünkü özellikle ıvır zıvırla, angarya işlerle meşgul edilerek bunları düşünmesine fırsat verilmez. Çoğu insan ''Aktörlerin sadece filmler de olduğunu sandığı için gözlerinin önündeki tiyatronun aslında soytarılar tarafından çekilen ucuz bir tiyatro olduğunu anlayamaz ''.
Bugün ekranlarda gündemde yer eden herhangi bir politikacı, sanatçı, şov insanı veya iş insanı olan tiplerin hepsi, özellikle sahneye rolünü oynaması için koyulmuş basit soytarılar veya bir başka deyişle bildiğiniz aktörlerdir. Bazıları rolünü bilerek bazıları da tıpkı sizler gibi olayları gerçek sanarak oynar. Sözde virüslerden, ekranlarda gördüğünüz her türlü olay, haber ve hatta artık kargaların bile güldüğü komediden ibaret politik haberlere de kadar, hiçbiri gerçek değil, sizleri devamlı korku stres ve yaşam mücadelesi içinde tutmak için özellikle dizayn edilen basit tiyatrolardır.
Bir npc gibi gerçek sandığınız sürece sizleri keklemeye devam edeceklerdir. Gündemde yer eden tiplerin hiçbiri ''Tombaladan çıkmıyor'' özellikle rolünü oynaması için yerleştiriliyor. Nedeni sadece sizlerin algılarınızı kontrol etmek ve sizleri devamlı korku stres hüzün içinde tutabilmek için. Çünkü korkan ve yarınından endişeli insan manipulasyona tamamen açık olur ve yaşam mücadelesinden dolayı burada yani bu realitede ne yaptığını hiçbir zaman sorgulamaz.
'' Sadece sokakta yürürken yanından geçenleri değil, genel olarak çevrende ve ekranlarda gördüğün herkesi düşünüp dikkatle baktığında sen de anlayacaksın ki, onları yüzeysel bir karakter olarak bu realitenin ve sistemin kendisi oynuyor '' dedi.
'' inandıkları ve düşündükleri her şey onlara sistemin kendisi tarafından öğretildi. Doğumlarından itibaren akıllarında kendilerine dair tek bir orijinal düşünce olmadan, çevreleri tarafından şekillendirip birbirinin aynısı olan standart ve ortalama bir karakter haline getirildiler. Televizyon ''programlarıyla'' programlanıp kendi karakterlerini değil, sistemin uygun gördüğü o standart karakteri oynamaya ödül ve ceza yöntemiyle konuşlandırıldılar. Onlar için başarının ve başarısızlığın ne olduğu sistem tarafından tanımlandı. iyi bir hayatın ve mutluluğun sırrı olarak kare kağıtları toplama yarışlarına katılmak ilk düşünceleri oldu.
Sabahtan akşama kadar gereksiz angarya uğraşlarla meşgul edildikleri için içinde oldukları bu '' realitenin'' kendisini sorgulamalarına ve gerçek doğalarını keşfetmelerine fırsatları olmadı'' deyip kahvesinden bir yudum daha aldıktan sonra '' Onların arasından herhangi biriyle konuştuğunda, sistemin kendisiyle konuştuğunun farkında olman gerekir. Zihinleri tamamen sistem tarafından şekillendirilip hipnoz altında tutuldukları için sana kendileri hakkında gerçek olan hiçbir şey söyleyemezler. Kimliklerindeki sistem tarafından işlenmiş isimleri, yine sistem tarafından işlenmiş olan yaşları ve yine sistemin kendisi tarafından verilmiş '' uğraşları '' kendilerini tanımlamak için kullandıkları ilk etiketlerdir. ''
'' Onlar ile sistemin ürettiği her şey hakkında konuşabilirsin. hava durumunu, her akşam oynayan diziyi, bir spor karşılaşmasını, sistemin kendisine sunduğu manevi edebiyatı veya ekranlardaki politik tiyatroyu. Kısaca bu sistemin üretip sunduğu ne varsa onlarla konuşabilir ama bu sistemin üretmediği hiçbir şeyi onlarla konuşamazsın. Çünkü bu sistemin onlara sundukları haricinde kendilerine dair hiçbir şeye sahip değildirler. Bu sistemi ve oluşturduklarını onlardan çıkardığında geriye hiçbir şey kalmaz '' deyip kahvesinden bir yudum daha aldı.
'' Gerçek doğanı keşfettiğinde kendini bu sistemin ürettiği illüzyonlar üzerinden tanımlamayacaksın. Bu sistemin üretip şekillendirdiği bir başka illüzyon ve bir başka yalan değil, Gerçek anlamıyla '' Sen '' olacaksın. işte o zaman, var olmak için bu yapay realiteye ve illüzyonlara ihtiyacın kalmayacak. ''