teknik direktörlüğünü eski trabzonspor futbolcusu martin olsen'in yaptığı takım.
ayrıca hürriyete yaptıkları açıklama da hiç bir şansının olmadığını belirmiş ''eğer fenerbahce bizi küçümserse avantajlı bir skorla dönüp evimizde turu geçebiliriz'' demiştir.
Geçmişteki bir zaman diliminin içinden bir anda, uefa kupası grup elemelerinde türk takımlarının rakiplerinin televizyon ekranlarından verildiği sırada diğer türk insanları gibi ismi benim de gözüme çapmış bir takımdır; Fakat benim gözüme 1/7 oranında farklı yansımıştır. Bu "randers" saatler boyunca gözüme "rangers" olarak görünmüştür. Televizyon ekranlarından bize seslenen yorumcular, genellikle diğer takımların rakiplerine yönelmiş, fenerbahçe sanki pendiksporla eşleşmiş gibi (ha o zaman da elenebiliyorlar o ayrı) rahat tavırlar sergiliyorlardı. Bu durum beni dumurdan dumura sürükledi, "fenerbahçe ne zamandan beri rangers'ı iplemeyecek güçte bir takım oldu?" "rangers acaba mali krize girdi de oyuncular mı gitti?" * "yorumcular futboldan anlamıyorlar mı?" diyerekten programı izlemeye devam ettim. Fenerbahçe ile fazla bir gönül bağı sahibi olmaman nedeniyle günlük işler içinde bu konuyu da bilinçaltıma yollamış bulundum. Daha sonradan öğrendim ki bu takım "sony" nin "sqny" taklidi gibi "randers" mış. 4 yıllıkmış, danimarka liginde bilmemkaçıncı sıradaymış, 4 tane de profesyonel futbolcuları varmış. Özellikle profesyonel futbolcu sayılarına bakınca pendiksporla karşılaştırınca pendikspora haksızlık ettiğimi anladım. Zaten maç içinde de oyuncular diğer mesleklerinin sinyallerini veriyorlardı, kaleci muhtemelen bir manavdı, karpuzlarla haşır neşir olduğu belliydi. Sol kanat oyuncuları da bitmek tükenmek bilmez kondisyonu ile postacı olduğunu bize düşündürtebilirdi.