16 ağustos 2009 fenerbahçe sivasspor maçına her zamanki yani reklam panolarının arasında gizlenme yöntemiyle girmiştir. daha önce aynı yöntemle galatasaray maçında sahaya girmişti.
yıllarca tarzını hiç değiştirmemiş deli-fanatik karışımı insan. ben kendisini tanıdım tanıyalı(6-7 yıldır) saç şekli, teninin rengi felan hep aynı bu adamın.
bir keresinde de üstü açık bir arabada giden kadını öpmeye çalışırken kadın araban düşmüştür, ikisi birlikte yerlere yuvarlanmıştır. o görüntü aklıma geldikçe anıra anıra gülüyorum.
hayır bir de anlayamadığım bir durum var. şimdi bu adamı savunan fenerbahçeli bazı kesim var. mesela; ''seninle gurur duyuyoruz üstad'' gibilerinden.
hakikaten fenerbahçe taraftar profilinin bir yansıması derlerdi de inanmazdım. şu an inandım. fakat yine de kaptanlığı emre'den daha çok hakediyor. ciddiyim bak. gönülden fenerbahçeli en azından. sıska rambo!
yaka paça taşınırken surat ifadesine dikkat ettim elemanın. yavşak ve kaygısız bi gülümseme vardı yüzünde. " ne de olsa yeniden gelirim yeeeeaaaa" dermiş gibi bir ifade. helal olsun lan sana. kamyon yükü dövmeye götürdüler adamı ama yine de gülümsüyordu.
fikirtepe kıraathanesinde takılmaktadır. en son avrasya maratonunda kestirmeden gelerek kupayı almış, gerçek anlaşılınca yetkililer kupayı geri istemişler. o da bana 60 bin dolar versinler kartondan kupa yapıp göndereyim, gerçeğini denize attım demiş.
...
mahkeme de hakimle arasında şöyle bir diyalog geçmiştir:
HAKiM: Ana adın?
RAMBO: Uche!
HAKiM: Baba adın?
RAMBO: Uche! Benim anam da babam da Uche hakim bey!
...
kendisinin çeşitli fotoğrafları aşağıdaki gibidir.