muhabbetin gırla olduğu siyasi görüşü farklı olan andavarlarla beraber içince boka saran sonu kafada şişe kırmalarla biten naçizane sofra. çok da güzel kurarım. en son kurduğumuzda misafir eve dönüşünde ışıklarda 15 dk durup sigara yakmış. karısı bi daha bize salmadı.
bir haftalık birikmiş bulaşığı bile yıkatandır. önce mutfak bir güzel pür-i paklanır. o güzel masaya yakışacak o güzel mezeler hazırlanmaya başlar. biraz istavrit kızartılır küçük bir tavada , ufak bir tabağa barbunya pilaki , kokulu bir kavun kesilir kayık tabağa , biraz beyaz peynir , yeşilliksiz olmaz tabi , patlıcan kızartmasının üzerine güzel bir sos , acılı şalgam ve rakı , inceden gelen bir müzeyyen senar'ın sesi , dönülmez akşamın ufkundayız...
benden başka da bir cacık olmaz muhtemelen.
mesleğimle ters orantılı olarak acayip şekilde yemek yerim, yemeyi yapmayı da severim. hele misafir! misafiri çok başka severim. 5- 6 yaşlarındaydım, dedemlerle beraber yaşıyoruz. o zaman çay bardağına koyardı dedem rakıyı, oturturdu beni karşısına, başlardı masanın adabını anlatmaya. kulağımda gündüzüm seninle, önümde mezeler, karşımda muhabbeti bol bir adam, elimde de çay bardağında rakı.
böyle büyümüş birinden de fazla bir şey beklememek lazım. ama özlüyorum. bu ayın 12 sinde 21 senemi geride bıraktım, 22 me merhaba dedim. 12 sene önce de dedemi kaybettim. onu öyle çok özlüyorum ki. rakı kokan evimizi, meze kokan sakallarını. rakı masası uzunca tutar kendinde insanı. geçmişe götürür, ülkeyi kurtarma planlarını anlattırır, gevşetir, ısınırsın, gözler kısıldıkça hafif bir mayışma hali, sonrası kahkahalarla karışık gözyaşı.
ne garip içkidir yahu, yemeği farklı, sohbeti farklı, şarkısı farklı, ortamı farklı.
bir laf vardı: Çapkın olabilirsin. iki kişiyi birden sevebilirsın. hatta aşklarından ölebilirsin de. sabahlara kadar içip sarhoş da olabilirsin. ama hiç bir zaman aynı kadehte iki kadını düşünemezsin. niyeyse çok severim, paylaşmak istedim.
Rakı sofrası veya masasına herkesle oturulmaz. Rakı sofrasının bir adabı vardır ona uymak gerekir. Bu eski kafalılık veya kıroluk değildir. Eğer o masaya oturuyorsan o sofrada bulunuyorsan nasıl hareket edeceğini nasıl konuşacağını bileceksin..
Özlenen sofradır. Balkon sefasıdır diğer adı. Şarkılar ve mezeler eşlik eder sohbete. Dertleşilir, gülünür, ağlanılır, mutlu olunur vs... Ama tadında sofradan kalkılır ve bir daha yapmak üzere sözleşilir. O samimi sofrada verilen sözler tutulmalıdır.