burada yanlış anlaşılan bi durum seziyorum ki o da rakı içen kızın farklı bi tip olması olarak görülmesidir. ulan rakı da içer şarap ta. yani mühim olan içebileceği kadar içmesidir. sonra sapıtıp sokaklardan toplanınca bi anlamı kalmıyor.
rakı içmenin kesinlikle yakışmadığı kızdır. kadın-erkek eşitliğinden cart curt bahsetmiyorum. rakı içmenin de bir adabı, usülü vardır. rakı masasında konuşulan konular muhtemelen (futbol,siyaset,yeri geldiğinde cinsel hayat vb) kadınların pek tartışmadığı konular olduğundan abes kaçacaktır.
balıkla süper giden şeyin farkına varmış kızdır. bide türk sanat müziği eşliğinde babayla içiliyorsa o rakı süper gider. gözgöze şarkıların söylenmesi muhabbetin belinin kırılması kaçınılmazdır. *
sert mizaçlı kızdır; efendigineli oturur erkekler gibi içer karşınızda, lafı gediğine koymaktan çekinmez, laf atanın vay haline, kız haline bakmadan kafa kol dalar.
çıkma teklif edilmesi en zor kızdır. ama bilinir; ki içinde bir yerlerde ağlayan bir küçük bir kız vardır.
ağzının tadını bilen kızdır. anasonun kokusunu seven, sarhoş olmak için birayla uğraşacağına direk rakıyla olaya giren, rakısına değil, suyuna buzu attıran kızdır. ayrıca bu kızlar şerefe deyip kadeh tokuştururken adabı bilir kadehi alttan vurur, sonra da masada olmayanları yad etmek adına masaya da kadehi bir kez vurup kafaya dikerler.. dışaran biraz yadırganabilirler belki bilemiyorum ama pek de umurlarında değildir.. **
rakı masası sohbetlerinin ağırlığını alkollü kafayla bile kaldırabilen kızdır. helal olsundur. lakin isviçreli bilimadamlarınınaraştırmalarına göre çok az var bunlardan.
iyidir. tabi her içki gibi bunu da pek tüketmemesi gerekir. rakının ince bir ayarla tüketilmesi gerekir. onuda geçtim, alkolü kafa yapmak için değil, damak tadı olarak almak gerekir.
eğer göçmen bir arkadaşınız varsa ufkunuz daha da genişler rakı mevzunda. çünkü üzüm dışında elde yapılan patates ve kayısı rakıları vardır. birde ouzo var tabi. ama bu biraz sert kaçar.