dustin hoffman ın muhteşem oyunculuğu harika senaryosu tom cruise un başta otistik abisini hiç istemeyen kardeş olup sonra birbirlerine sıkıca bağlanmaları ve daha birçok şeyiyle gönlümde taht kuran bir de denk gelip de 2 gün üst üste farklı yerlerden başlayıp izlediğim,en sevdiğim filmlerden biri.
filmin henüz başlarında charlie(tom cruise) babasından kalan mirasla ilgili olarak avukatla görüşmektedir, kendisine sadece çok eski bir model kullanılmış bir buick (araba) ve ödüllü güllerin kaldığını öğrendikten sonra mirasın asıl büyük kısmının (3 milyon usd) belgede adı geçen bir başka vasiye kaldığını öğrenince çıldırır:
charlie: hayal kırıklığımı, hadi canım nerden çıkardınız? güller bana kaldı değil mi? kullanılmış bir arabamda oldu. neydi adı ah evet vasi! o adam 3 milyon doları aldı ama gülleri alamadı, gülleri ben aldım, güller kesinlikle bana kaldı, güller kesinlikle benim... yani onlar muhteşem güller!!!
kanımca sinema tarihinin en keyifli sahnelerinden biridir.
yer yer güldüren, yer yer düşündüren traji komik bir filmdir. dustin hoffman otistik rolu yapabilmek için yaklaşık bir sene otistiklerin, psikolojik özürlülerin arasında kalmıştır bu film için yanılmıyorsam. tom crouise' ise bu kadar mı yakışıklı olmak zorundadır.
'abim' şeklinde genel konuyu alarak filmin benzeri çekilmeye çalışılmıştır. lakin o film saçmalıklarla doludur. bir halta benzememektedir.
illuminatiyle ilgili izlediğim bi araştırma'da şeytan'ın ismi olarak belirtilen isimdir. bu mantığa göre rain man'in kelime anlamları arasında gökten "para yağdıran" gibi bi anlam bulunmaktaymış ve bir çok ünlü sanatçının ününü, rahat yaşamını rain man'le yani şeytanla yaptığı anlaşmadan sağladığı, bi kısmının bundan pişmanlık duyduğu bi kısmınınsa şeytan için herşeyi yaptığı belirtilmekteydi. aralarında özellikle eminem, rihanna ve jay-z gibi isimlerin bulunduğu bu ekipten birisi rain man adına çalışmaktan vazgeçerse bi şekilde başına kötü olaylar geliyormuş. ismen tam olarak hatırlayamasam da bi çok kişi üstünde silah bulundurmaktan vs. içeri alınmış, hepsi illuminati'nin işiymiş söylentiye göre. he napıyorlarmıymış bu ünlüler anlaşmanın karşılığında ? kliplerinde şarkı sözlerinde vs. subliminal mesajlar veriyorlarmış efenim. 1/2 saniyeliğine de olsa bir şeytan süreti ya da bir illuminati işareti gözüküyor klibin içinde, siz bunu algılamıyorsunuz ama beyniniz algılıyormuş. aslında bütün olarak ele alındığında az mantık uyandırmakta bende ama parça parça bakıldığında çokça mantık hatası bulunmakta efendim bu tezde. size kalmış yorumu.
dustin hoffman'ı beğenmek için yeterli bir neden olan çok güzel bir filmdir. filmin bir sahnesinde charlie* raymond'ın* boynunu çekme gafletinde bulunur;
charlie: what are you writing?... what the fuck is this? "serious injury list"? *serious* injury list? are you fucking kidding me?
raymond: number eighteen in 1988, charlie babbitt squeezed and pulled and hurt my neck in 1988.
charlie: squeezed and pulled and hurt your neck in 1988?
hem duygusal hem komik hem dramatik gerçekten harika bir filmdi görece sonu daha iyi olabilirdi ama yinede çok şükeladeydi. izlediğim en iyi filmlerden biri diyebilirim.
--spoiler--
cicinati'ye don almaya dönmemiz gerek*
--spoiler--
hayatımda izlediğim en güzel filmdi. dustin hoffman'ın oyunculuğunun tavana vurmuştur. bu arada ''birinci köşede ki adamın adını biliyor musun? onun adı ne? bilmek istediğim tek şey birinci köşedeki adamın adı.''
sinema sanatının 1349 fevkalade özelliğinden biri de şu: çekildiği dönemin dokusunu kayda geçiriyor. insanlar yıllar yıllar sonra o filmi izliyor. böylece hatırlıyor veya öğreniyorlar. bu gerçekten muazzam bir şey. dostum dustin'den, performansını ancak 22 sene sonra izleyebildiğim için, özür dileyerek satırlarıma son veriyorum. bi şeyi ekleyerek:
-o nasıl bir kızdı ray?
+göz kamaştırıcıydı. tatil gibiydi...
dustin hoffman'ın engelli bir bireyi oynadığı kült film. bu açıdan bakıldığında oscar'ı sonuna kadar haketmiş olduğu da su götürmez bir gerçek.
dustin hoffman çekimlerden önce yaklaşık 6 ay boyunca otistik bireylerle yaşamıştır. film bittikten sonra normal yaşantısına ne kadar sürede uyum sağlayabilmiştir, merak konusu.
dustin hoffman'ın gelmiş geçmiş en iyi oyunculuk performanslarından birine imza attığı filmdir. film sırasında ''evet'' kelimesini belki de yüzlerce kez tekrarlamıştır. otistik ve dahi bir adamı canlandıran hoffman, varlığından haberi bile olmayan kardeşinin (tom cruise) hayatına birdenbire girerek onun yaşamını zorlaştırır. abisine bir çocuk gibi bakmak zorunluluğunu hisseden küçük kardeş bu durumdan hiç hoşnut değildir. ama nasıl bir hazineye ve cevhere sahip olduğunun da farkında değildir. abisinin tesadüfen keşfettiği yetenekleri, ceplerinin yeşilliklerle dolacağı demektir. ''bazen başınıza bir bela, ayak bağı olarak kabullendiğiniz şeyler, ummadık kazançlar getirir'' demeye getiriyor film.