Çocuk çığlığı. Beynimi matkapla delseler daha az rahatsız eder.
Cani yanarken, hastayken attığı çığlık amenna ama şımarıklıktan gece gündüz atılan o çığlık çekilir gibi değil.
çocukların ağlaması: hele bebeklerin ağlaması beni çok üzüyor. belki konuşamayan, hareketleri çok sınırlı kalan bu geleceğin bireyleriyle empati kuruyorum. bana çaresizliğin ne demek olduğunu hatırlatıyorlar. zaten bu aralar çaresizlik benim için çok fazla anlam kazanmış bir kelime. belki bu yüzden daha da kötü hissediyorum.
Onun dışında elt süpürgesi, fön makinesi sesine bayılırım. nedenini bilmiyorum ama bunlar bende uyku sebebi.
gittiğim her mekanda, her mağazada, her markette, her kafede isteğim dışında zorla dinletilen gürültülü müzikler.
inşaatlardan gelen sesler.
araba kornası sesi. (gereken yerde korna çalınması gerekir ancak abartmamak gerekir)
çok konuşan arkadaş sesi.
trafikten gelen gürültü.
yüksek sesli müzik.
tv izlerken ortamdaki diğer insanların konuşma sesleri.
izlenmediği halde açık bırakılan televizyon sesi.
sesi iğrenç olan veya sevilmeyen bir insanın bağırma sesi.
iş yerinde bir işe odaklanmışken odanın diğer tarafında oturan hıyarın yaldır yaldır konuşması durumda içinde bulunduğum durum, lan oğlum konuştuğun adam senin yarım metre uzaklığında ne bağırıyorsun lan derdin ne?