biz insanlık görevinde çamura yatanlar için, ağlama duvarıdır.
"onun gibi olamadık"
"bizim yapamadığımızı o yaptı"
diye mızmızlanarak, ağzına kadar taşla dolmuş itiraflar kuyusuna bir taş atarak kendimizi rahatlatıyoruz.
çünkü herkes o kuyunun başında, birbirimizden güç alıyoruz.
hiçbirimizin orada yalnız olma cesareti yok.
çok ağır bir yükü, binlerce insanla birlikte sırtladığımızı sanıyoruz.
sonra o umursamaz, kör, ahmak hayatlarımıza, eğlencelerimize, kahkahalarımıza geri dönüyoruz.
böylelikle o dozer gibi, birer kez de biz eziyoruz onun bedenini.
söz konusu rachel corrie ise, galiba susmak en iyisi...
dünyanın gelmiş geçmiş en yürekli , en insan gibi insanlarından birisiydi. katledilen onbinlerce insana sessiz kalmamış, bütün dünya izlerken küçücük yüreğiyle, dünyanın bir ucundan diğer ucuna yardıma koşmuş bir kahramandı. kelimelerin kifayetsiz kalması diye klişe bir laf vardır ya işte onu tanımlamak da böyle bir şeydir. övündüğümüz müslümanlığımızın, türklüğümüzün gerektirdiklerini yerine getir(e)mezken, sen yol demedin uzak demedin koştun geldin canın pahasına bile olsa. adını her anımsadığım da bir kez daha utanıyorum kendimden. senin gibi olamadığım için , seni ölüm yıldönümünde bile anmayan orospuçocukları için , kafayı futbolla, ergenekonla bozmuş habercilerin senin için iki dakikalık bir bant yayınlamaya bile tenezül etmedikleri için, yurdum gençliğinin facebook ta " millet fotoğraf yüklese de yorum yapsam " telaşlarından arındırıp onlara seni anlatamadığım için, uzaktan bir yerlerden olayları izlediğini düşünüp senin uğruna canını verdiğin bu orantısız güçlerin hala daha sona erdirilmemiş olmadığını görüp, canını kaybetmenin hiçbir işe yaramadığını söylemeyi istemediğim için utanıyorum ...
akşama haberleri ya olacak, ya olmayacak. evet dünyaya barış getiren zihniyet, rachel'in üzerinden bir ileri bir geri gelip gitti. insanlığı ezdi her defasında. kendisi filistin'i savunuyordu, tüm suçu barı$ için, o mazlum insanlar için mücadele etmesiydi.
Dışımızdaki büyük gürültülere vicdanlarımızın kulaklarını tıkamak acılarımızı hafifletmez ve gerçekleri değiştirmez.
Bugün bu gerçeğin farkına varmamız gerektiğini kendimize hatırlatma günü.
Bugün, 16 Mart 2003 tarihinde ülkesi yeni bir savaşın ve işgalin şehvetini yaşarken, 23 yaşında Amerikalı genç bir kızın çoktan kanıksanmış çocuk ölümlerinin, yıkılan evlerin önüne vicdanını siper edip buldozerlerin önüne yattığı gün!
Bugün Rachelle bir olup portakal ağaçlarını kökünden söken, yeni yerleşim yerleri işgal eden, evler yıkan, masum insanları katleden, bireysel özgürlük alanlarını inançları nedeniyle işgal eden bütün sömürü düzenlerine karşı direnme günü.
Bugün, bütün insanlığın söz konusu olduğu yerde, insanın bireysel yaşam koşullarından vazgeçip yaşadığı dünyayı düzeltmek için ne yapması gerektiğini düşünmesi gereken gün!
Bugün, 16 Mart 2003 tarihinde israil tanklarına karşı vicdanını siper ederek katledilen Rachel Corrienin hatırasına atfen, Otuzuncu Harf Edebiyat ve Düşünce Dergisi tarafından 2006 yılında ilan edilen Dünya Vicdan Günü.
16 Mart dünya vicdan günü Naci el Alinin, şeyh Ahmet Yasin&in, Edward Saidin, Aliya izzet Begoviçin, Hasan Aycının, Rachel Corrienin ve hepimizin kardeşi olan Hanzalanın bu vicdansızlık deryasına yüzünü dönmeden merhametin kısık sesiyle dua ettiği gün!
Dünya Vicdan Günü; dünyamızı, şehrimizi, evimizi, kalbimizi, zihnimizi açık hava morguna çevirmek isteyenlere karşı duruşumuzun en insani göstergesi.
16 Mart Dünya Vicdan Günü; cinsiyeti, dili, dini, rengi, ırkı ne olursa olsun Gazzeli çocuklardan Vietnamlı kadınlara, Diyarbakırdan Somaliye dünyanın her yerinde vicdan sahibi herkesin bir gün aynı şarkıyı söyleyeceklerine inananların günü.
filistinli insanları, israil tanklarına karşı korumaya çalışırken kasıtlı olarak bir tankın kendisini ezmesiyle vefat eden bir kadındır. Bir çok müslümandan daha onurlu,izzetli,insani,olan bir gayri müslimdir. Müslümanlar evlerinde allahtan melek indirmesini beklerken o gidip kendisinin melek olduğunu gösterdi. Allah azabını hafifletir inşallah.
bir soru sordu: "sence de insan dünyanın en aşağılık canlısı değil mi?
dedim ki: "bu kadar acımasız olamam, öyle ya da böyle dünyaya geldik, bireysel olgunlaşmamızı tamamlamalıyız bence."
işte o sırada aklıma geldi rachel, o olgunlaşmasını tamamlamıştı, hem de başka insanlar için hayatını gözden çıkartabilecek kadar.
fakat;evet, onu ezen buldozeri kullananlar da insandı...
facebook ta ota boka hayran olup , birbirleriyle yarışırmışçasına sikindirik gruplara üye olan türk gençliğine sorsanız kim olduğunu bile bilmeyeceği yüce insan.. sen ki bizim hor gördüğümüz amerikalıların içinden çıkıp canını gözünü kırpmadan feda ederken, biz deli gibi övündüğümüz türklüğümüzle kılımızı kıpırdatmadık ..
altı yıl olmuş aramızdan gideli, insanlık hala olduğu yerde. keşke duruşundan, cesaretinden ve -ne yazık ki- ölümünden bişeyler öğrenebilseydik.
mekanın cennet olsun.
senin gibi insanların da olduğunu -şuan yaşamıyor da olsan- bilmek bizim geleceğe dair umudumuz olsun.