bir türlü sınavdan kaldığınızı, arabayı kaçırdığınızı, piyangoyu iki rakamla kaybettiğinizi kabullenemezsiniz.
ver-ha-ver sayıklarsınız; o benimdi, nasıl olmaz, nasıl yetişemem, nasıl kaçırırım! diye. hatta o kadar sayıklarsınız ki inanmaya başlarsınız. onun sizin olduğuna, yetiştiğinize, kaçırmadığınıza.
işte gerçeklikten kopuş denen şey de burada hasıl olur: "gerçek" gerçeklerin yerine, "kendi" gerçeklerinizi koyarsınız. kendiniz de histeri bulutu içinde kaybolmuş bir gariban olduğunuzdan bambaşka bir alemde, akıl hastalığının sınırlarında dolaşmaya başlarsınız.
kimsenin anlayamadigi ustun bir amaca hizmet ettigine ,herkesin kendisine karsi olduguna, tehdit altinda ve tehlike icinde olduguna sarsilmaz sekilde inanma da psikopatinin belirtileri altinda sayilabilir ki bunlar da aslinda gerceklik olgusunun yitiminin dogrudan sonuclaridir.