en ilgi çekici, okunası bölümlerden biridir kanımca.
insan davranışlarını, zihinsel süreçleri inceler. bunların nedenlerini araştırır. insanın kendini bulabileceği bir alandır.
önemli bir dipnot olarak; psikolojide hastalık kavramının olmamasına değinebiliriz. bunun nedeni ise sebebinin bilinmemesidir. hastalık kavramı kullanılmaz, bunun yerine "bozukluk kavramı" vardır.
bkz. kişilik bozuklukları
dolayısıyla bozukluğa sahip olan kişiler hasta olarak değil danışan olarak adlandırılırlar.
Normal diye nitelendirilen insanları normal çizgide tutmak için oluşturulmuş bilimdir. Çizgiden çıkanlar için ise yapabilecekleri sınırlıdır. Ama gelişen bilim tedaviyi mümkün hale getirecektir.
Babasi freud olan bilkm dali.
Psikoloji bireyleri tekil halde inceleyrn onlarin ruhsal karmasikliklarini toplumsal duzene ayak uydurmalari icin cozen bilim dali.
Psikoloji bir silahtir. Istedigin kisiyi istedigin sekilde yonlendirme yapabilecegin cok etkili bir silahtir. Eger ki; sosyoloji ile birlikte kullanilirsa cok buyuk kitlelere ulasabilecek kimysal silahtan daha etkili bir silah olabilir.
beyinin sınıflandırması bazı durumlar da çağrışım üstüne olabiliyor.
beyin sınıflandırması,bilinçaltı ( limbik sistemi,hipokampus ) bilinçaltına göre elbette.
aslında duygunuz neyse o insana karşı beyniniz bir çağrışım üstüne hafızanızı geliştiriyor ( olayları birleştirerek )
sınıflandırıyor anlacağanız. bu sınıflandırmayı yaparken normal bir durum dışım harici duygunuz üzerinden yapabiliyor.
böyle çok karmaşık geliyor evet toplayacağım bunları.
duygunuz üzerinden olaylar arasında çağrışımlar ile bağlantı kurabilirsiniz. bu elbette doğru bir şey.
ama psikolojiye bağlamam gerekirse fazla kuruntulu insanların yaptıkları çok sağlıksız bir şey.
şüphe duygusu ile çağrışım yaşayıp hafızasını geliştirebiliyor.
bu da biraz düşünce yapınızı ve en başta yapılan çağrışımlara itibar etmenizden kaynaklanıyor.
çağrışımlara tanıma duygunuz ile önüne geçebilir ya da çağrışımın yardımını alabilirsiniz.
beni kendine çeken bir ilim yuvasıdır.
aslında bize ifade eden duyguyu bilirsek nefretimizden,kinimizden kurtulabiliriz.
biz bakış açımızı hissediyoruz açıkçası... bu da direkt yaşatılarından edindiğimiz bir şey. Sonra bize ifade ettiği duygu ile tekrar kararlar alıyoruz.
vicdanımızı hangi söz, düşünce ortaya çıkarıyorsa onun ile karar alınmalı.
başaramayacağını düşünen bir yazar varsa ; Kafka'ya göre bir insanda bir cisimin birden fazla algısı vardır demiş.
ben bunun altında yatan şeyin duygular olduğunu düşünüyorum örnek vereyim bir insan bize iyilik yaparsa gözümüzü boyuyor deriz duygumuza göre (sinir,nefret,kin ) gerçekleri bazen çarpıtabiliyoruz. üzüntülüyken iyilik yapsa teselli ediyor deriz.
ruh halimize göre algı kalıpları var anlayacağınız. doğru duyguyu çıkartırsanız kinden,nefretten kurtulabilirsiniz.
Aslında size ne ifade eder bilemiyorum ama bana ifade ettikleri tamamladığı noktalar aşikar.
yardım etmek amaçlı girdim.
insan biyopsişik gelişim sürecinde ortaya çıkan en arapsaçı kıvamına gelmiş yapı sosyal psikolojidir.
insan tanımlayamadığı sosyal sistemi ya piramidin en tepesine koyar ya da en dibine. Buraya kadar her şey normal, peki buna nasıl karar verir? Bu kadar radikal kararları bu kadar eksik bilgi ile nasıl alır? Bu deyim yerindeyse tam bir kumardır.
işin en kötü yanı bu kumarın kazananı veya kaybedeni de yoktur yani geri beslem sistemleri yoktur.
Sosyal psikoloji bu bilinmeyenin sınıflandırılması alanında hala ciddi bir gelişim sağlayamadı, bu geri beslem sistemlerinin var olmayışının insanlığa zararları yönünde araştırmalar yapılmadı. Kitlelerin etkilenmesindeki bu önemli araç hala serseri mayın gemisi gibi yoluna devam etmekte.
Son olarak kendini kötü sanan bir birey için geliyor...
Nefs " kibir,kin,hile,nefret " Nefs vesvesesi diye bir ayet var... Eğer onun nefsinizden geldiğini bilmezseniz kendinizi kötü sanan bir birey haline gelirsiniz...
Tecavüz eden insan psikolojisi :
Bir insanın şehvet eğilimlerinde kibir,kin,hile,nefret,şehveti kapsayan bir nefs akıla hükmederse insan bunu yapabilir...
ve rahatlatıcı bir telkini olmasa ( söyleyemez gibi ) bu eğilimleri gösterme cesaretine gelemez...
Her insan ruh haline göre düşünür ve bu şehvet eğilimlerinde bir şey düşünmüş aklında bir ifade kazandırmıştır... o ifade ise korkularını galebe çalmış olabilir...
zaten günlük yaşantımız da aklımıza gelenler bize rehber oluyor...
Önyargı neden oluşur ? :
Kendini fikrini benimsemeyen ve bir şeyin içyüzünü bilmeden söylenenler aklımıza gelir ve biz bunun yüzünden önyargı oluştururuz....
eksik bilgiden de oluşabiliyor ve kin, nefret gibi duygular ile harmanlanıyor...
Kişiliği oturmamış yazarlar ise...
Nasıl birisi olduğunu merak ediyorsa topluluk içinde " kin,kibir,nefret,hile " gibi duygular olmadan içinizden geçenler kendi benliğinizdir...
bu bir yaklaşım sadece.
" Kin,kibirh,hile " nefstir... bu ise genel de şeytan ya da yapılanlardan oluşur...
kindar bir insan, insanları birbiri ile kıyaslayarak da diğerlerine kin tutabilir...
Ama bu sağlıksız olur çünkü sadece bir davranıştan, insanları yorumlar... Bir davranışdan karakter analizi yapılmaz...
Aforizma ile sonlandırayım...
Bir insanın tek bir davranışından onu çözdüğümüzü düşünürüz, ama bir labirentin ilk adımıdır o...
ateist olanın psikolojisi...
bir insan neden ateist olabilir ? tip takıntısı vardır bunu da yakışıklı mıyım ? diye sorularına geçmişte ki yaraları cevap verir ve bir takıntı oluşur...
her insanın ilkel benliği vardır " kibir,kin,nefret,hile " kendini beğenmeyen bir birey karamsarlaşır ve çözüm yolları aramaya başlar...
ilkel benliği de dini inancına karşı kin gütmeye başlar... bu takınt ile kendine bir savunma mekanizmasını ilkel benliği ile yapılandırarak, düşman olabilir...
sebebi ise karamsar ruh halinde, ilkel benliğinin aklına hükmetmesinden oluşur...
halbu ki bir insanın tipi ışık açılarına göre değişebilir... kötü,vasat bir ışıktan bakıyor olabilirsiniz...
elhamdülillah müslümanım.
canlı bomba psikolojisi :
sosyal yaşantımız da söylenen kelimeler içimize siniyor, başkalarının söylediği de bunları benimsetiyorlar
ve bunları benimsetmek için o insana tahminimce karamsar bir psikolojiye sürüklüyorlar...
karamsar olunca yapacağın, başarısız hissetmek... sonra da bu canlı bomba olmanın bir hedef olduğunu aşılıyorlar...
ve zaten normal bir insanın aklı her alanda bir şey ona rehber olur... tamamen karamsar bir psikoloji de bunun önemini aşılıyordur...
rehber olması içinde karamsar psikoloji üstünde tamamen ona gaz vermek...
bir düşünceden " sağaltım " uygulanıyor.
sinirliyken bile birisine karşı düşüncemiz " diken iken paslı çivi olabiliyor durum...
ikili ilişkiler de bir çok sorun sinirliyken üstüne düşünmekten oluyor... Çünkü duygumuz, zihnimize etki ediyor...
Eşiniz ile sıkıntınız varsa sinirliyken üstüne fazla düşünmeyin... Çünkü deniz kumu gibi bir zemin üstüne düşünüyorsunuz, sağlıksız oluyor.
bir çok doktor
hastalığı tam araştırmadığı için " çağrışım sağaltımı " uyguluyor.
Çağrışım sağaltımı ise söylenenler doktorun aklında bir tanıma mevcut oluyor ve çağrışım sağalatımı uygulanıyor.
detaylıdan ziyade, tam araştırılsa ya da düşünceleri oluşturan mekan,zaman araştırılsa daha verimli bir sonuç alınabilir.
Psikiyatri hep daha cok ilgimi çekmiştir ama tabi bir de tip okumasi vardir bu yuzden psikolojiye koyunun bulunmadigi yerde keciye abdurrahman celebi derler mantigiyla bakmisimdir bir tm ogrencisi olarak.
Fen edebiyatın en havalı ve insanların en çok okumak istediği bölümdür. Dersleri eğlencelidir ilgi çekicidir.çünkü insanı ele alır. Okudukça okuyası gelir insanın keşke bi 6 yıl olsa dedittirir.(ayrıca 4 yıl yetmiyor zaten 1 yıl uygulamalı dersler için uzatılmalı). Tekrar okuma şansım olsa 2. Kez okurdum bu da olanaksız olduğu için. Artık yükseklisans inşallah.