türk toplumunun bunu gerçekleştirenlere deli gözüyle bakmasına sebep olabilecek eylem.
lakin son zamanlarda bir modernleşme hareketi almış başını gitmiştir. halkımız artık bunu doğal karşılamaya başlamıştır. akıllanıyoruz azizim.
ailesine bile rahatlıkla açamayacağı bazı konuları yabancı ancak insan psikolojisi konusunda uzman birine anlatarak rahatlamayı amaçlayan insanın son derece doğal seçimi.
yurdum insanı tarafından "deli" sıfatının yapı$tırılmasına neden olan eylemdir. hastalığını iyile$tirmek, yok etmek isteyen insandır.
ayrıca $öyle bir açısı var sanırım. bir ki$i kanser olmadan önce hastaneye kontrole gider. bu durumda kimse dönüp ona kansersin ya da ölüceksin demez. fakat, sıyırmadan önce, bunalıma girince ya da zihnindeki sorunları yok etmek için gidildiği an herkes "deli" demeye ba$lar. *
"hem türkiyede insanların içine kapanık oldugundan dem vurursunuz hemde gelenleri soymakta üstünüze yoktur." gibi enteresan satasmalara maruz kalmis bir meslek erbabini yatistirmak, gonlunu almak icin de zaman zaman gidilebilir kanimca.
zira psikiyatriyi sadece hm hm anliyorum deyip fatura yazmaktan ibaret sanan insanlari gordukce, kalpleri kiriliyor, okuduklarina okuyacaklarina pisman oluyor, hayata kusuyor da olabilir bu zavalli insanlar.
diş hekimine gitmek,göz doktoruna gitmek ne kadar doğalsa psikiyatra gitmek de o derece doğaldır..dolguyla kurtarılabilecek bir dişi,diş hekimine zamanında gitmeden kaybetmek ne kadar acı ise;zamanında alınan küçük bir yardımla ruhunuzla barışmak yerine sorunları ağırlaştırarak bir kaosa sürüklenmek çok daha acı verici birşeydir...
yetişkinlerin çevrelerinde "deli" olarak algılanma ve türlü dedikodu korkusu nedeniyle çoğunlukla saklamayı tercih ettikleri, hatta gitmekten kaçındıkları, bazı ergenlerinse etrafta "psikopat/sorunlu" imajı çizmek, "bakın ben feleğin çemberinden geçtim böyle oldu" mesajı vermek adına her fırsatta "psikoloğa/pskiyatra gidiyom ben ha ona göre" şeklinde dile getirdikleri şey. ilahi çocuklar.
oysa, ne saklamayı gerektirecek kadar "kötü", ne de davulla zurnayla duyrulacak kadar sevindirik olunması gereken bir durumdur.
kısaca çoğu insanın gözünde maalesef hala "normal" bir şey değildir.
11 yaşındaydım.
boynum ağrıyordu benım başka bir şey değil.
psikolojikmiş vmeğerse doktora gitmem gerekmiş.
hiç bir şeye ağlamayan ben,ben deli değilim gitmem diye ağlamıştım.
nerden bilebilirdim ki 10 yasında başlayan psikiyatr serüveninin ömrümün sonuna kadar devam edeceğini, kullanılan ilaçlardan sonra bile tedaviye cevap vermediğimi,doktorun yıllar sonra bunlar genetik bunlarla yasamaya alışmalısın diyeceğini ve ilaçlara bağlı olacağımı.
bizim evde olağanüstü bir ciddilik hakimdir ama hiç bir şey ciddiye alınmaz.
ben de yıllarca deli diye anıldım,anılıyorum ama adım 46dan öteye gidemedi.
ilaç bağımlılığım için yapılan tek şey heyet raporu yazdırmak oldu.
yıllar sonra amy winehouse'un şarkısı aklıma gelecekti;
onlar beni rehabilitasyona göndermek istedi ama ben hayır dedim.
ve babam da benim iyi olduğumu düşünüyordu.
evet düşünüyordu ama yıllar geçtikten sonra git diyen o oldu bana.
annem hiç bir zaman ciddiye almadı,nasılsa alışkındı o deliliklere.
ya da konduramıyordu evlatlarına kım bilir.
kim isterdi ki 2 tane deli evladı olsun basında.
oysa benım sadece boynum ağrıyordu.
bu halüsinasyonlar nerden çıktı ki?
yanlış yönledirilme sonucu gerçekleşen eylem..
sizi uyarıyorum ebeveynler!!! çocuklarınızı psikiyatr'a göndermeyin!!!
aksi takdirde çocuğunuz kaybolacaktır.. ve onu kaybedeceksinizdir..
bu aralar deli gibi ihtiyacım olan hede. ama bu adamlarda aman hayat hiçte siklencek bişey değil havası biraz ta.şak geçiyormuş havası veriyor. hmm evet, çok güzel vs. baya bi s.kleniyorsunuz yani. dimi senin g.tüne girmycek şemsiye, he paşam he..
psikiyatrların çok güzel dinleyici olmaları ve konuştuklarınızı yaşam sırrı gibi ailenizden eş dosttan saklaması yüzünden çok güzel bir şeydir. Sıkıntıları hatırlamak istemiyorum tabi kide oraya gitmek zorunda kalmak istemiyorum ama iyi bir çaredir. Gidin konuşun çekinmeyin kimse size deli demez..
tıp fakültesinden mezun olmuş ve 4 yıl psikiyatri ihtisası yapmış hekime gitmektir.
tarafımca da sık sık yapılandır. yok yok korkmayın hemen, onlar da insan neticede.
arada gidip hal hatır soruyorum kendisine, morelim bozuk falan diyorum, o da saolsun dinleyip geçer diyor. adamın bir bildiği vardır heralde bu işin kitabını okumuş geçer diyorsa geçer deyip yoluma devam ediyorum. tedaviye olumlu yanıt veriyorum velhasıl.
o değil de dibi hem muayene ücreti vermiyorsun hem de 5 muayenelik vaktimi çalıyorsun napacağız senle diyor bazen, en çok o ağırıma gidiyor.
ayrıca kendisi sözlükte yazardır. ferim devam etsin, sözlük kızlarına da selamı var. *
iki defa gittim. Normal galiba denildi. inandım...
Not; 2.de devlet hastanesine gittim. 10 dakika zor durdum oda da. Yani adam göndermeye çalıştı hemen antidepresan yazayım mı muhabbetine girdi. Diyemedimde ''hele yiğenim geç otur bi soluklan '' diye. Bu yüzden devleti tercih etmeyin desem 1 kişilik araştırmalarıam göre yeridir. Ayrıca hemen ilaç kabul etmeye meyilli olmayın. Anti depresan yerine bira içmeniz tadında daha iyidir.