cem uzan sana teşekkür ediyorum. 20 yıl önce pringles türkiyeye geldiğinde bunu yemek lükstü ve biz senin sayende pringlesa doyduk.
(bilmeyenler için edit: star gazetesi ilk çıktığında gazete alana pringles hediye veriliyordu)
Sürekli olmasa da arada kendini şımartmak için güzel bir tercih olabiliyor. Zaten biraz yediğimde dudağımın kenarları yara olduğu için bitirmek 3 günümü falan alıyor sonraki 3 gün de iyileşmek için.
En beğendiğim çeşidi Salt and vinegar olan über lezzetli cips. Hani şu mavi renk olan. Nedense Türkiyede her markette bulunmuyor. Bir kere civarda bulunmaması üzerine krize girip e5'e çıktığımı bilirim. Genellikle yol üstü tesislerinde bulunuyor. Her ne kadar en sevdiğim pringles çeşidi olsa da genel olarak en nefret edilen pringles çeşidi de budur.
Senelerdir fırsat bulup yiyemediğim gönlümün efendisi. Geçen yaz mutfakta masanın üstünde kutusunu görünce yaşadığım sevinci anlatamam. Ama içini açtığımda boştu. Hemen kendimi yere atıp ağlayarak yuvarlanmıştım.
cipslerle pek haşır neşir olmama rağmen hayatımda ilk defa birkaç dakika önce yediğim cips. (markası, türü artık her ne ise)
daha önce birinden otlanıp yemiş olabilirim belki hatırlamıyorum ama kendime ilk defa aldım. birkaç gündür duruyordu kenarda, kıyamadım yemeye. şimdi bi bakayım bari dedim.
vee ne desem bilmiyorum. 7 küsür liralık cips bu mu? çok farklı şeyler bekliyordum ben... mutluluk hormonlarıyla dolup taşacağımı, halüsinasyonlar göreceğimi falan. tadını beğenmedim bile. hayallerim yıkıldı. çok zalimsin hayat.
neyse rufflesımı yemeye devam edeyim ben.
not:madem bir ilki gerçekleştiriyorum, bir şeyler yazayım bari dedim. hayatımdaki başarılarımdan deneyimlerimden sayıyorum bunu fmdnfshfb. evet.
çocukluğumda sadece zenginlerin yiyeceği cipsti benim için. tüm çocukluğumda bir defa bile alıp yiyememiştim, ki o fiyata almazdım da.
şimdi de pahalı sanırım.