kadın kendisiyle sevişiyor, kendisine aşık oluyor. bir de üzerine doğurduğu çocuk da kendisi oluyor. bu tarz bilim kurgu filmlerde kesin ip var kafasıyla yaklaşıp gerçek hayatla özdeşleştirmeye çalışmıyorum. amma kızın hayatını mahveden adamın suratını hatırlamaması da saçma. bir dizi ameliyattan sonra bu surat bana bir yerden tanıdık ama nerden diye sormamış kendisine dedirtiyor. ufak bir kurgusal numarayla veya basit bir tip değişikliğiyle bu saçma olmuş düşüncesi giderilebilirdi.
onun dışında güzel, gece gece iyi gitti. olay içinde olay, iç içe hikayeler olan paralel evren konulu filmler ilgimi çekiyor.
izledikten sonra araştırdım da bu ülkede amma çok zamansal kavramları anlam bakımından çözebilmiş insanlar var, şaşırmadım değil. ayrıca kutladım. ben açıkçası anlamadım. lakin film için diyebileceğim tek şey teknik olarak bir çok filmi silip süpürür. zaten teknik olarak üstüme kimseyi tanımam. sinemaya boşuna hayatımızı vermedik. artı olarak profesyoneliz de. ohoo boşuna ayrıntı yapmışım. sağlıcak ile kalın sevgili paradoks çözümleyicileri.
dede paradoksunun anlatıldığı filmdir. Hatta paradoksdaki karakterin adı da jane filmdeki karakterin adıda. Yani ortada sıfırdan üretilmiş bir şey yok. Zaten paradoksta vasat filmi de haliyle öyle olmuş.
--spoiler--
Tamam bütün karakterler jane bunu anladık ama film içerisinde o kadar çok göze sokulmuş ki bu resmen aptala anlatır gibi anlatmışlar bu da seyircinin merak duygusunu mahvetmiş.
Bütün bu döndüğünün bir sıfır noktası yani başlangıcı olması gerekir. Bundan bahsedilmediği için kötü olmuş.
Bir insan kendi kendisini döllese dahi aynı kişi yanı jane ortaya çıkmaz. Çünkü milyonlarca farklı sperm var. Eşeyli üremeye tamamen ters bir durum. Şöyle olsaydı jane'in üreme değil de vücut hücresinden klonlansaydı o zaman olabilirdi.
John geçmişe dönüp janele tanıştığı yere geldiğinde aslında aşık olduğu kişinin kendisi olduğunu anlıyor başına gelecekleri bilmesine rağmen aynı şeyleri tekrar yapıyor. Seçim hakkı varken kullanmıyor. Bu da saçma. Onu geçtim jane her şeyden habersiz kendisine aşık olup ameliyatla erkek olduğunda lan o kişi benmişim diye nasıl düşünmüyor. insan aşık olduğu kişiyi nasıl tanımaz. Biri bana bunu açıklasın. Aynalarla arasının iyi olmaması bahane değil.
ajan bombacıyı yakalamak için depo gibi bir yere gidiyor ve gözlerine bakıp onu yakalama imkanı varken karar değiştirip hemde 2 kere zaman makinesini ona doğru itiyor. Bunu neden yaptı anlamadım. Ayrıca zaman makinesini kullanabilen kaç kişi var ki adam şüphelenmiyor kendisinden yada şirketinden biri olmadığından. işin garip tarafı iksi de aynı kişiyse ajan daha önce o sahneyi yaşamış zaten ki yüz nakli geçirip o hale gelmiş patlamadan sonra. demek ki kendi geçmişine dönüyor ve bombacı kendisi en başından beri bunu bilmesi gerekmez mi o sahnede. cidden karmakarışık. Bunu paralel evrenlerle açıklasalar belki bi mantığa oturabilirdi.
Filmin en güzel yanı bar sahnesinde janein hikayesini anlattığı kısım o kadar.
--spoiler--
paradoks un amına koyulan film. "karmaşık olan her şey derin anlamlar içerir" saçmalığına kanıpta, bu film mükemmel demeyin çünkü değil. güzel mi? izlenir mi? tabi güzel ve izlenir ama sadece bu fazlası değil. film bir kişinin hayatını, başına gelenleri ve sebep olduğu olayları anlatıyor, bazı izleyicilerin beyni yana bilir. aynı zamanda hem bu kadar sade hem bu kadar karmakarışık bir şey beklenmediğinden dolayı, finalde "gafam yanıyo" diye bilirsiniz. bana göre gayet anlaşılır bir film, dikkatli izleyip olayları takip ederseniz aslında çok basit.
--spoiler--
nasıl doğduğu bilinmeyen bir kız çocuğu, ve bu çocuğu başından beri takip eden gizemli bir adam. filmin kısaca özeti şöyle : kendini beceriyor, kendini doğuruyor, kendini eğitip kendini öldürüyor.
--spoiler--
az önce ağır uykusuzluk ile birlikte izlediğim paradoks yuvası bir yapıttır. Ciddi manada adamı dumur eden, sonu gelene kadar beyninden dumanlar çıkartan, bittikten sonra da ardında onlarca düşünülecek başlık bırakan bir filmdir. izlemeniz gerekir. ınception dan daha sağlam senaryoya sahip, daha ağır izlenesi yapıttır.
Ömrüm boyunca ilk defa, tavuk mu önce gelir, yumurta mı sorusunu bu kadar düşünmemi sağladı. Elbette bir horoz gerekir lakin film sonrasında onu da bol bol düşünüyorsunuz. Buyrun vakit kaybetmeden izleyin sözlük, sabaha karşı cidden iyi gider. Saygılar..
Edit: Kafasını ısıran bir yılan, sonsuza kadar'' repliğini tam olarak bilen varsa, özel mesajdan ulaşabilir mi ?
Ulan bu ikiz kulelerin bombalanması, afganistana, ırak'a saldırı ve 3. dünya savaşı gibi planların, Bir (illuminati) oyun kartında 1993 yılında bilinişi ve bu kartlara olayların yıllar öncesinden resmedilmesi, Ulan Bu geçmişe yolculuk gerçektende varmış dedirtmeye, yani ilk defa bu kadar bir şeye, hayal ürünü denilen o hep zaman makinesine inanmaya itti sabahın köründe. Al işte çık işin içinden. Yani ne bilim.. Elemanın teki sırf insanların iyiliği için geçmiş öncesine gidip, o oyun kartlarına dünyanın en pislik işlerini Abd'nin pislik oyunlarını, belkide o yıllar bizi uyarmak için bastırmış olamazmı o oyun kartlarını dedirten bir duruma getirdi beni..
zamanda yolculuk yapabilmek demek kendini sikmek, kendinden gebe kalmak, kendini öldürmek demekmiş. napoleon izlese o veciz tümcesi şöyle olurdu: paradoksparadoksparadoks!!!
bir insan bile isteye kendine bu eziyeti etmemeli yav!
bir kaç gün önceden inception izledikten sonra sonunun tahmin edilebilen film. tam 3 gün önce inception'ı izlemesem beni baya etkileyebilecek bir filmdi. filmin ortasında sırıttı her şey bence. zaman kaybı değil. izleyin.
filmin sonunda ana karakterlerin aynı çıktığı filmdir. filmde sonsuz bir döngü işlenmiştir, doğan bir çocuk var, bu yetimhaneye bırakılıyor büyüyor ve uzay bilimlerine girmek isterken hormonal bozukluk çıkıyor. sonra aşık oluyor, hamile kalıyor çocuk doğuyor, o esnada kendisini ameliyatla erkek yapıyorlar ve vücudunda zaten bulunan penisi büyütüyorlar ardından erkek hali kadın haliyle tanışıyor bu arada hamile kalıyor işte. ilerde de new york bombacılığı yaparken yüzü yanıyor, yüzünü düzeltiyorlar, doğan çocuğu kaçırıyor ve sonunda yetimhaneye bırakıyor. en son olarak da kendi yaşlanmış halini öldürüyor. filmde zaman makinesi gibi bir şey var, bu sayede bunlar gerçekleşiyor, tam bir sonsuz paradoks.
yapmayın, izlemeyin, izleyip kendinize ve beyninize yazık etmeyin. şaka lan şaka tabi ki izleyin ama muhtemelen 2 saat o kimdi bu kimdi onu kim yaptı falan derken bulacaksınız. kendinize gelemeyebilirsiniz. bilim-kurgu filminde mantık aramayan normal izleyicilerdenseniz kesinlikle izleyiniz.
--spoiler--
kendine aşık oldu, kendini sikti, kendini doğurdu, kendini öldürdü
mükemmel bir senaryonun, basit bir kurgu, mekan gibi etkenlere kurban gitmesi durumu var bu filmde notu ne kadar yüksek olursa olsun, eminim ki bu filmin 4-5 katı daha büyük etkiler yaratılabilir, Daha beyin yorucu olabilirdi. daha büyük etki bırakacakken (bkz: coherence) hollywood klişelerini fazlaca hissettim. Buna rağmen 3,4 yerde tüylerim köküne kadar ürpermedi değil,
--spoiler--
bazı çiftler birbirine benzer ya hani, ya da size de demişlerdir, aa ne kadar benziyosunuz diye, insan kıllanmıyor değil hani.
--spoiler--
paradokslarla dolu şimdiye kadar izlediğim zindan adası , benjamin franklin gibi filmlere bin basar. tam bir baş yapıt. aslında filmde asıl anlatılmak istenen şu; insanlar hayatlarını tek kişi olarak yaşamazlar. yaşam sürelerince karşılaştıkları olaylar kişilerin hayatında çok sapmalara yol açabilir.
filmin başında yaklaşık 30-40 dk lık bir muhabbet kısmı var. bu kısım biraz sıkabilir ancak! bu kısımda anlatılanları kaçırmaz iyi analiz ederseniz, filmin sonunda kendinizi zamanın üzerinden bakarken bulabilirsiniz...
gece gece beyin amcıklaması yaratan film. aslında sorun ne anlattığını çözmek de değil, zaten esinlendiği yer nam-ı değer dede paradoksu başka bir deyişle;
(bkz: predestination paradox)
bundan sonrası;
bir adamın(veya kadının) kendisini sevmesi, doğurması, becermesi, çalması, bırakması, kısacası kendi neslini kendisiyle paranoyak bir şekilde yaşamasıdır.
gelelim fizzle bombacısı'na. paradoksun yaratılma sebebi robertson (şu spacecorptaki eleman). kendisi bütün bu paradoksun sebebi. yaratma sebebini de zaten film içinde söylüyor. "belki de fizzle bombacısı bu büro için iyi bir şeydir" diyor filmde.
paradoksu yaratan kişi o. bütün bu fizzle bombacısı döngüsü/paradoksunu oluşturuyor.