ölüm, evlat acisi, masumiyet, yasama hakki, ekmek, vs.acitasyonu yapmayacaksin o zaman guzel kardesim.
berkin öldüyse polis de öldü.
berkin'in annesi evlat acisi yasiyorsa polisin annesi yok mu?
berkin cocuktu, masumdu ama bolucu orgut eylemlerinde yer aliyordu; e polis de gorevini yapiyordu?
berkin'in yasama hakki vardi da polisinki odunc mu verilmisti?
berkin eylemdeydi, ekmek icin cikti dediniz ama polisin tek derdi hakikaten ekmegiydi.
adaletten bahsedecek en son kisilersiniz.
berkin öldü diye sevinmedim, onu bu olaylara dahil edenlere kizdim hep.
dayatma olmadan üzülünmelidir aslında. seçim konvoyunda aracı devrilip ölen polisler de candır, onların da ardında bıraktıkları, yaşayamadıkları var.
ancak oluşan algıyı gözardı etmemek gerek. polis en küçük anlatımla "hoşlanılmayan" bir kavram artık. ya da şöyle:
-polise de üzülün.
-hangi polise? insanların kafasına gaz fişeği atan polise mi?
polis algısını kendi vatandaşlarına acımasızca saldıran, nefret dolu, kin dolu robocoplara dönüştürenlere, olay bastırmayı, sesleri kısmayı polisin güvenliğinden daha çok önemseyenlere de sormak gerek. 36 saatlik mesaileri, bitmek bilmeyen nöbetleri dayatan polisi kendisinin kölesi sananlara da sormak gerek.
üzerine Abs korumaları geçirip, kafasında numarasız kasklarla insanlara saldıran hayvanlara da sormak gerek.
polis suçlarını örtbas eden, kamera kayıtlarını silen, bile bile yalanlar söyleyenlere de sormak gerek.
vatandaşlarını öldürenlere destan yazdınız diye ikramiye verene de sormak gerek.
yersiz dayatma.
polis diye değil insan diye üzülebilirim ancak. 45 derecelik açıyla hedef alması gerekirken insan hedef alıp ateş eden polise üzülemem kusura bakmayın. insan olan polisler zaten canımız ciğerimiz.