25 senesini eğitimle geçirmiş bir asistan doktor 1900 2400 arası alırken daha göreve yeni başlamış lise mezunu bir polisin aldığı maaş 2 bin liradır. bir öğretmen bir polis kadar alamamaktadır. süper lisans yapmış bir hemşirenin maaşı 1400 liradır. polislerin muaf tutulduğu askerlik hariçtir.
bu durumda sormak gerekir polislerin ayrıcalığı nedir?
iyi adam döverler.
iyi gaz bombası atarlar.
iyi yafta vururlar.
iyi....
bir öğretmen bunları yapabilirmi ya da bir doktor!!!!
not: bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum diyen bir kültürümüz vardı ne oldu ona.
sanırım ileri demokraside kılıç daha üstün.
polislerin ayrıcalığı tayyip in onların yanında olmasıdır. adam polis öncelikli polis devleti yapmaya alışıyor. apacak birşey yok. biz amele gibi 1000 liraya çalışcakken lise den sonra polis olan 2000 lira maaşla işe başlar bizim adaletimiz budur işte.
bu adaletsizliğin ortadan kaldırılması gereklidir. çünkü bu ülkede polisten önce yüksek maaş hak eden meslek sahipleri vardır. şimdi tutup biz de hak ediyoruz demeyin. ben çok tanıyorum haftada üç gün işe giden polis. hem de işi yalnızca masada oturmak olan polis. gecesini gündüzüne katan insanlar var sizden önce. biraz gerçekçi olun.
ihtiyaç duyduğumuz her yerde umudumuzu kaybettiğimiz her yerde 155. çok güzel afişleri var bir de. arabayı ittiren polis çocuk seven polis.ondan yüksektir maaşları. ha belki de zağnos yurtlarında nur pansiyonlarında polis sınavının sorularını son akşam çalıştırıldıkları için olabilir sonuçta zor iş yani.
polis olan iki arkadaşımdan duyduğum şeyler yoksa bende muallakta kalabilirdim. ayrıca bu polis olan arkadaşın abisi de komser şu an ve onun için de cemaatçi torpili kullandıklarını söyledi.
kendini itin götüne sokmak değilse amaç doğru söylüyor olabilir.
her an ölüme hazır olmanın bedelidir. bir öğretmen gerektiğinde canını vermek için canını vereceğine yemin etmez. bir doktor sikinin kuluncunu kırarken, özel muayenehanesine gitmeyen hastayı sallamayıp, ölümüne sebep olabilir, katili olur ve kimsenin ruhu duymaz. fakat polis ölür kardeşim sizin için. polisin vazifesi gerektiğinde ölmektir. ve onun bedelini almaktadır.
not: polis falan değilim. bu arada esas sebep, tam mesai yapmaları. yani bir polis "bugün pazar" yahut "saat gecenin ikisi" şeklinde bir mazeretle gördüğü bir vakaya müdahale etmemezlik edemez, herhangi bir suça göz yumamaz.
ayrıca senede 4 ay yatan öğretmenler çok bile almakta, 10 bin liradan aşağı geliri olan doktor da türkiye cumhuriyeti sınırları içinde bulunmamakta. reprezantların getirdikleri yeter zaten. aylık bir polis maaşı değerini buluyordur muhtemelen.
öğrenciyi joplamanın bedelidir. evet 2 ay tatili olan(okul açılmadan 2 hafta önce ve kapandıktan 2 hafta sonra öğretmenler okullarına giderler) öğretmenlere çocukların eğitimi için para veren devlet, üniversite yıllarında bu çocukların joplanması için de polise para vermektedir. (öğretmenlerin üniversite mezunu olduğunu belirtmeme de gerek yok sanırım)
düzeltme: eksik söz
aslına bakarsanız polisin maaşı normaldir. ancak; türkiye'de sadece polis ve askerin maaşı normal diğer bütün mesleklerin maaşı düşüktür. aynı zaman da her ne kadar polisler ile anlaşamasam da polislerin bu işte can güvenliği yok bir nevi canlarını koyuyorlar ortaya arkadaşlar. bir kaç çürük eleman var diye içlerinde tüm polis teşkilatımızı kötülemeyelim. askerimizde, polisimizde bu ülke için çok gerekli.
cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.
k.atatürk
iktidar; onu ve zihniyetini koruyacak, kollayacak, yaptığı pis işlere karşı halkın tepkisini bastıracak, yüksek maaşla satın alabileceği emniyet kuvveti ister.
liseli ergenlerin sorduğu sorudur. cevabı aslında çok basittir. polisler halkın içinden yetişmiş bireylerdir. hepsi kenar mahallede top oynayarak büyümüşlerdir. şimdi ne alakası var diyeceksiniz? bu meslek kolay değildir. kendinizi birde onların yerine koyun. akşam eve giderken üzerinizde bir üniforma, sokak aralarından eve gitmeye çalışıyorsunuz. belkide evin alışverişini yaptınız. çocuğunuza bir şeyler aldınız. az ileride iki vatandaş tartışıyor. birisinin elinde silah olduğunu varsayın. ve o anda elinde silahlı olan adam sizin üzerinizde polis üniformasını görüyor. bütün dikkatini siz çekiyorsunuz. belki adam ateş etmeye hiç niyeti yok ama siz polissiniz. sizinde belinizde silah var. adam sizi tehdit olarak algılayacak ve bir anlık sinirle size ateş edecek. kim bu riski almak ister. şimdi diyeceksiniz ki hayat risklerle dolu. tabi kide öyle ama orada bir sivil vatandaş olsa yolunu değiştirebilir. ama polis değiştiremez artık çünkü mahalledeki insanlar onu görmüştür. yolunu değiştirdiği zamanda diyecekleri tek şey "polis vardı müdahale etmedi". ben türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak polislerin aldığı ortalama 2.000 liralık parayı kendilerine helalı hoş olsun diyorum. he burada bir meyve sepetinin içinden illa ki bir iki tane çürük meyve çıkar. bunlarda istinadır zaten.
edit: öğrenciyim, polis dayağıda yedim.
çalışma şartları en zor olan meslektir. hafta sonu diye bir durum söz konusu değildir. tam pazar günü geliyor diye sevinmeye başlar polis memuru, eşiyle çoluğu çocuğuyla bir gün geçirmeyi planlar, o esnada bir miting bir olay çıkar 1 saat içinde görev yerinde hazır bekler. haftada garanti 2 sefer gece mesaisine kalır. sabah uyumaya çalışır onca gürültü arasında. çoğuda uyuyamaz saat 12'de yine bir emir gelir yine bir olaya çağrılır. 2bin lirayı bırak dokunmak ağız tadıyla harcayamaz bile.
gözetim toplumu dediğimiz şey budur iste güvenlik en had safhada güvenlikçiler el üstünde. ama bunun aksine suç oranları uçmuş vaziyette.demek herşey görünüş herşey nicelik.maaşlarını böyle yüksek tutacağınıza sayılarını böyle artıracağınıza önce insan gibi eğitim verin dedirten durum...