çizgi filmi dışında bir de bilgisayar oyunları vardı diye hatırlıyorum gerçi o zamanalar oynayamamaıştık bilgisayarımız yoktu. bu arada her sabah 8 de ve akşam üzeri saat 4 veya 5* gibi atv de yayınlanırdı.
Cocuklugumun en guzel cizgi filmiydi her sabah atvde yanlis hatirlamiyorsam saat sekizde televizyondaydi. Her sabah kalkar cokokremim ile beraber izlerdim. Anilarim canlandi be sozluk.
bir çizgi dizi, bir kart oyunu ve elektronik alet oyunları serisinin çıkış sebebi. sayesinde ortaokulda sınıfta tasocu, cipsçi, kartçı, pokemoncu lakaplarını almama sebep olan ıbık cıbık. sayesinde e şubesindeki elemana yumurta, b şubesindeki elemana tasocu, a şubesindeki elemana tüccar, c şubesindeki kuzenime ortak lakaplarının takılmasına sebep olmuştur. hani kurtlar vadisi dındırırırıdıın dizisindeki baronlar vardı ya işte bu kişiler ve ben başta 7. sınıfların olmak üzere okulun baronları gibiydik. (ne boktan benzetme), aramızda çekişmeler de yaşanırdı. tüccar lakaplı eleman harçlığımı cipse yatırmama kızan aynı okulda öğretmen olan anneme beni şikayet ederdi, küçük sınıflara karşı oynayıp kaybettiğimizde '' ben ... hocanın oğluyum, yeğeniyim(kuzenim)'' diyerek kaybettiğimiz taso başta olmak üzere elindekileri de aşırırdık. okulun yanındaki bakkalın önü bildiğin pokemon taso turnuvası stadyumu gibi olurdu her zaman. bize gelen arkadaşımın getirdiği bir torba pokemon kartını unutunca arkadaşım poşeti açıp fosil ve hologramlı kartları alıp yerine training kartları koymuşluğum da vardır. hatta bir ara okulda kart satışı da yapmışlığım vardır. kuzenimin bütün baba kartlarını ütmüşlüğüm vardır, yeri geldiğinde ütülmüşlüğüm vardır. hocalar derste tason yok cebinde değil mi alırım bak diyerek tırsıtmıştır beni, arama yapılacağı zaman öğretmenler odasına gidip annemi bulup anne bunlar bende çok yük yapıyo şunları çantana koysana diye yırtmışlığım vardır. vay babyın kemiği be.
ps: kart ve tasosu olupta satmak isteyen olursa, ankara ve samsunda satıldığı yeri bilen varsa bir tık uzaktayım.
ps2: taso çarpıştırmacada el bükmek yok ona göre!
ismini duyunca çocukluğumu özleten 90 lı yıllarda çocuk olmuş bünyelerin hastası olduğu çizgi dizi. onu seyretmek için kuran kursuna gitmezdim. annemden babamdan dayak yiyip dururdum.
pokemon ligini kaybettiğinde bir nesil seninle ağladı lan ash. neyse ki dragonite'ı yenerek sonra şampiyon oldun (gerçi pikaçunun dragonite gibi bir efsane pokemonu yenmesi de ayrı bir sorunsal ya).
asi isyankar pikacu ve asi isyankar güçlü ateşli hür charizard pokemonlarına sahip ash isimli kahramanın o şehir senin bu şehir benim dolaştığı tüm itfaiyeci doktor ve polis bayanlarının tıpkı aynısından olması, rozet sahibi olmak için debelendiği, beni köpek dövüşü, karınca dövüşü, kedi taşlamak gibi aktivitelerden ekran başına çeken sürükleyici bir çizgi dizi.
(bkz: gönüm hep seni arıyo neredesin sen.)
ilk 5 sezonun pokemonlarını türleriyle birlikte sayabileceğim çizgifilm. evet, zamanında her çocuk gibi hastasıydım.
favori pokemonumda chikoritaydı. bayleef' e dönüşüncede ağlamıştım.
80li(yarısından sonraki) ve 90lı yıllarda doğmuş neslin bir zamanlarki idolü. ahh çocukluğum, sabahları saat gibi 10'da başlayacak diye erkenden kalkıp televizyona geçiş, öğleci olduğumuz günler... sabah kalkıp kahvaltıyı ona göre hazırlayıp televizyon karşısında farkına bile varmadan yemek. bir sabah pokemon izlerken ocakta unutulan sosisin patlaması... okula gidince o günkü kritiğin bütün gün boyunca yapılması... ne güzel günlerdi pikachu'lu günler...