kolay kolay sinirlenmeyen bir yazar dosttur. eğer sinirlenmişse bir sebebi vardır diyor, samimiyeti ve iyi niyetinden şüphe duymuyorum. ayrıca '' oh be, iyi oynayıp kazandık '' diyorum. *
benim anlamadığım sana ne arkadaşım dönmem der, canı sıkılmıştır dönmüştür. sana ne? sana mı soracaktı gelirken geri dönebilir miyim diye? tey allam ya sözlük değil manyak yuvası!
Aynı anadan doğmasak bile yanında öz abiniz gibi hissetmenizi sağlayan.
Derdinizi dinleyen...
Sigarasini agzinin bir kosesine koyup, dumanını usulca cektikten sonra "hayatta bir de şöyle bir şey var ki..." deyip cümlesini bitirdiginde "ulan adam harbi doğru söylüyor, bu adami dinlemeliyim ben" dedirten cinsten.
Isminin önüne sıfatları kolay kolay seçipte koyamiyorum ben arkadaş. "adam" sanırım bu iş için biçilmiş bir kaftan olacaktır.
Hayatımın sikko bir zirvesinde icine girip, kısa bir sürede arkadasligimizi, dostlugumuzu, kardesligimizi kısacası her seyimizi paylastigimiz iki insan olarak çıkmak beni gerçekten mutlu ediyor. Hatırlıyor musun lan? Bana "bu daha başlangıç olm" dediğinde ilk basta inanmamistim ama şimdi gerçekten bu daha başlangıçmis amina koyim.. *
Ben kim miyim?
Mecidiyeköy metrobüs merdivenlerinin karşısında ki kafedee üstümüz de 5 kuruş para cikismayip mekana borc taktigimiz,
Adalara gidip bir güzel gülüp eglendigimiz,
Kadıköy'de ki vazgeçilmez mekanimiz olan babil kafede gec saatlere kadar bira içip muhabbet edip dertlerimizi paylastigimiz,
"olm bursa da zirve var gidek mi lan? Deyip "hadi gidelim abi" cevabini sahsimdan aldiktan sonra atlayip bursa ya zirvelere gittigimiz,
Evine saat gece 4 de "abi sana geliyorum moralim cok bozuk" deyip "atla gel tabi lan hadi bekliyorum" cevabini verdiğin,
Odasinda ki xbox la kendisine fifa da defalarca koyup aglayip * ama pes'de elime veren,
Gece gec saatlere kadar ahmet Kaya dinleyip litrelerce bira tükettiğin,
Hasta olduğumu ve hastanede olduğumu duyar duymaz yeri göğü yıkıp bana ulasmaya çalıştığın adamım ben abi.