koca çınarı yokeden, önemsemeden toprağı paylaştığı ve bütün vitamini kendi deposunda toplayan ayrıkotlarıydı.
ayrıkotlarını dallarıyla örttü güneşi göremesin diye.
oysa umursamasaydı işe yaramaz ayrıkotlarını, kuruyup gideceklerdi kızgın güneşin altında.
koca çınar kendini siper etti kızgın güneşe ve istemeden de olsa büyüttü ayrıkotunu. *
ortamcılıktan öte bir numarasını henüz göremediğim yazıların sahibi zehir gibi bir arkadaş. bir an önce kanka olmak isteğiyle yanıyorum, onu da yakacağım (bu ateş ile) *
kanka n'ber?
ekmek yiyen bünye ekmek kafalı olur. bunu unutmasın yazarı! ve verilen fırınlarda ekmek değil sebze ağırlıklı besinler pişirsin dediğim yazar. zira, bir çok kişi ekmek yemekle kalmıyor yediklerinden başaklarına da ikram edip kendileriyle aynı sona sürüklemeye çalışıyorlar insanları. yeme kardeşim ekmek yeme. hele ki fırın fırın hiç yeme. yiyenlerin durumu malum.
edit: bu arada kendisini tanımıyorum bile. sadece ekemeğin zararlarına karşı kendisini uyarayım dedim insanlık namına.
epeydir okuyorum sözlğü. hangi nick sahibi hangi saftadır az çok bilirim. yalnız bu adam kimdir, nedir, neyi savunur bi türlü bilemedim. bu adam herkesi seviyor. koşulsuz, değersiz seviyor. sürekli etrafa bi gülücük. sevgisi herkese yetmez bi insanın. yetmemeli de zaten. inanmayın "yüreğim kocaman" diyen sahtekarlara.
üstüne alınanların istikameti kallavisinden bi iran filmi olsun, iflah olurlar belki.
tanım: 7 harften 0 kişilikten oluşan nick ve arkası.
eyvallah demesini bilen yazardır. kendisini eleştirenlere, kendisi ile hiç konuşmaksızın kişilik analizi yapanlara da eyvallah demektedir. ama kişilik insanlara somurtmak, direktifler yağdırmaksa "sokayım öyle kişiliğime" demektedir. sadece saygı duymayı bilmektedir ilgili yazarımız. bu yüzden sağcısına da saygı duyar, solcusuna da... inanana da saygı duyar, inanmayana da. saygı duyduğun insanı da tanıdıkça seversin. şimdilik saygı duymakta yattığı yerden. ve yakında bir ihtimal sevgi ile kucaklayacaktır yalnızlığını dost edinmişleri...
itiraf editi: aha ulan itiraf ediyorum ben sahtekar, hokkabaz, kişiliksiz, liseli bir ergenim. mutlu olun gayrı...
insanın yaradılanı yaratandan dolayı sevebilmesi için herhangi bir safta olması gerekmediğini bilen, yeri geldiğinde efendice kendi görüşünü karşısındakine anlatabilen insan. yüreği kocamanmış falan boş laflar. kimsenin organlarının boyutu bizi ırgalamaz.
bak hazır ol!
yalayacağım senin deyiminle bu adamı.
çıkart poisonx! çıkart, gölgesinde serinleyelim pis faşist!
bak bir kez daha söylüyorum; yalıyorum!
iran sinemasının iran'ı eleştiren abartılı filmleri geldi aklıma.
ne diyorum biliyor musun?
bildiğinizi sandığınız her şey yalan!
sevgisi bana yetiyor lan bu adamın!
salak!
sözlükten yazışmıyoruz biz!
çok eğlendiğimiz zamanlar oldu.
fırsat bulsak yine olacak!
bir aciz geliyor da yetmez diyor seni bilmeden ço-cuk.
nereden tanıyor lan seni bu adam?
nereden tanıyor lan bizi bu adam?
it vardı sizin mahallede, bildin mi?
basma dedim kuyruğuna ulan faşist hayvan düşmanı seni!
gözü körmüş zaten zavallının. ondanmış saldırganlığı.
siktir et de onu bunu.
oynadığım kazı kazandan para çıkmazsa siktim belanı.
zaten beni bu havalar mahvetti.
anlamak yok çoçuğum, anlar gibi olmak var;
akıl için son tavır, saçlarını yolmak var...
her seferinde daha çok yabancılaşıp, daha uzun aralarla kaçtığım; her seferinde daha çok özleyip, daha polyannamsı bir ruh haliyle geri geldiğim şu ortamla rabıtamı sağlayan 3-5 adam ve kadının bıraktığı boşluklardan sızıverip beni demarke vaziyette yakalamayı beceren bir dip akıntısı vardı... hırçın desem değil; azgın, çoşkulu desem değil; sarsak, yavaş, lakayt desem o hiç değil; böyle acayip, pis, sakil, çeri çöpü terkinde götürüp de berrak denizlere değil; boklu körfez bozuntularına bırakan, sünepe bir akıntıydı bu sanki.. kimin tedrisatından geçerek öğrenmişsem artık, her gördüğümüz akıntıya kapılıp gitmemeyi hala marifet sayanlar familyasındandım; kokuyu def etmek için elimi burnuma götürüp, başımı çevirmekle yetindim; zira yatağını değiştireyim derken boklu derede sürüklenip giden aile büyüklerinin hikayeleri hala anlatılırdı sobanın başında, temkin - tedbir - ihtiyattı ailecek en mümeyyiz vasıflarımız.. zaman zaman çizmeleri çekip araziye inesim geldiyse de; alemi seyre dalmak ata sporumuzdu, dizginledim kendimi.. iyi ki de öyle yaptım.. neyse ki sıvamadım paçaları, neyse ki tuttum kendimi, neyse ki kapılmadım bu akıntıya, geçmedim yöresinden, kirletmedim kendimi.. daha da kirletmem...
bir sözlük yazarı poisonx. herkesi seviyor. sevsin, ne mutlu...
otu boku sevmiyorum ben bay sevgi insanı, üzgünüm... diye seslenmek bile istemediğim...
otu boku sevmediğini söyleyen yazarlara, otu dahi sevdiğini ve fakat boku sevmediğini uygulamalı olarak gösteren yazardır. hatta boka, bok dahi demeyecektir artık. son 2 gündür nöbetleşe saldırılar düzenleyen sözlük örgütlerini de zamana bırakmaktadır. umarım ki o ağır ve eskimiş kokuları ile beraber akıp giderler zamanda...
edit: sevdiklerine "ot ve bok" şeklinde kinaye yapmak isteyen kıt beyinlilere canı sıkılmıştır, sıkılmaktadır. şimdi bunu yapana çok pis küfür ederdi ama o zaten önceki hesabında yedi yiyeceği kadar küfürü bir başka yazardan ve alenen. o sebepten anlıyor olsa yeme konusunda bu kadar ısrarcı olmazdı. ve poisonx herkese küfür etmez ki küfrünün bir anlamı olsun...
arabistan'ın serendip/seylan adası'nda yaşayan bir köpek türü hakkında tamami ile bilgi içerikli yazdığı entry sebebi ile çaylak olmuş yazardır. böyle adaleti pek bir sevdiğini de belirtmektedir.
bir zamanlar kendisine tam 41000* karakterlik özel tilki tezi hazırladığım ama o sıra masivaya ait bu saçmalıklardan sıkıldığım için bir türlü yayınlamadığım şanslı çocuk. neredeyse 8-9 aydan beri denk geldi sol framede, ilk fırsatta döşerim fayansları.
uludağ sözlüğe moderatör olacak yazardı. silik olması sözlük adına gerçekten büyük kayıp olmuştur. zirveler öksüz kalmıştır artık. acımız çok büyüktür... tam da kanka olucaktık, hiç olmadı böyle...
fikir yurutup "acaba dunku zirvede mi bir sey oldu ki?" diye aklima takilan soruma cevap aramama neden olan, kendiliginden mesaj atip naber diye sorup beni mutlu eden yazar.
şimdi sen gittin ya,
kimbilir vita kutularında kaç boynu bükük çiçek yetiştireceğim yokluğunda...
ayak tırnaklarımı kesmek için yere serdiğim gazetenin baş sayfasında
saçma haberlere dalınca
serçe parmak tırnağı kesiğini halıda
biliyorum ki kaybedeceğim...
tıpkı seni kaybettiğim gibi poisonx
tıpkı seni kaybettiğim gibi...
görünmez posion x görünmez
ayak serçe parmağı tırnağının kesilmişi
hele halı desenliyse
hayatta da görülmez.
billahi de görünmez
sen gittin ya posionx
sen gittin.
şimdi kimseyi gözüm görmez...