eskiden alay ettiğim dil.
ancak son zamanlarda bilimsel bir kuruluşta fazla vakit geçiriyorum ve plazacılardan daha çok ingilizce sözcük içeren bir dille konuşmak zorunda kalıyorum. dil bilimsel gelişmelerin gerisinde kaldı. önerilen sözcükler de ingilizce versiyonun telaffuzu bozulmuş hali. neye ne diyeceğimizi şaşıdık. utanç verici bir haldeyiz.
tabi siz yöneticiler tarafından size emanet edilen şirketlere her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kişinin müdürlük yapmasına şiddetle karşısınız ama şirketin bulunduğu yer Türkiye ve bu ülkede düzgün diksiyonlu türkçe konuşulur.
(bkz: Aksiyon almak) noktasında bile tıkandığım için henüz öğrenemediğim dildir. Grameri Türkçe ancak kelime hazinesi ingilizce olan bir dil. Bu dili konuşanlar senin benim ingilizcemizi sorgular bir de.
şimdi bakın sevgili arkadaşlarım, çok özür dileyerek küfür içerikli bir entry gireceğim. kendimi tanıtmama lütfen müsade ediniz.
şahsen 32 yaşında 10 senedir bilgi işlem (it) sektöründe çalışmakta olan son 2 senedir çok uluslu ( ne demek bilmiyorum ) bir şirkette it yöneticisi (bilgi işlem müdürü) olarak hayatımı idame ettiriyorum.
bu anasını siktiminin plazalarında 7 senedir görev yapmakla beraber görevim icabı son 2 senedir ağır ingilizceye maruz kalıyorum. (eskiden ameleydik toplantılara bizi almazlardı )
çalıştığım firmanın en büyük özelliği (bunu ben yaptım amk ) çalışanlarımızın office programlarını türkçe kullanmalarına olanak sağlamaktır. bütün ürünlerimizin lisanslarına para domalırken bunu bilerek ve isteyerek yaptım çünkü biz türküz siktimin programalarını türkçe de kullanabilir ve o siktimin ingilizce terimlerini hayatımızdan çıkarabilliriz diye düşünmüştüm. (gevurlarla konuşurken yapacak zaten bişey yok)
şimdi benim en büyük problemimi anlatayım size bilenler bilir bu siktiminin plaza ortamlarında gereksiz toplantılar o kadar çoktur ki haftalık çalışma saatinizin yarısı bu işe yaramaz toplantılarla geçer gider. benim sinirlendiğim nokta ise bu amına soktumunun toplantılarında bütün office programlarını ve çoğu paket programımızı türkçe yaptığım halde (evet şirket içi paket programlarının bir kısmını ben ve ekibim yazdı hemde türkçe yarram) ne sik yemeye o amına kodumunun toplantısında save etmek kelimesini kullanırsın ?
be amcık ağızlı be siktiminin özentisi adam gibi çalış vatanına diline sahip çık diye götümüzü yırtıyoruz zorluk çekme diye neredeyse bütün teknolojini türkçe yapıyoruz save etmek ne demek ulan ? inşallah babanız ananızı save eder bir gece gidiyorum ben.
bu türler, plazalarda yaşamakta olup takım elbiseleriyle öğlen yemeğine çıktıklarında kendilerini lord zanneder ve köle olduklarını unuturlar. konuştukları dili anlamak mümkün olmamakla birlikte ağızlarına kürekle vurulması gerekir.
genel müdürlük olararak çalışmamızdan mütevellit gün içinde sürekli duyulan ve tiksindiren sözcükler.az önce duyulan tazesi geliyor;
arkadaşın x şubeye attığı cari hesap mailine şubenin cevap vermemesi üzerine idari amirden gelen x bey x şubesi maile feedback yapmadı mı sorusu.
hay ağzınızı eşşek sike emi.
dosyaları önce check sonra da print etmeniz gereken, işin ancak bu iki adım uygulandığı takdirde okeyleneceği plazalarda konuşulan bir ilginç dil. türkçe desen değil, ingilizce desen hiç değil. sözde bunların education life'ları çok iyi oluyor, daha ana dilini öğrenememişsin be dude.