oysa ki bütün niyet neşeli bir muhabbet sonrası cam açtırmaya yöneliktir.
-iyi geceler nasılsın?
(cevap 3 dakika sonra gelir)
+sağol sen nasılsın?
-iyi ben de ne yapıyorsun yogunsun sanırım?
(cevap 3 dakikayı geçer)
+kusura bakma ders çalışıyordum.
saat 23,30 ders çalışmanın zamanı yoktur avuntusuyla nihat doğan dan kırdın kalbimi şarkısıyla * içilen sigara sayısını hatırlamayıp masa başında sızmakla sonuçlanır...
eğer platonik aşk sınıftan ise muhabbet mutlaka ders ile başlar. eğer kızın sizde gönlü varsa sıkılmasına rağmen ders muhabbetine devam eder. 2-3 günlük bu bayıcı ders muhabbetinden sonra eğer kız "ben sıkıldım artık bu ders konuşmasından" gibi bir mesaj atarsa açılmanın vakti gelmiştir. *** yoksa ders ders nereye kadar.
yazacağı her kelimeyi daha bir zevkle okumak ister istemez her kelimeye anlam yüklemektir hele yazdığın bir şeyi beğendiğini söylerse orda film kopar tüm gün sırıtırsın msn de bile olsa onla konuşuyor olduğunu bilmek huzur verir güzel bir duygudur.
msne girer bakarsın yazsam mı yazmasam mı diye düşünürsün sonra o yazsın dersin 5 dakikada bir açar bakar sonunda dayanamaz yazarsın.
-selaaam
-selam naberrr
(aha naber dedi konusmak istiyo demekki)
-iyidir senden
-iyii.
budur yani.sonra o naberin sadece kibarlık olduğunu anlayıp depresyona girmeler falan tamamen kendine yapılan bir işkencedir.
platonik olunan kişinin çevrimiçi olduğu görüldüğü an vücuttaki adrenal bezlerinin hunharca kana adrenalin pompalamasıyla başlar herşey. ilk yirmi dakika "acaba selam versem mi? vermesem mi?" şeklinde bir kararsızlık havasında geçer. fakat her zaman bir karara varılamaz. bir önceki yazışmaların muhasebesi yapılır hemen. o anda zihni meşgul eden bir diğer şey de daha önceki yazışmalarda hep sizin selam verdiğinizdir. ilk bakışta küçük bir ayrıntı olarak görünsede yazışmanın başlamasının önündeki en büyük handikaptır. siz bunları düşünürken diğer arkadaşlarınız size sürekli birşeyler yazarlar. durumunuzu meşgul yaparsınız onlardan kurtulmak için, belki de sizin çevrimiçi olduğunuzu bile farketmemiş biri için bu sefer de "ya meşgul olduğumu görüp selam vermezse" diye düşünürsünüz. dört beş dakika daha geçer.. daha sağlıklı düşünebilmek için masanın başından kalkıp balkona çıkarsınız. fakat "birşeyler yazar da görmem" endişesiyle uzun sürmez geri dönmeniz. o sırada tam bir cesaret patlaması yaşanır ve siz herşeyi göze alarak selam vermeye kalkışırsınız ki platonik olunan kişi çoktan çevrimdışı olmuştur.
aslında olay basittir. o sizin 30 dakikadır selam verip vermeme konusunda bir iç hesaplaşma yaptığınız biriyken, onun için siz; tarafınızdan verilecek bir selama karşılık üç harften oluşan "slm" cevabından ibaretsiniz. adı üstünde; platoniktir(!)
içinde çelişki olan bir başlık. yazışmak kelimesi işteş çatılı olduğundan kaynaklıdır bu yanlış.çünkü msnde platonik olunan kişi varsa sadece sen yazarsın *.
platonik aşık olunan kişiye.., diye düzelterek :
platonik aşık olunan maalesef ünlü kişinin msn'inin bilinmemesi, muhtemelen msn kullanmadığını düşünmek, onu daha çok sevmek kendi kendine.
cesaretinizi toplayıp herşeyi söylemek istersiniz, korkularınız izin vermez. bir daha görüşememe riski frenlemenize neden olur.
size başkalarından bahsetmemesi için içinizden dualar edersiniz.
heyecandan ölme raddesine getirebilen durumdur.
konuşmaya başlamak çok zor bir durumdur, devamı daha zor. ve msn'i kapattığınızda bütün gece ''şurada şunu söylesem daha mı iyi olurdu'' düşüncesiyle bütün konuşmayı tekrar tekrar gözden geçirirsiniz.
aşk diye buna denir zaten.
mutlaka gün boyu kesintisiz çalışan netinizin kesilmesine neden olan durumdur. evet artık inanıyorum sırf uyuzluk olsun diye aptal modem kapatır kendini.