ağzı burnu batırmadan yemek için tek lokmada yutulması gereken güzelliktir. fakat küp şeklindeki lokmalar tüketiciye kıllık olsun diye mi ağza atılabileceğinden daha büyük boyutlarda orasını gerçekten merak ediyorum. eğer varsa* buradan türkiye pişmaniyeciler odası başkanına sesleniyorum; kardeşim şu lokmaları ağza atılabilecek büyüklükte dilimletin!
gece gece sol frame'de bu kadar tepelere taşınmaması gerekendir. devlet bile beyaz ekmeği yasaklıyorken sözlük moderasyonunca sol framee gelmesi yasaklanmalıdır.
izmitli olmayanların izmitli olanlardan daha fazla yediği tatlıdır. Tatil vakti usül gereği izmitten geliyorsan memlekete eşe akrabaya alınır lakin eve fazladan bir tane alınmaz, izmitli olmayan eş akraba daha fazla pişmaniye yemiş olur böylece.
dünyada benzeri pek görülmeyen, hoş ve ilgi çekici bir tatlıdır. sakal şakası sürekli yapılsa da 7'den 77'ye herkesin ilgisini çekmeyi başaran bir tarzdır, kültürdür. * bursa'da fazlasıyla ünlü olup, vazgeçilmeyecek tatlılar arasında yer alır.
Pişmaniyenin hikayesi: Çok eskiden bir kral varmış. Bu kralın güzel mi güzel de bir kızı. Kızını çok seven kral kızını evlendirmek istemekteymiş ve bunun için bir yarışma düzenler. Damadı olacak kişinin çok zeki ve yaratıcı olmasını istemekteymiş. Adayları birçok yarışmaya sokar ve en son ipten bile ince bir tatlı yapmalarını ister. Bir garip çoban ipten ince tatlı yapıp krala getirir. Kral da sözünü tutup kızını çobana verir. Dünyalar onun olmuştur. Peri kızı gibi güzel kralın kızı artık onun eşidir. Git zaman gel zaman o güzel kızdan iyice soğur ve hayat çekilmez hale gelir. Çünkü dışı ne kadar güzel olsa da içi de bir o kadar çirkindir. Çoban çok pişman olmuştur. Dış güzelliğine kanmaktan kızın. Yaptığı büyük yanlışın yüzünden bulduğu tatlıya pişmaniye der.