Haluk Bener yönetecek diye izlemeyi düşünüyordum bir de baktım ki yok hemen vazgeçtim izlemekten nasıl olsa her kanalda aynı şey var o da onların arasına katıldı.
bu dizileri yapanlar ya hayatında hiç liseli görmemiş ya da hiç dayak yememişler. bakın güzel kardeşlerim o yaşta oyuncu bulamıyorsunuz anladık ama 30 yaşındaki adamları bize liseli diye itelemeye çalışmayın arkadaş. kör müyüz biz?
--spoiler--
diyetteyken yanlışlıkla bir şeyler yemek diyeti bozmuyormuş, önemli olan niyetmiş. allahım bu zaytung'u çok seviyorum, ne ararsam onda buluyorum.
--spoiler--
benzeri çok yapıldı. işte bu farklı yaşamlardan gelenler önce kavga edecek sonra bir şeyler olacak barışacaklar, arkadaş olacaklar. aralarında sevişenler filan çıkacak.
--spoiler--
sevgili izleyiciler, rtük'ün bugün yaptığı açıklamaya göre; türk televizyonlarındaki dizilere bir dizi yeni düzenlemeler getirildi. yeni düzenlemedeki bazı kurallar şu şekilde;
*bundan böyle hababam sınıfı özentisi lise konseptli dizi çekip, dizide otuzluk oyunculara lise öğrencisini oynatmayan yapımcılar hakkında; türk izleyicisinin beklentisini boşa çıkarmak ve geleneksel klişelerimize gerekli hassasiyeti göstermemek suçlarından dolayı soruşturma açılacak.
konuyla ilgili fikir ve proje sıkıntısı çeken yapımcılara; hayat bilgisi, arka sıradakiler ve son olarak müthiş yangın efektleri ve harika ilk bölüm senaryosuyla gösterime giren pis yedili örnek gösterildi.
--spoiler--
yaşları 12-15 arasında değişen öğrencilerimin aralarında konuştukları,karakterlerini taklit ettikleri dizi. hedef kitlesi tutmuştur, devam edecektir. recep ivedikten sonra sınıflarda koridorda aptal saptal hareketler yapan öğrenci kitlesini tekrar yaratan gani müjde ve showw tvye de selam ederim.
bugün denk geldim bu diziye. ismi pis yedili imis. sanirsam lisede geciyor ama lise caginda genc görmedim. hepsinin masallahi var, ayi gibiler. rastladigim sahnede oglanin biri kiza 'are you understand' dedi agzini yayarak, ben o anda öghh diyerek kanali zapladim. lan ingilizce biseyler dedirteceksiniz madem dogru söylettirin.
yıllardır üretkenlikten uzak kopya dizilerin önümüze nasıl ikide bir konduğunu ve bizim de nasıl da yediğimizin ispatı olmuştur. yine gani müjdenin yapımı hayat bilgisinden temelde hiç farkı yok. ama olur arkadaş bunu da izleyen bi kitle olur. her arz kendi talebini yaratır bu diziyi izleyen bir grup da çıkacaktır. sabredip ruhsarın da tekrar çekilmesini bekleyelim biz en iyisi .
senaryosunu yazanların yaşlarından şüphe edilebilecek dizidir. zira senaristlerinin 8-9 yaşlarında olduğu sanılmaktadır.
lan bunlara birinci bölümde müdür ilk kez pis yedili dedi,
ikinci bölümde sınıftaki diğer öğrenciler pis yedili demeye başladı,
üçüncü bölümde kendileri de kendilerine pis yedili demeye başladılar,
ve şimdiki bölümde pis yedili diye tezahürat yapacaklar (fragmandan gördüm).
öyle bir geçer zaman ki'nin özetinin bitmesini beklerken baktığım boş beleş dizidir. hemen hakim oluyorsunuz zaten konusuna. bi noktaya takılmamak elde değil. kilit rolü üstlenmiş üstün yeteneksiz cimbom adlı kızı çok aramışlar mı merak ettim.. hiçbir duyguyu yansıtamıyor. kıskançlığı, siniri, sevinci aynı yüz ifadesiyle yaşar mı bi insan.. bayrampaşalı gayet başarılı ama partneri donuk olduğu için duvara oynuyor gibi oluyor. ekipte o kız dışında göze batan bi tip yok. en önemli rolü bu kıza vermemeleri gerekiyordu. alice adlı kızı oynayabilirmiş o kızcağız. neyse Allahtan öyle bir geçer zaman ki başladı.
hayır televizyon izleyen bir insan değilim. sevdiğim dizileri "dizimag"den izlerim. hele zaten son 5 yıldır çekilen hiç bir türk dizisini izlemedim (benim annem bir melek hariç).
buna bir arkadaş çok ısrar etti, "kanka bak bende oynuyorum, çoğu sahnede bende varım izle, bak fragmanlara da çıktım" diye ısrar etti. izleyelim dedim. ama sınav dönemi, fazla bakamadım. tek gördüğüm lokantalı bir sahne ve ardından gelen sınavlı bir sahneydi. arkadaşı göremedim zaten, kapattım televizyonu. şu an hala yayınlanıyor mu bilmiyorum. arkadaş fragmana çıktım deyince internetten 4. bölüm fragmanını bulup izledim. iki kere izledim, yok amk arkadaşı yine göremedim.
ama fragman sonundaki şu sözler bile beni diziden soğutmaya yetti;
"fakirlikleri en büyük zenginlikleriydi, birde aşkları"