insanları müzikle tanıştıran çağın açıcısı. gerçekten ne kadar iyi olduklarını bilmek zaman zaman sizi hayata bağlayabilir, zaman zaman da bunun tam tesini gerçekleştirebilir. hülasa insanüstü durum.
bir insanın hayatını, umutlarını, isteklerini, zevklerini kökten değiştirebilecek müzik ilahlarının bir araya gelerek, yapılmamışı yaptığı, devrim yarattığı müzik topluluğu.
tek tek grup üyelerini övmek, onlara teşekkür etmek, hayatlarını, yapıtlarını anlatmak isterdim ancak bu yetiye sahip bir insan olduğunu düşünmüyorum. kelimelerle anlatılabilecek bir olgu değil çünkü pink floyd. basit bir olgu değil.
pink floyd'la ilk tanıştığımda toydum ve şimdi dönüp baktığımda o günlerde dinlediğim şeylere müzik demeye dilim varmıyor. dedim ya, hayatımı değiştirdi. dünyaya bakış açım, düşüncelerim, zevklerim, hepsi değişti. ne dine yönelmek, ne bir politikaya gönül vermek, ne de bu tarz bir aktivitede yer almak, bende pink floyd'dun yarattığı etkiyi yaratamazdı. çünkü onlar, bu olgulardan da üstündür bence. delilik ile dahilik arasındaki çizgiyi almış, buruşturup çöpe atmıştır bu topluluk. çünkü hem deliliği hem de dahiliği çok ama çok iyi biliyorlar, bu bir gerçek...
you lock the door,
and throw away the key.
there's someone in my head,
but it's not me.
1964 yılında Syd Barrett (gitar), Roger Waters (bas gitar), Nick Mason (bateri) ve Rick Wright (klavye) tarafından kurulmuştur. Syd Barrett grup kurulduğunda Sigma 6 olan ismini iki blues ustası (bkz: Pink Anderson)ve (bkz: Floyd Council'in)isimlerini birleştirerek " (bkz: The Pink Floyd Sound)" olarak belirlemiştir. ilk zamanlar yerel bir kitleye sahip olsalar da kullandıkları görsel efektler ve sahne performansları ile kısa denilebilecek sürede ulusal kitleye sahip olmuşlardır. (bkz: high hopes)
psychedelic rock tarzının çok iyi bir örneği ve hatta yaratıcısı. kullandıkları ses efektleri ile müziğe kattıkları dışında şarkı sözlerinin derinliği ve sorgulayıcılığı, grubu rock müzikte apayrı bir yere koyar. The Wall albümleri için yaptıkları sinema formatındaki klip ve orada kullandıkları müthiş animasyonlarla ve konserlerindeki muhteşem ışık şovlarıyla müzikte görüntünün ne kadar önemli olduğunu bize göstermişlerdir. pompei konseri kesinlikle izlenmesi ve dinlenmesi gereken grup, müzik ve özelinde rock müzik tarihinde önemli bir mihenk taşıdır kanımca.
gelmiş geçmiş en baba grup. 18 albümünün dünya çapında yaklaşık 150 milyon sattığı tahmin ediliyor. bazen içinden çıkılması imkansız gibi görünen sislerle kaplı karanlık bir düşler ülkesi, bazen pespembe bir kiraz ağacının en yüksek dalında oturan küçük bir kız çocuğunun gözlerindeki erişilmez mutluluk dalgası..
ingilterede kurulmuş bir grup.(grup az..efsane)
Müziği araç olarak kullandı Pink Floyd. Değişimi sevdirdi, kuru düşünceyi sildi. ilk bakışta anlamsız, saçma gözüken, dinledikçe keyif veren besteleriyle müziğin bugünlere gelmesinde bir katalizör görevi üstlendi; cesaret ve hız kazandırdı müzikseverlere. Müzikteki en son devrimlerden birini gerçekleştirmekle kalmadı, klasik değerleri yeni anlayışla bütünleştirerek sanatta ulaşılmaz yerlerden birine kendi ismini yazdırdı.
1979 yılında çıkan The Wall albümü en beğendiğim ve şimdiye kadar dinlediğim en güzel albümdür adamlar 80lerde böyle güzel şeyler yapıyordı bir de şimdiki gruplara bakınca cidden nereye gidiyoruz diye soruyorum bir daha böyle mükemmel gruplar gelmez dünyaya..