güzel insanlar topluluğu. insanın beynine lokal anestezi yapan ve hiç bi'yerde the wall'daki kadar güzel çalınamayan comfortably numb'ı yapan grup. adını 2 blues müzisyeninin isim ve soyisminden almıştır (örnek:bi adamın adı hayrettin laminör diğerinin pinch harmonic, burdan çıkıcak grup adı hayrettin harmonic oluyo gibi yani). bi anlamda çatışmadan doğan bir sanat yapmışlardır, zira roger'la dave paso kapışmışlardır ama "lan şu dave'in şarkıda arızalı nota basiyim de öyle kalakalsın ibiş" yada "roger'ın şarkıya bi kerry king solosu atıyim de rezili rüsvan olsun millete sokağa çıkıcak yüzü kalmasın" tarzı düşüncelerle birbirlerini baltalamaya girişmemişlerdir iyi ki. bazen düşünmeden edemiyorum o şarkı sözlerini nasıl yazabilmişler diye.
grubun echoes isminde çeşitli seçme şarkılarını topladıkları bir albümleri bulunmaktadır. grubun sitesi olan http://www.pinkfloyd.co.uk 'de şarkıları dinleyebilirsiniz .
pink floyd müziği konsept olarak ve müzik tarihindeki yeri olarak özellikle yeni başlayacakları yanıltmaması için söylüyorum asla ve asla bir another brick in the wall ya da wish you were here isimli popüler şarkılarıyla bir çırpıda açıklanamaz. hatta bu şarkılar olanca ünlerine rağmen sound olarak karşılaştırdığımızda diğer eserlerin yanında gerçekten çok sönük kalırlar.
karakterize eden eser var mıdır bu da soru işareti. pink floyd müziğinin tek yönü yok. sanatsal kaygıları (bitirdikleri okulların ağırlığı her şarkıda hissediliyor) bir tarafa fikirsel kaygıları bir tarafa, sound kaygıları bir tarafa, melodide orjinallik bir tarafa savruluyor. hepsi ayrı ayrı meseleler.
bunların hepsinin tavan yaptığı eser ve başyapıt dark side of the moon. the wall, mesela sound ve melodi açısından o kadar yüksek bir albüm değil ama fikirsel ve sanatsal açıdan büyük bir proje. bu iki albümü önem olarak albümlerini aşan 3 şarkı takip eder sırasıyla, benim onlara verdiğim önem sebebiyle bestecilik ve sound olarak aşmış echoes, sanatsal olarak gelecek yüzyıllara kalacak atom heart mother ve yine güçlü sabırla örülmüş bir eser shine on you crazy diamond. (düşününce aslında belki bunlar the wall albümünü de aşan çalışmalar). bütün bu çalışmaları (pink floyd müziği olunca nötron yıldızlarını, galaksileri, süpernovaları diyelim) diğer parlak yıldızlar takip edebilir, mükemmel bir eleştiri have a cigar, david gilmour'un grubu son bir sırtlama çabası son albüm division bell, düşünsel olarak fevkilbeşer bir çalışma olan animals albümü ve burada teker teker sayılması zor birçok başka güzel eser ki öylesine geçtiğim o eserlerden herhangi bir tanesi bugünün rock gruplarında olsa grubun en büyük eseri olur.
pink floyd müziği var olan armonleri sorgular. onların müzikteki duvarlar üstüne sorguları ve saldırıları siyasi mücadelelerinden bile daha üstündür. bestecilik açısından benim için geçen yüzyılın en iyi performansıdır ki bence kendilerini the beatles takip eder. çalışmalarının önemli bölümü 1980 öncesinde kaldığından sound olarak görece cılız gelseler de o cılız sound ile bugün milyon dolarlık projelere imza atan grupları hala geride bırakıyor olmaları - buraya kadarki ciddiyetimi bırakıyor ve dayanamayarak - ulan efsanedeğildir de nedir!
yine de isterdim
bu kadar da tutmamış olsalardı
yüz milyonlarca albüm satmamış olsalardı da hayatlarını kazanmak için o müziği yapmaya devam etmiş olsalardı.
müthiş bir saykodelik rock grubu. bu kadar iyi olmalarının sebebi tarzlarını ve sözlerini taklit etmenin çok zor olmasıdır. şiddetle tavsiye:
(bkz: brain damage)
hani gurbettesindir; hiç bilmediğin, görmediğin yerlerde. iyisindir, hoşsundur, yeni yüz olarak ilgi çekersin, tebessüm ederler. sonra önüne bi taş koyarlar, takılırsın. tam tökezleyeceğin sırada, işte tam o anda çıkar karşına ve sımsıkı tutar kollarından. düşsen de seninle düşer, tekrar kalkana kadar. hemşehrindir, canındır, kardeşindir; öyle bir şeydir, öyle bir yazardır.
dinlerken eriyip yok olmak istedigim,gününüzmeki birçok müzik grubunada ön ayak olan (bkz: dream theatre) aşmış müzik grubu..dinlerken "lan david gilmourda insan,bende insanım,hayret!" dememek işten bile değil...
eline gitar almış olan her loser gencin kurabileceği ve iğrenç sesiyle ortama değişik bir hava katabilecek kadar tipsiz olan her apaçinin şarkı söyleyebileceği sıradan grup. bu kadar abartıldığına göre vardır bir mahareti dedim ve bir kez dinledim. bokum gibi.
tanrının insanlığa en büyük hediyesi olan grup.dinlerken sizi alır götürür,başka bir boyuta geçersiniz.pop müzikte michael jackson ne ise rock müzikte de pink floyd odur.ne geçmişte ne şimdi ne de gelcekte yeri doldurulamadı,doldurulamıyor ,doldurulamayacak.
syd barret'in yokluğunda patlama yakalamış önemli bir ingiliz müzik grubu. şarkılarındaki politik unsur zihin karışıklığı yarattığı gibi sonsuz bir aydınlanmayı beraberinde taşır. grup üyelerinin yaşlandıkça birbirlerine girmeleriyle şarkıların etkileyici kalmış, yaratılan popüler ambiyans yönlendirelememiştir. özellikle ayın arkasındaki karanlık konusunda sevenlerinin sürekli geyikler yapmasının sebebi de budur. şu anda dünyanın herhangi bir yerinde özellikle hepsi olmasa da bir şarkısı mutlaka çalınmakta ve icra edilmektedir.
bütün herşey bombok olduğunda. işten kovulduğunuzda (aslında siz istifa etmişsinizdir), sevgiliniz sizi adam yerine bile koymadığınız birisiyle aldattığında, abiniz arabasını sizden çok sevdiğinde, banka alacak için peşinize düştüğünde... ...öz annenizin bile size aslında hiçte güvenmediğini anladığınız anlarda sinir sisteminizde ilaç etkisi yaratacak olan üç beş dahi adamın ortak adıdır.
reçeteyi veriyorum.. yaz!
pink floyd plağı, ordofon dj-s iğneli, mk 9210 ıı turntable'a yerleştir. borç harç ile paraya kıyıp alacağın, el yapımı ve lambalı kulaklık amplifikatörüne; akg* marka kullaklığı bağla... yatağa sırt üstü uzan.. sigaranı yak... ve uç.. uç... uç..... uuuçç..... evet... gayet kuuuull... kuuuğğuuuu g i b ii... uuuuuuççç....
başlangıç için tavsiye:
Atom Heart Mother: Father's Shout/Breast Milky/Mother Fore/Funky Dung.