aciz sistemin zavallı kölesi olan kızdır. belki buna zorunlu olduğundan belki de geriye kalan hiçbir şeyi düşünmek istemediğinden olmalıdır ki, ailesiyle birkaç kelime konuşmayı, kardeşiyle en güncelinden bir konu açıp tartışmayı veya açık havada kitap okuma seçeneğini bile geri çeviren bir tutum içindedir. buna sebep olan kızları veya erkekleri çalışmaya zorunlu kılmış bu sistem midir? veya pikniğe test kitabının götürülmemesi gerektiğini hatırlatmayan ebeveyn midir? belki de onlar kızın eline zorla tutuşturmuşlardır.. çünkü ertesi gün belkide aile dostlarıyla buluşacaklardır ve kızının onlarınkinden çok daha başarılı olduğunu yüzlerine haykırmak istiyorlardır.. tüm bunlar egoların birleşmesinin sonucu değil midir? nerden bakarsanız bakın, egolar insanı yönettikçe bu örnekler olağanüstü sayılmamaktadır. çünkü dışardan veya içten gelen egosal etkiler isteyerek veya istem dışı insana her şeyi yaptırmaya devam edecektir.
Evi dar gelmiştir haytaya.Çalışmamıştır zamanında,babasına ve çevresine bakın ne kadar azimli,fedakar biriyim mesajını verip sınav sonunda yiyeceği azarları azaltmaya çalışmaktadır.
ya o kız öss de bizi geçer ve daha çok küfür ettirir kendisine ya da öss de bizden daha az puan alır ve "ahahaha mal piknikte bile çalıştı bi halt yapamadı" dedirtir.
bnde o kızlardandım ama maksat vakti boşa harcamamak değil sürekli odada olmaktan kurtulmaktı. böyle girişimlerde bulundum sonuç çok mu başarılı oluyordu peki? tabi ki hayır. ilk iki sorudan sonra "amaaannn sıkıldım ben. var mı benle voleybol oynamak isteyen?" diye basıyordum çığlığı.
dipnot: gözlüğüm falan da yok...
bu durum o kadar içine işlemiştirki artık, maldiv'lere de gitse çözer abi diye şaşırmamak gerekir.çünkü sistemin çocuğudur. kısaca, test ve tost çocukları denir onlara.
Genelde piknikte bile çalışan kızlar öss'yi kazanır. Çalışan bu kızı görenler de genelde ona karşı kin duyarlar. Onla dalga geçerler. Hiç düşünmezler; bana ne oluyor, dünyada o kadar saçmalık varken bu kızın piknikte çalışmasını neden bu kadar eleştiriyorum. Kaldı ki, bu kız kazanamasa bile en azından uğraşmıştır. Aslında eleştirenlerin bilinç altlarında bir rahatsızlık vardır. Kendilerinin de ÖSS için çalışması gerektiğini bilirler, bundan dolayı bu kızı görünce rahatsız olurlar. Kendileri o anda ÖSS'ye hazırlanmasa bile o aşamalardan geçmiştir veya benzer başka bir aşamadan geçmektedir. Kendileri ile yüzleşeceklerine, kıza laf atmayı tercih ederler. Ne de olsa bu çok daha kolay bir yöntemdir.
Bir de olaya ders çalışan kız açısından bakmak gerekir. Arkadaşlarla gidilen bir piknikte ders çalışmak pek doğru sayılmaz, arkadaşlarla gidilen pikniğin doğasına aykırıdır. Fakat ne var ki, insanın ömrünü bitiren, kesinlikle olmaması gereken bir sınav vardır önünde. Bu sınav hayatını ciddi şekilde etkileyecektir. Bu durumda kızın sınavı fazla önemseyip, pikniğe kitaplarını getirmesini mazur görmek gerekir. Bu sınav ne yazık ki, kızımızın aklından çıkmamaktadır. Bu durumda fırlatacağımız okların yönünü kızdan, ÖSS'yi yaratan sisteme çevirmemiz gerekir. Kızın bu olayda mağdur olan taraf olduğunu anlamalıyız.
Bir de arkadaşlarla gidilmeyen, sessiz, doğa ile iç içe bir piknik ortamı düşünelim. Bu durumda şehrin kalabalığında evde çalışmaktansa, elbette piknikte çalışmak çok daha anlamlı ve zevklidir. Piknikte ÖSS testi çözen kız, evde odasına kapanıp ÖSS testi çözen kızdan daha şanslıdır.