bitmek bilmeyen efsane. geçen sezon italya 4. ligi takımlarından derthone basket'te forma giymiş, bir maçta 47 sayı atma başarısı göstermiş, totalde de 30 sayı ortalama tutturmuştur. şu an 41 yaşında ve seneye oynayıp oynamayacağı da belirsiz. ne dense az bu adam için..
yıllar önce kendisi efes pilsende oynarken bir kebapçıda karşılaştığım, yan masada oturup 3 porsiyon iskender yediğine şahit olduğum adam. bana türlü şirinlikler yapmıştı, aile eşrafıda resim çektirmemi istemişti ama çekinmiş ve yanına gidememiştim. böyle bir efsaneyle resim çektirme şansınıda çocukken kaçırmıştım...
1968 makedonya doğumlu petar naumoski basketbola 16 yaşında başlamıştır bunun nedeni ise kendisinin sporda ilk tercihinin futbol olması ve futbola başladığı gibi ders notlarının kötüleşmesi sonucu babasının olaya el atmasıdır.
dersler düzeldikten sonra babası tekrar spor yapmasına izin verir ama derslerinin tekrar kötüleşeceği korkusu ile futbol oynamasına izin vermez iyide yapar böylece milyonların sevgilisi oyun kurucu naumoski doğmuş olur.
naumoski öyle bir yetenektir ki 16 gibi çok geç bir yaşta basketbola başlamasına rağmen kısa sürede basketbol profesörü olur
1991-1992 fk rabotnicki takımında oynadıktan sonra 1992 yılında efes pilsen'e cüzi bir rakam'a transfer oldu, daha transfer olduğu sene efes pilsen'i coşturarak açık ara şampiyon yaptı ve aynı sezon avrupa kulüpler kupası'nda takımını finale kadar taşımış ama final oynayan ilk türk takımı olmalarına rağmen tecrübesizlik sonucu 48-50'lik bir skorla kaybetmişlerdir.
1993-1994 sezonunda yine takımını şampiyon yaptıktan sonra benetton treviso takımına transfer olur 1995'te benetton'u avrupa kulüpler kupası şampiyonu yaptıktan sonra 1995-1996 sezonunda yarım kalan işini tamamlamak için efes pilsen takımına geri döndü.
2. geri dönüşünde basketbolu iyice gelişmiş, soğukkanlı ve bitirici hareketleri olan bir basketbolcu olmuştu.
o sene conrad mcrae'nin de * azımsanamayacak desteğiyle koraç kupasını almışlardır.
basketbolunun en verimli döneminde çeyrek finalde benetton treviso maçlarında taşıyıp, final four'a götürecekken michael ansley denen hayvan evladının elmacık kemiğine dirsek atmasıyla, kemiğin kırılmasına sebep olmuştu. 3. maçta maskeyle katılıp yine de oynayamamıştı elenmiştik.
tam iyileşmesi 1 sene sürmüştü naumoski'nin;
efes pilsen'i 2 sene daha şampiyon yaptıktan sonra 1999 yılında italya'ya transfer oldu. 2001 yılında ergin ataman'ın çalıştırdığı montepaschi siena takımını ile saporta kupasına uzandı,
2004 yılında ülkerspor'a transfer oldu yarım sezon oynadı ve aktif basketbol kariyerini sonlandırdı.
petar naumoski, ülkesi makedonya'da bir dönem üsküp milletvekilliği yapmıştır
halen italya'da amatör ligde zevki için basket oynamaktadır.
türk basketbolu şu anda bir yerlerdeyse bunda petar naumoski'nin büyük payı vardır.
hiç kaçırmadığı turnikelerle, hep aynı yerden aynı stille attığı üçlükleri vardı sade bir oyuncuydu belkide türk halkı bu yüzden çok sevdi, sanki onun oynadığı basketbolu sizde çıkıp orada oynayabilirdiniz,
murat murathanoğlunun her efes maçında 100 kere söyleyip kafamıza kazıdığı sözler vardı birde,
hücum süresinin şimdiki gibi 24 değil de 30 saniye olduğu dönemlerde * topu yarı sahaya getirir ve savunmacısının gözlerinin içine bakarak forması ile şakaklarındaki teri silerdi; rakibi "n'apıyo bu herif" deyip afallarken yanından bir anda sıyrılır ve köşede bruce bowen misali bekleyen volkan ya da ufuk'a asisti yapıverirdi. gençlik kahramanlarımızdandır, candır.
sürekli terini formasına silmesine kurban olduğumun keman kaşlı üçlükçüsü. efes pilsen koraç kupası'nı kazanırken tribünler de hakan peker'in ateşini yolla bana şarkısıyla coşarken bu adamdır hafızalarda en büyük yeri tutan. daha sonra su reklamlarında da oynamıştı da ankara'da belediye otobüslerinin üzerinde hep elinde pet şişeyle poz veren naumoski vardı. büyük adamdı vesselam, balkanlardan türk sporuna dahil olan pek çok efsaneden biriydi...
1968 doğumlu efes pilsenın efsane oyun kurucusu. turk olduktan sonra polat namık adını aldı, tamer oygucun perdelenmesınden yararlanarak attığı üçlükler, yaptığı asistler ve dandık bir su reklamında oynamasıyla akıllara kazınmış oyuncu
bir maçını hiç unutmam. elmacık kemiğini kırmıstı ve bu yuzden uzun süre forma giyememıstı. ilk çıktığı maçta, hava atışından topu almıs ve üçlük kullanmıştı. çuff diye ses çıkmıstı. 7 numaranın meshur olmasını sağlayan iki oyuncudan birisi. diğeri (bkz: orhun ene)
türk futbolu için hagi neyse, türk basketbolu için de naumoski aynı anlama gelir.
bu adamın tek başına rakibi dağıtma özelliği vardı. 3' lükleri seriye bağladı mı durdurmanın imkanı yoktu. asistleri çok iyiydi.
bir fenerbahçeli olarak itiraf etmek gerekir ki; zamanında kendisinden çok çektik.
Türkiye'ye gelmiş en iyi yabancı sporcudur (evet hagi de dahil bu listeye) . Avrupa'dan çıkmış bölgesinin en iyi iki, üç adamından biridir. Hatta en iyisidir. Çok absürt bir isim olmasa oğluma adını verebilecek kadar sevdiğim adamdır kişisel olarak da. Millet 7 numarayı kronolojik sıraya göre cantona, Beckham, ve Ronaldo ile içselleştirirken bizim neslimizin basketbolseverleri için Naumoski'yle içselleşmiştir. Koçluk kariyerinde kesinlikle ve kesinlikle Efes Pilsen'e tekrar beklediğimizdir.
Bununla beraber Petar Türkiye'ye büyük bir basketbolcu olarak gelmemiş, Türkiye'de büyük bir basketbolcu olmuştur. Bu açıdan ondaki ışığı görüp de onu olgunlaştıran kulüp Efes pilsendir. Nitekim aynı kulup Naumoski'nin bir nesil sonraki jenerasyonunda Türk basketbolu için efsane dev adam kadrosunu yaratmış kuluptür.
efes pilsen kariyerini bir finâl serisinde kelepçe alper yılmaz'ın bitirdiği oyun kurucu. kendisi makedon olup türk ve italyan pasaportları da vardır. ülkesinde bir dönem spor bakanı olarak da görev almıştır.
basketbolla ilgili hiç unutmadığım anılarımdan birinin başrolü de kendisine aittir.
hangi maç, kime karşı falan hatırlamıyorum. naumoski hücum süresinin bitmesine birkaç saniye kala köşede 2-3 kişi arasında sıkışmış, potaya arkası dönük topu korumaya çalışıyordur. bir saniye kala döner, yükselir, topu fırlatır..!*
büyük oyuncudur ama 2012' de yazılan entrydekı gıbı avrupa' dan kendı pozısyonunda çıkmıs en ıyı adam falan degıldır . (bkz: sarunas marciulionis), (bkz: sarunas jasikevicius), (bkz: alexander djordjevic), (bkz: nikos gallis) gıbıler kendısınden daha ıyıdır . hele ıkı sarunas ve gallis fark atar naumoski' ye . efes' de oynadığı 6 sezonda takımı bır kez bıle fınal four' a tasıyamamıstır . o gıttıkten sonra efes ıkı sezon üst üste final four oynamıstır . o oynarken efes naumoski + 9 savunma yapan oyuncuydu . hücumda arkadaslarına hiç sans vermezdi.
2010 - 2011 sezonunda oyun kurucu pozisyonuna geçip pana' yı tek basına sırtlayıp avrupa sampiyonu yapan dimitris diamantidis' de kendısınden daha iyidir.
efes'in göğsümüzü kabartan başarılarında baş rol oynayan, hiç serbest atış kaçırdığına şahit olmadığım, 4 faul aldığında 5. faulu almama konusunda uzman olan, müthiş tekniğe sahip olağanüstü eski basketbol oyuncusu.