günlerdir replay konumuna almış olduğum leziz (bkz: yüksek sadakat) parçasıdır.Yakın zamanda olduğum ve hala içinde bulunduğum ruh halimi tamamiyle çok iyi betimleyen bir parçadır..
"kaderin cilvesinden
şarabın öfkesinden
anladım ki kaçış yok
bu aşkın pençesinden"
geçen pazar katıldığım bir düğün davetinde,gelin ile damat ın stüdyoya girip seslendirdikleri,sonra da ilk danslarını yaptıkları şarkı.gerçekten olağanüstü idi.
mirkelam'ın 1998 albümünden. sözleri daha önce yazılmadığı için buraya mirkelam'ın pervanesini yapıştırıyorum. *
bir gördüm kelebek eski kaldı
bir döndün dağları bahar aldı
tek bir ışık görülmezken ümitten
bir gülüşün, bakışın gözümü aldı
kalbim bir sıcaklık ister bedenime
gönlüm dolunay olmuş, girmiş çekimine
pervane olmuşum ben, pervane aşkına
pervane dönmüşüm bak, dönmüşüm şaşkına
ister de aptal aşık, ister sıkıldım artık
pervane olmuşum sana ah
pervane olmuşum sana
aşk ateşiyle gözleri kör olan pervane, az sonra yanacağını bilerek ve isteyerek, dalar canı gönülden kavuran ateşin girdabına..
ne ateş söner, ne de pervane biter!
aşkı anlatan sıradan şarkıların dışında çok derin, yani insanda ağlayarak sevgilinin kollarında dinlenilmesi gerekmiş gibi bi hava yaratan şarkıdır. **