yüksek sadakatın insanı biraz acıtan ama yanağında da hafif bir gülümseme bırakan güzel şarkısı.şarkının başında solist cemil demirbakan'ın şarkının başındaki 'amannn,gönül maskara etrafında pervaneyim pervane sanaaaa' şeklindeki narası pek bir alaturkadır fakat bi o kadar da güzeldir.sözleri;
yürüyorum sokaklarda
sen evinde uyurken
saatten haberim yok
belki geç,belki erken
kaderin cilvesinden
şarabın öfkesinden
anladım ki kaçış yok
bu aşkın pençesinden
işten eve dönerken
susayıp su içerken
her daim aklımdasın
hayat akıp giderken
sen parla ben döneyim
aşkının etrafında
bir yanıp bir söneyim
alacakaranlıkta
ışığa uçan kelebek olarak tanımlayabileceğimiz pervane, divan edebiyatında, aşık, sevdiğinin aşkının ateşiyle yanmaya ve ölmeye hazır gözükara karasevdalıyı temsil eder. (mum - pervane)
aynı zamanda yansımalar grubunun, albüm ismini taşıyan bir eserlerinin adıdır. albüm içindeki eserler şu şekilde;
-beyhude
-pervane
-veda
-ateşdide
-uzakta
-onsekiz
-divan
-mehmene
-ateşbaz
-senden kalan
-asude
-gündöndü
en büyük aşklardandır, pervane ve ışın aşkı. zuhal olcay daha da büyütmüştür bu aşkı.
parvaneyle ışın hikayesini çemberimde gül oya' da nejat ölünce canan anlatır o ölü bedene. ***
niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdırlar. Kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini: önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki? *
yıllarca pervane olabilme isteğiyle hüzünlendiğim bu şarkı,
kemanı es geçip piyanoyu farkettiğimden beri,
yıllar sonra bu piyanoyu farkettiğim anın anısına,
pervane olabilmenin anısına,
yıllar öncesine ait, tersten bir hüzün yaşadığımı hissettirir.
ışık çevresinde dönen kelebek. pervane muma yapışarak yanar. aşık bu özelliği dolayısıyla kendisini perbaneye, sevgiliyi mum ışığına benzetir. onun uğrunda can vermeye hazır olduğunu söyler.
ne de güzel bir teşbihtir...
Kerime Nadir'in bir kitabı. Kitabın kahramanları; Pervane lakaplı deli dolu neşeli bir genç kadın. Diğer kahraman ise izzet ve Pervane'ye aşık. Bir gece birlikte olurlar ve Pervane izzet'ten bir kız çocuğu dünyaya getirir. Buna rağmen Pervane bir türlü izzet'e aşık olduğunu kendine kabul ettiremez...
divan edebiyatının ilk dönemlerinde aşık bülbüldür, maşuk ise bülbülün dalına konup, ömrü boyunca şakımak istediği güldür.
daha sonraki dönemlerde bu benzetme küçümsenmeye başlanır şairlerce. onlara göre bülbül, sevgilisinin yanında keyif çatan, gerçek aşkı bilmeyen, meşk edendir.
ama pervane öyle midir?
o aşkı için kendini ateşe atar. canını canan için feda eder.