sevilmeyen ama daha enerjik başladığın gündür.
makyaj yapılmaz, son 10 dakika uyanılır ama bunlara rağmen kısa sürede toparlar yoluna devam edersin. Gerçi cumaya ne kaldı değil m?
Beş iş gününden sonra dinlenilen iki tatil gününün bitmesi demek. Yani insanların çoğunun sevmediği bir gün. Sevip veya sevmesekte hayat boyu bir çok kez karşımıza çıkacak bir gün. O yüzden şimdiden sevmeye başlasak iyi olur bence.
Bir çok insan için kötü bir gün olsada benim için güzel bir gün.
Yeniden başlamayı, yılmamayı, pes etmemeyi hatırlatır bana.
Her pazartesi ayrı bir şükür sebebidir.
--spoiler--
.
.
.her pazartesi o büyük saat çaldığında
yeniden başlıyoruz aksak bir makama
minibüsler tıklım tıklım
halk otobüsleri ağır kokuyor
metroda sevgili arıyoruz bütün bir şehir
bütün bir şehir korkuyoruz depremin gölgesinden
yine de akşamları ekmek götürüyoruz evlerimize
gökyüzü üstümüze düşüyor her durakta
her binen yolcuyu sen sanıyoruz
son durağa gelince anlıyoruz
sen bu otobüse hiç binmedin aslında
sen durakların yolcusuydun çünkü
başlamamış aşkların
ki paslı bir çivi gibi batıyor
kanatıyor benliğimizi hatırlattıkların
ve dünyanın en güzel arabistanına gidiyoruz seni bulmak için
ve dünyanın en güzel çölü oluyoruz unutuldukça
birisine saati sormanın yalnızlıkla ne ilgisi olduğunu düşünüyoruz
neden bazı adreslerden mektupların hep geri döndüğünü
uykusuz kaldıkça anlıyoruz: düşler ırmakları aklın ekinlerinin
düşler dökülen yaprakları kalbin, biten aşklar gibi
tütünler hâlâ ıslak ve hâlâ şehirler kaldırılıyor dağlara
ve o büyük günaydın: hep bekleyenlerin günaydınıyla
esirgenmiş bütün zamanlar
içilmemiş bütün içkiler kadar günaydın
.
.
.
--spoiler--
pazar denen günün artığıdır. pazar'dan arta kalanlardır. çürük meyveler gibi...
en nefret ettiğim gündür ayrıca. bana göre de en ideal tanımı budur; "nefret edilen gün".
pazartesi sendromu falan gibi laflar gevelemeyeceğim. zira; her bir gün, türlü türlü sendrom benim için.
niye sevmiyorum seni pazartesi?
bir kere, kötüsün. küçük bir çocuğun elinden oyuncağını alan tipler gibisin.
bir de yapmacıksın. ne olması gerektiğine karar verememiş hatunlar gibisin. bir gün spor giyinen bir gün klasik giyen biri gibi... eşofman giyip şapka taktığı halde, saçını fönleyip makyaj yapmış gibisin. rimellerin akıyor pazartesi. silme ki; herkes görsün aslında ne kadar çirkin olduğunu.
he bir de ne var biliyor musun?..
en kötü dizilerin olduğu günsün sen. benim sevdiğim hiçbir dizi pazartesi günü olmadı sanırım.
olduysa bile yayından kaldırdılar senin yüzünden. çünkü; o saatte uyuyor oldu herkes...
haftasonu biyolojik saatini kurcalayıp bozmuş olan insanlar hep uykusuz başladı güne seninle. eve gelir gelmez de uyudular.
primetime'larda uykulu ve mahmurdu herkes.
bir de en sevmediğim dersler hep seninle aynı güne denk geldi. neden?
en önemli derslerin gününü en baştan koyan, ders programı hazırlayıcı zihni sinir tipler mi böyle istedi?
bir şey nasıl başlarsa öyle devam eder derler ya; devam edişinden ötürü sevmedim belki de seni.
senle başladı, ve hep kötü gitti.
kötüsün pazartesi.
annelerimizin, oynamamızı istemediği kaka çocuklar gibisin.
hep suratımıza kum atan o çocuk; sensin.