herhangi bir gündeki rutin şeyler yapılır, saatler geçer akşam olur. yemek yenir ve maraton başlar.
bir yanda leyla ile mecnun, diğer yanda ezel. leyla ile mecnun'a dalınır ve ezel unutulur. hassiktir denilir ve leyla ile mecnun izlemeye devam edilir. akıl ezel'dedir tabii. leyla ile mecnun biter bitmez yıldız tv açılır ve ezel baştan sona izlenir. saat gece 2'yi geçtikten sonra maraton anca biter ve siz de hepi topu 2 dizi izlemenize rağmen bu 2 dizinin aynı güne konulmasına küfredersiniz. daha sonra ezel'in finalinin geldiğini düşünür, rahatlarsınız.
ve evet.. böyle de antin kuntin işlerin adamısınız.
yine gelip çatan gündür, böyle inatla güzelim tatili silip süpürür ve "he hee kıçını çok serdin, kalk lan yerinden" edalarıyla kapıyı çalan kabusla karışık haftanın ve mesainin ilk günü.
pazar günlerini de etkisi altına alan lanet gün. onun yüzünden pazar sabahından başlıyor insan yas tutmaya. ama üzülüyorum da. haftanın ilk günü olmasına rağmen, yeni başlangıçlara inanmamıza rağmen sevmiyoruz onu.
haftanın en boktan, gelmek için bütün hafta koşturan, işyerinde iki ayağı bir pabuça sokmakta uzman, bir türlü akşam olmak bilmeyen mendebur gün. bak daha yazarken sinirlendim ki bunun bir de yaşaması var.
haftanın ve okulun ortak başlangıç günüdür. Tatilin bitişini simgeler. Çalışanların ve öğrenciler ortak dert, tasa ve sıkıntı günü olmaktadır... Pazartesiyi seven tek topluluk dershane kadrosudur. Çünkü bütün dershanelerin ortak tatil günü PAZARTESi dir...