pavlovun köpekleri bağlamında sözlük yazarları

entry3 galeri0
    1.
  1. klasik ve edimsel koşullanma bağlamında sözlük yazarlarına genel bir bakış atmaktır.
    efendim "bilimin ışıgında serimizin" bugunkü konusunu sözlük yazarlarının klasik ve edimsel koşullanma yoluya girdiği entrylere ayırmış bulunuyoruz. hazırsanız baslıyorum.

    ivan pavlov: deneysel psikofizyolojinin babalarından, nobel tıp ödüllü, rus bilim adamıdır. kopeklerle yaptıgı deneyleri bilmeyen kalmamıstır.
    pavlovun kopekleri deneyi: pavlov mide üzerine çalışmalar yaparken daha eti vermeden kopeklerin salya ürettiğini gordu ve çalışmasını bu noktaya kaydırdı. kısaca deney soyledir. pavlov zili calar kopege et verir. bunu bir kac kez tekrarladıktan sonra gorur ki zili caldıktan sonra et vermesede kopekler salya üretiyorlar.

    klasik (tepkisel) koşullanma:
    etki tepki prensibi gibi calısır. bir uyarına karsı verilen refleks seklindeki istemsiz yanıttır. cevreye etkisi yoktur. ne yaparsa kendine yapar salyası akar, gözleri dolar falan. akp'nin yaptıgı herseye default olarak bombok olmus diyen insanlar gibidir.
    edimsel koşullanma:
    pek bilinmez ama skinner'ın faresi vardır birde. bu fare sayesinde edimsel koşullanmayı anlamıs bulunuyoruz.
    peyniri almak için bir duzenegi calıstırması gerektigini fark eden faredir. fare aclıktan kosustururken sans eseri bastıgı koldan sonra peynirin düsmesi üzerine her acıktıgında kola basıp peynir alır. daha sonra bir ısık duzenegi yerlestirilir. ısık acıkken kola basıldıgında peynir dusmektedir. ısık kapalıyken ise peynir dusmemektedir. bi sure sonra ısık kapalıyken farenın bi kenarda bekledigi sadece ısık acıkken kolu kullandıgı gorulur. örnegin akp'nin soyledigi "istikrar icin yola devam" sloganı edimsel kosullanmayı kullanmaya calısmaktadır. daha onceki birkac denemede koalisyon hukumetlerinden agzı yanan vatandasa yasadıkları hatırlatılır, bu konuda kotu deneyimleri olan vatandas; su anda cevresinde olup biten sansur yasak heykel yıkımı vb. seyleri umursamaz ve gider muhru basar.

    sözlük yazarlarıyla bu konunun ne alakası vardır.
    entrylere baktıgımızda ayan beyan ortada olan bazı gercekleri yüzünüze vurmak istemezdim ama mecburum. zira entryler ekseriyetle serebral korteksden bagımsız, bir motor aktivite olarak girilmektedir. sozluk yazarı icin yolda yurumekle entry girmek arasında fark yoktur. nerdeyse butun hayatını goruslerini serebellum uzerinden kontrol etmektedir.
    her duruma uygun ezberlenmiş cümleleri olan yazarlardır bunlar. ataturk'ü sorsan hemen "o olmasaydı sarısın mavi gozlu turkce konusamayan cocuk olurdun yada doğmamıs olurdun" falan derler. bir başkası hemen yetişir ezberledigi cümleyle koşullanmış bir halde "müslümanlara zulmetmiş bir diktatordü" derler. yada ne biliyim eger daha once vermedigi bir cevap verecekse serebellum hemen kendisine ilk akla gelen üç dört secenegi sıralayı verir. en populer olanı hemen kullanır ve dert tasa kalmaz. cunku bunyesi artık geriye kalan tek sorunla cebellesmektedir, fotosentez yapmak, evet bunuda yaparsa artık yasamak için calısmasına nefes almasına bile gerek kalmayacaktır.

    simdi biraz daha somutlastıralım. bir baslık goruyorsunuz ve gorurgormez ıyy igrenc yada sukela veriyorsanız tepkisel kosullanma içindesinizdir. biri hosunuza gitmeyen bir cümle kurdugunda, bu konuda düşünmeden verdiğiniz tepki klasik kosullanma sonucudur. nefretle doluyorsanız, kendi kendinize bunlar orospu cocugu diyorsanız... yada tam tersi pavlovun kopegi kontejyanından leningrad universitesine girebilirsiniz.

    eger bununla yetinmiyorsanız. hemen ardından tam tersi anlamda baska bir baslık acıyorsanız. ve sizin turunuzden olan diger kopeklerden sukela alarak dogru yolda oldugunuz yolunda sartlı uyaranınızı almıssanız. bu edimsel kosullanmayala 10 tane daha acacak gucu kendinizde hissedersiniz ve bunun için azot fosfat falanda lazım değil cok kafanızı kullanmanıza gerekyok devam edin. edimsel kosullu sukelalarınızı alın.

    baslık entry ornekleri ve meali su sekildedir.
    +baslık: sozluk yazarlarının en sevdigi ülkeler (bunu acan bunye muhtemelen su anda fotosentez yapıyor)
    -entry: türkiye (senin beyin ölümü gerceklesmiştir. hatta su anda iceriye gidiyor olabilir. Beyyyy..?)
    -entry: ispanya, yunanistan vs vs. (boyle bi konuya neden entry giriyim ki sorusunu sormadan yada bu baslıga gulmeden.. var olan bir ülke ismini entry girebilen kişinin beyninde kıvrım bulmak nobel tıp odulu almanıza vesile olabilir. lan neticede dunya uzerindeki ulkeler belli popoa yeni gine yazsan nolacak cıgır mı acacan bu alanda?)
    -entry: siktiralya, hastırulanya, skimiye gibi ulkeler tepki olarak yazılabilir, neticede bunlar korteks urunleridir.

    +başlık: ataturk istese recep tayyip erdogan dogmazdı
    (keske bir bitki olsaydın en azından glikoz ve oksijen uretebilirdin diyip gecmek gereken, kafasındaki buyuk boslugu kendine bile itiraf edemeyip aslında ben trolluk yapıyorum diye kendini avutan yazabilen canlıdır)
    -entry: (bknz:baslık sıctım nasıl olmus)
    (bir onceki entry orneginden farklı olarak bu baslıgı elestirmek icin bile entry girilmez, cok iyi bir edimsel kosullanma ornegidir)
    -entry: hezeyan içindeki kemalist züppe sacmalaması
    (bu yazar ısıgın yandıgını goren fare gibidir hemen peynirini almaya kosar. yazıya kızmıs falan da degildir. kolayca entry girebilecegi bir fırsat bulmustur cok mutludur. bişey demiş gibi gorunur ama aslında yaptıgı argumentum ad hominemdir. absurt bir mantık hatasıdır. en onemlisi aslında 1 sn bile dusunulmeden kurulmus bir cümledir.)

    kendime not: sonra devam ederim nasılsa sadece kendim okuyacam
    3 ...
  2. 2.
  3. bir örneğini şebnem ferah ın şeriat korkusu başlıklı entryde gördüğümüz durumdur. yazar kendini gayet net ifade etmiş gibi gorunmektedir. ancak bir sorun var. yazarın profiline bakıldıgında son iyi oylanan entryler bolumunde sadece bu entry gorulmektedir. sorun bu değil yazarın kotu oylanan entryler bolumundede sadece bu entrysi bulunmaktadır. bu kadar kısa surede bu nasıl gerceklesti. dunyadaki insanları akp karsıtları ve chp karsıtları olarak sınıflandıran tepkisel kosullanmıs zihinler sayesinde diye kısaca ozetleyebiliriz. bu yazar ben akpliyim bu ne rezillik kardeşim para veriyorum siyaset dinliyorum dese ne değişecektir. anlatılan seyin siyasetle değil parası karsılıgında istemedigi seyler satılan birinin isyanı oldugunu gorememek, bu siyasetfuruşluk budalalarının goremeyecegi kadar uzak bir durumdur.

    yazarın mala özel not uygulamasını kullanması bir nebze olsun işine yarayabilirdi.
    mala özel not su sekilde olabilirdi: bu entrynin akp yada chp karsıtı olmakla, sebnem ferah ı sevmemekle ilgisi yoktur. amacı para verip konserine gelmiş kişilere vaad ettikleri dışında seyler satılmasına tepkidir.

    not: tepkisel kosullanmanın siyasi boyutu aslında başlı basına farklı bi konudur. bu insanlar "siyasetle ilgilenen insanlar" değildir. siyasi durusu olan insanlar hiç değildir. gunumuz medyasının geliştirdigi siyasetle değil enjekte edilen "siyasi haber ile ilgilenen insanlar" dır. yani politize olmakla aslında yakından uzaktan ilgisi yoktur. siyasetle ilgilenebilecek kadar bir durus sahibi, bir tepki sahibi olmayan, korkak insanlardır hepsi. politize olmaktan cok belki terorize olmakla daha yakından ilgilidirler.
    eskide kaldı siyasetle ilgilenen türk insanı, cıkıp derdini haykıranlar, idam edilenler, işkence gorenler.. eskidendi.
    4 ...
  4. 3.
  5. herkesin hayatında her gün yaptıgı bi çok seyi sozlukte de yapmasıdır. asırı abartılmasına gerek yoktur. pavlovun köpekleri ile aynı duruma düşmemek için farkına varılan durumlarda içsel koşullanmayı kullanmak faydalı olabilir.
    örneğin
    +baslık: sözlük yazarlarının en sevdiği ülkeler
    tarzında bir baslık gordunuz. kendinizi yazmanktan alamıyorsunuz, rusya yazmazsanız oleceksiniz. bunu yenmek için yapmanız gereken sey içsel kosullanmayı saglamak. bunun için kendinize surekli olarak yapabilirsin. yazmasan bi yerin eksilmez. hayır bu kadar mal olamazsın tabiki yazmayacaksın gibi kendinizi motive edici seyleri icinizden sık sık tekrarlamak olacaktır. bi sure sonra yazma isteginiz gececek ve "aa iyiki yazmamısım ya mal gibi yazcaktım nerdeyse" diyip kendinizle gurur duyacaksınız.
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük